-
1 ilâç
دواءعقارعلاج -
2 ilâç
1. دواء [دَوَاء]Anlamı: hastalık için kullanılan madde, deva2. عقار [عَقَّار]Anlamı: hastalık için kullanılan madde, deva3. علاج [عِلَاج]Anlamı: hastalık için kullanılan madde, deva -
3 derman
1. إمكان [إِمْكان]Anlamı: güç, takat, mecal2. اقتدار [اِقْتِدار]Anlamı: güç, takat, mecal3. بأس [بَأْس]Anlamı: güç, takat, mecal4. تمكن [تَمَكُّن]Anlamı: güç, takat, mecal5. حول [حَوْل]Anlamı: güç, takat, mecal6. دواء [دَوَاء]Anlamı: ilâç7. طائلة [طائِلَة]Anlamı: güç, takat, mecal8. طاقة [طاقَة]Anlamı: güç, takat, mecal9. طوق [طَوْق]Anlamı: güç, takat, mecal10. طول [طَوْل]Anlamı: güç, takat, mecal11. قبل [قِبَل]Anlamı: güç, takat, mecal12. قدرة [قُدْرَة]Anlamı: güç, takat, mecal13. مراس [مِرَاس]Anlamı: güç, takat, mecal14. مرة [مِرَّة]Anlamı: güç, takat, mecal15. مقدرة [مَقْدِرَة]Anlamı: güç, takat, mecal16. مكنة [مُكْنَة]Anlamı: güç, takat, mecal17. منة [مُنَّة]Anlamı: güç, takat, mecal18. عقار [عَقَّار]Anlamı: ilâç19. علاج [عِلَاج]Anlamı: ilâç -
4 deva
1. دواء [دَوَاء]Anlamı: ilâç, çare2. عقار [عَقَّار]Anlamı: ilâç, çare3. علاج [عِلَاج]Anlamı: ilâç, çare -
5 doping
1. تبنيج [تَبْنِيج]Anlamı: sporda vücuda üstün hareket ve enerji sağlamak için kullanılan uyarıcı ilâç2. تخدير [تَخْدِير]Anlamı: sporda vücuda üstün hareket ve enerji sağlamak için kullanılan uyarıcı ilâç3. تنويم [تَنْوِيم]Anlamı: sporda vücuda üstün hareket ve enerji sağlamak için kullanılan uyarıcı ilâç -
6 iğne
1. إبرة [إِبْرَة]Anlamı: dikiş dikmeye yarayan çelik araç2. دبوس [دَبُّوس]3. زراقة [زَرَّاقَة]Anlamı: vücuda ilaç vermeye yarayan araç, şırınga4. شص [شِصّ]Anlamı: olta ucundaki çengel5. صنارة [صِنَّارَة]Anlamı: olta ucundaki çengel6. محقن [مِحْقَن]Anlamı: vücuda ilaç vermeye yarayan araç, şırınga7. محقنة [مِحْقَنَة]Anlamı: vücuda ilaç vermeye yarayan araç, şırınga8. مخيط [مِخْيَط]Anlamı: dikiş dikmeye yarayan çelik araç -
7 tedavi
1. استشفاء [اِسْتِشْفاء]2. تداو [تَدَاوٍ]3. تعالج [تَعَالُج] -
8 aspirin
1. أسبرين [أَسْبِرِين]Anlamı: ağrı kesici ce ateş düşürücü olarak kullanılan beyaz renkli ekşimtrak ilâç2. أسبيرين [أَسْبِيرِين]Anlamı: ağrı kesici ce ateş düşürücü olarak kullanılan beyaz renkli ekşimtrak ilâç -
9 içmeler
1. عين [عَيْن]2. نبع [نَبْع] -
10 tonik
1. مقو [مُقَوٍّ]Anlamı: organları güçlendirici ilâç2. منشط [مُنَشِّط]Anlamı: organları güçlendirici ilâç
См. также в других словарях:
ilac — ilác, ă, iláci, ce, adj. (reg.; despre vite) cu coarne scurte; (despre coarne) scurte şi crescute în lături. Trimis de blaurb, 31.05.2006. Sursa: DAR … Dicționar Român
ilaç — is., cı, Ar. ˁilāc 1) Bir hastalığı iyi etmek veya önlemek için türlü yollarla kullanılan madde, em, deva 2) mec. Çare, önlem Birleşik Sözler aç biilaç kortizonlu ilaç kocakarı ilacı sinir ilacı uyku ilacı uyuz ilacı … Çağatay Osmanlı Sözlük
ILAC — ИЛАК (англ. ILAC – International Laboratory Accreditation Cooperation) – Международная организация по аккредитации лабораторий История ИЛАК создан в 1977 году для развития международного сотрудничества в целях содействия развитию торговли… … Википедия
ilâc — (A.) [ جﻼﻋ ] 1. ilaç. 2. tedavi. 3. çare … Osmanli Türkçesİ sözlüğü
ilac — klas. bax əlac. Çak görüb köksümü, qılma ilacım, təbib; Zaye olar mərhəmin, məndə bitər yarə yox. F.. Kimsənədən olmadı dərdinə, Seyyid, ilac; Eyləmə hər nakəsə halını əfsanə ərz. S. Ə. Ş.. Vazeh bu ki xəstədir məzacın; Ya rəb, kim edər sənin… … Azərbaycan dilinin izahlı lüğəti
Ilac Shopping Centre — (foremerly ILAC Centre , ILAC standing for Irish Life Assurance Corporation, the firm that built it) is one of the two shopping malls on Henry Street, Dublin, Republic of Ireland, the other being Jervis Shopping Centre. It has entrances opening… … Wikipedia
ilaç gibi gelmek — 1) iyileşmeyi veya çözümü kolaylaştırmak 2) rahatlatmak, huzura kavuşturmak Böylesi zor bir iş için çalışmak bana ilaç gibi geliyordu. C. Uçuk … Çağatay Osmanlı Sözlük
ilaç yapmak (veya hazırlamak) — gerekli maddeleri kullanarak reçetede belirtilen dozda ilacı ortaya koymak Hani eskiden cahillere davultozuyla minaregölgesinden ilaç yapıp paralarını alıverenler varmış. R. N. Güntekin … Çağatay Osmanlı Sözlük
ilaç yazmak — reçete yazmak Doktor geldi, ilaç yazdı... Y. Z. Ortaç … Çağatay Osmanlı Sözlük
İLAC NÂ-PEZİR — f. Tedavisi mümkün olmayan, ilâç kabul etmeyen. * İmkânsız, çaresiz … Yeni Lügat Türkçe Sözlük
İLAC-PEZİR — f. Çaresi bulunabilen. * Tedavi edilebilen, ilâç kabul eden … Yeni Lügat Türkçe Sözlük