-
1 انفعال
çalkantı; duyum; feveran; infial; tedirginlik; tutku -
2 سخط
bıkkınlık; dargınlık; gazap; gazaplanmak; hırs; hışım; hiddet; hiddetlenmek; hırslanmak; infial; kızmak; kızgınlaşmak; kızgınlık; küskünlük; sabırsızlık; sinirlenmek -
3 غضب
babalanmak; bıkkınlık; celâllenmek; dargınlık; feveran; gazap; gazaplanmak; hırçınlaşmak; hırs; hışım; hiddet; hiddetlenmek; hırslanmak; infial; kızmak; kızgınlaşmak; kızgınlık; küs; küskünlük; öfke; öfkelenmek; öfkeli; sabırsızlık; sinirlenmek -
4 انفعال
اِنْفِعال1. duyumAnlamı: duyular aracılığıyla edinilen izlenmiş, ihsas2. feveranAnlamı: birdenbire öfkelenme3. çalkantı4. tedirginlikAnlamı: tedirgin olma durumu5. infialAnlamı: birine kızma, öfkelenme6. tutkuAnlamı: güçlü coşku -
5 سخط
Iسَخَط1. kızgınlıkAnlamı: öfkeli olma durumu2. hiddetAnlamı: öfke, kızgınlık3. gazapAnlamı: öfke, kızgınlık, hiddet4. dargınlıkAnlamı: dargın olma durumuIIسَخِطَ1. kızgınlaşmakAnlamı: kızgın duruma gelmek2. hiddetlenmekAnlamı: öfkelenmek, kızmak3. hırslanmakAnlamı: çok kızmak, öfkelenmek4. gazaplanmakAnlamı: öfkelenmek, kızmak5. sinirlenmekAnlamı: öfkelenmek6. kızmakAnlamı: öfkelenmek, sinirlenmekسُخْط1. kızgınlıkAnlamı: öfkeli olma durumu2. sabırsızlıkAnlamı: sabır göstermeme3. bıkkınlıkAnlamı: çok bıkmış olma durumu4. gazapAnlamı: öfke, kızgınlık, hiddet5. hışımAnlamı: kızgınlık, öfke6. hiddetAnlamı: öfke, kızgınlık7. küskünlükAnlamı: küskün olma durumu8. infialAnlamı: birine kızma, öfkelenme9. hırsAnlamı: öfke, kızgınlık10. dargınlıkAnlamı: dargın olma durumu -
6 غضب
Iغَضَب1. kızgınlıkAnlamı: öfkeli olma durumu2. celâllenmekAnlamı: kızmak, öfkelenmek3. sabırsızlıkAnlamı: sabır göstermeme4. kızgınlaşmakAnlamı: kızgın duruma gelmek5. bıkkınlıkAnlamı: çok bıkmış olma durumu6. feveranAnlamı: birdenbire öfkelenme7. gazapAnlamı: öfke, kızgınlık, hiddet8. hışımAnlamı: kızgınlık, öfke9. hiddetAnlamı: öfke, kızgınlık10. küskünlükAnlamı: küskün olma durumu11. babalanmakAnlamı: babaları tutmak, öfkelenmek12. infialAnlamı: birine kızma, öfkelenme13. öfkeAnlamı: kızgınlık, hiddet14. hırsAnlamı: öfke, kızgınlık15. dargınlıkAnlamı: dargın olma durumuIIغَضِب1. küsAnlamı: küsmüş, dargın2. öfkeliAnlamı: kızgınغَضِبَ1. hırçınlaşmakAnlamı: hırçınlık etmek, hırçın davranmak2. kızgınlaşmakAnlamı: kızgın duruma gelmek3. gazaplanmakAnlamı: öfkelenmek, kızmak4. hırslanmakAnlamı: çok kızmak, öfkelenmek5. hiddetlenmekAnlamı: öfkelenmek, kızmak6. sinirlenmekAnlamı: öfkelenmek7. öfkelenmekAnlamı: kızmak8. kızmakAnlamı: öfkelenmek, sinirlenmek
См. также в других словарях:
infial — is., li, esk., Ar. infiˁāl 1) Birine içerleme, gücenme, kızgınlık duyma 2) Herhangi bir şeyden etkilenme 3) fel. Edilgi Atasözü, Deyim ve Birleşik Fiiller infial uyandırmak infiale kapılmak … Çağatay Osmanlı Sözlük
infiâl — (A.) [ لﺎﻌﻔﻥا ] kırılma, gücenme … Osmanli Türkçesİ sözlüğü
infial — ə. 1) xəcalət çəkmə, utanma; 2) acığı tutma, hirslənmə; 3) həyəcana gəlmə, coşma; 4) reaksiya … Klassik Azərbaycan ədəbiyyatında islənən ərəb və fars sözləri lüğəti
İNFİAL — Gücenme. Darılma. * Can sıkılma. Teessür. * Hareketlenme. Harici bir sebeb ve te sirle hâsıl olan hâl, te sir ve hareket. * Harici te sire kabil olmak. * Ruhun kabul ettiği tahavvülât. (Bir eser, müessirine nisbetle fiildir. Zuhur ettiği yere… … Yeni Lügat Türkçe Sözlük
infial uyandırmak — kızgınlığa yol açmak, öfke yaratmak … Çağatay Osmanlı Sözlük
SÜR'AT-İ İNFİÂL — Çok çabuk gücenen, çabuk darılan … Yeni Lügat Türkçe Sözlük
MÜNFAİL(E) — İnfiâl eden. Te sir ile harekete geçen. * Muztarib, kederli ve muğber olan. Bir şeyden canı sıkılan. Alınmış, gücenmiş. (Bak: İnfiâl … Yeni Lügat Türkçe Sözlük
İNFİALAT — (İnfial. C.) İnfialler. Gücenmeler. Aksi te sirler. Teessürler. * Hareketlenmeler. Teessür ve hareketler … Yeni Lügat Türkçe Sözlük
infidèle — (in fi dè l ) adj. 1° Qui n est pas fidèle, qui ne remplit point ses devoirs, ses engagements. • Fidèle aux seuls Romains, à nous seuls infidèle, Celui qui nous aidait s est détaché de nous, MAIRET Mort d Asdr. III, 3. • À mon plus doux… … Dictionnaire de la Langue Française d'Émile Littré
edilgi — is., fel. Dışarıdan gelip bir şeyde belli bir değişiklik yapan iş veya bu işin sonucu, infial … Çağatay Osmanlı Sözlük
AMAN — (Emân) Emniyet. İmdat. Yardım dileği. Afv, ricâ, niyâz. * Sabırsızlıkla hiddet ve infiâl ifâdesi. * Tenbih, sakındırma … Yeni Lügat Türkçe Sözlük