Перевод: с турецкого на арабский

с арабского на турецкий

ilac

  • 1 ilâç

    دواء
    عقار
    علاج

    Türkçe-Arapça Sözlük > ilâç

  • 2 ilâç

    1. دواء [دَوَاء]
    Anlamı: hastalık için kullanılan madde, deva
    2. عقار [عَقَّار]
    Anlamı: hastalık için kullanılan madde, deva
    3. علاج [عِلَاج]
    Anlamı: hastalık için kullanılan madde, deva

    Türkçe-Arapça Sözlük > ilâç

  • 3 derman

    1. إمكان [إِمْكان]
    Anlamı: güç, takat, mecal
    2. اقتدار [اِقْتِدار]
    Anlamı: güç, takat, mecal
    3. بأس [بَأْس]
    Anlamı: güç, takat, mecal
    4. تمكن [تَمَكُّن]
    Anlamı: güç, takat, mecal
    5. حول [حَوْل]
    Anlamı: güç, takat, mecal
    6. دواء [دَوَاء]
    Anlamı: ilâç
    7. طائلة [طائِلَة]
    Anlamı: güç, takat, mecal
    8. طاقة [طاقَة]
    Anlamı: güç, takat, mecal
    9. طوق [طَوْق]
    Anlamı: güç, takat, mecal
    10. طول [طَوْل]
    Anlamı: güç, takat, mecal
    11. قبل [قِبَل]
    Anlamı: güç, takat, mecal
    12. قدرة [قُدْرَة]
    Anlamı: güç, takat, mecal
    13. مراس [مِرَاس]
    Anlamı: güç, takat, mecal
    14. مرة [مِرَّة]
    Anlamı: güç, takat, mecal
    15. مقدرة [مَقْدِرَة]
    Anlamı: güç, takat, mecal
    16. مكنة [مُكْنَة]
    Anlamı: güç, takat, mecal
    17. منة [مُنَّة]
    Anlamı: güç, takat, mecal
    18. عقار [عَقَّار]
    Anlamı: ilâç
    19. علاج [عِلَاج]
    Anlamı: ilâç

    Türkçe-Arapça Sözlük > derman

  • 4 deva

    1. دواء [دَوَاء]
    Anlamı: ilâç, çare
    2. عقار [عَقَّار]
    Anlamı: ilâç, çare
    3. علاج [عِلَاج]
    Anlamı: ilâç, çare

    Türkçe-Arapça Sözlük > deva

  • 5 doping

    1. تبنيج [تَبْنِيج]
    Anlamı: sporda vücuda üstün hareket ve enerji sağlamak için kullanılan uyarıcı ilâç
    2. تخدير [تَخْدِير]
    Anlamı: sporda vücuda üstün hareket ve enerji sağlamak için kullanılan uyarıcı ilâç
    3. تنويم [تَنْوِيم]
    Anlamı: sporda vücuda üstün hareket ve enerji sağlamak için kullanılan uyarıcı ilâç

    Türkçe-Arapça Sözlük > doping

  • 6 iğne

    1. إبرة [إِبْرَة]
    2. دبوس [دَبُّوس]
    3. زراقة [زَرَّاقَة]
    Anlamı: vücuda ilaç vermeye yarayan araç, şırınga
    4. شص [شِصّ]
    5. صنارة [صِنَّارَة]
    6. محقن [مِحْقَن]
    Anlamı: vücuda ilaç vermeye yarayan araç, şırınga
    7. محقنة [مِحْقَنَة]
    Anlamı: vücuda ilaç vermeye yarayan araç, şırınga
    8. مخيط [مِخْيَط]

    Türkçe-Arapça Sözlük > iğne

  • 7 tedavi

    1. استشفاء [اِسْتِشْفاء]
    2. تداو [تَدَاوٍ]
    3. تعالج [تَعَالُج]

    Türkçe-Arapça Sözlük > tedavi

  • 8 aspirin

    1. أسبرين [أَسْبِرِين]
    Anlamı: ağrı kesici ce ateş düşürücü olarak kullanılan beyaz renkli ekşimtrak ilâç
    2. أسبيرين [أَسْبِيرِين]
    Anlamı: ağrı kesici ce ateş düşürücü olarak kullanılan beyaz renkli ekşimtrak ilâç

    Türkçe-Arapça Sözlük > aspirin

  • 9 içmeler

    1. عين [عَيْن]
    2. نبع [نَبْع]

    Türkçe-Arapça Sözlük > içmeler

  • 10 tonik

    1. مقو [مُقَوٍّ]
    2. منشط [مُنَشِّط]

    Türkçe-Arapça Sözlük > tonik

См. также в других словарях:

  • ilac — ilác, ă, iláci, ce, adj. (reg.; despre vite) cu coarne scurte; (despre coarne) scurte şi crescute în lături. Trimis de blaurb, 31.05.2006. Sursa: DAR …   Dicționar Român

  • ilaç — is., cı, Ar. ˁilāc 1) Bir hastalığı iyi etmek veya önlemek için türlü yollarla kullanılan madde, em, deva 2) mec. Çare, önlem Birleşik Sözler aç biilaç kortizonlu ilaç kocakarı ilacı sinir ilacı uyku ilacı uyuz ilacı …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • ILAC — ИЛАК (англ. ILAC – International Laboratory Accreditation Cooperation) – Международная организация по аккредитации лабораторий История ИЛАК создан в 1977 году для развития международного сотрудничества в целях содействия развитию торговли… …   Википедия

  • ilâc — (A.) [ جﻼﻋ ] 1. ilaç. 2. tedavi. 3. çare …   Osmanli Türkçesİ sözlüğü

  • ilac — klas. bax əlac. Çak görüb köksümü, qılma ilacım, təbib; Zaye olar mərhəmin, məndə bitər yarə yox. F.. Kimsənədən olmadı dərdinə, Seyyid, ilac; Eyləmə hər nakəsə halını əfsanə ərz. S. Ə. Ş.. Vazeh bu ki xəstədir məzacın; Ya rəb, kim edər sənin… …   Azərbaycan dilinin izahlı lüğəti

  • Ilac Shopping Centre — (foremerly ILAC Centre , ILAC standing for Irish Life Assurance Corporation, the firm that built it) is one of the two shopping malls on Henry Street, Dublin, Republic of Ireland, the other being Jervis Shopping Centre. It has entrances opening… …   Wikipedia

  • ilaç gibi gelmek — 1) iyileşmeyi veya çözümü kolaylaştırmak 2) rahatlatmak, huzura kavuşturmak Böylesi zor bir iş için çalışmak bana ilaç gibi geliyordu. C. Uçuk …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • ilaç yapmak (veya hazırlamak) — gerekli maddeleri kullanarak reçetede belirtilen dozda ilacı ortaya koymak Hani eskiden cahillere davultozuyla minaregölgesinden ilaç yapıp paralarını alıverenler varmış. R. N. Güntekin …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • ilaç yazmak — reçete yazmak Doktor geldi, ilaç yazdı... Y. Z. Ortaç …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • İLAC NÂ-PEZİR — f. Tedavisi mümkün olmayan, ilâç kabul etmeyen. * İmkânsız, çaresiz …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • İLAC-PEZİR — f. Çaresi bulunabilen. * Tedavi edilebilen, ilâç kabul eden …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

Поделиться ссылкой на выделенное

Прямая ссылка:
Нажмите правой клавишей мыши и выберите «Копировать ссылку»