-
1 توان
ihmal; lâçkalık -
2 إهمال
aymazlık; bakımsızlık; dikkatsizlik; ihmal; özensizlik; savrukluk -
3 تجاهل
aymazlık; dikkatsizlik; geçiştirmek; ihmal; özensizlik; savrukluk -
4 ترك
aymazlık; atmak; bakımsızlık; dikkatsizlik; ihmal; özensizlik; savrukluk; Türk -
5 تسييب
aymazlık; bakımsızlık; ihmal; özensizlik; savrukluk -
6 تقصير
aciz; aymazlık; bakımsızlık; ihmal; savrukluk -
7 قصر
ağartmak; beyazlatmak; cücelik; haylazlık; ihmal; kasır; kasmak; kâşâne; kısalık; kısalmak; kısaltmak; kısmak; konak; köşk; miskinlik; saray; şato; tutuklamak -
8 قصور
aciz; arıza; başarısızlık; bitkinlik; eksiklik; güçsüzlük; haylazlık; ihmal; miskinlik; yeteneksizlik -
9 إهمال
إِهْمال1. özensizlikAnlamı: itinasızlık2. savruklukAnlamı: savruk olma durumu3. dikkatsizlikAnlamı: dikkatsiz olma durumu4. aymazlıkAnlamı: aymaza yakışacak durum, gaflet5. ihmalAnlamı: gereken önemi göstermeme6. bakımsızlıkAnlamı: terk edilme, yüz üstü bırakılma -
10 تجاهل
IتَجَاهَلَgeçiştirmekAnlamı: gereken önemi vermemekIIتَجَاهُل1. özensizlikAnlamı: itinasızlık2. dikkatsizlikAnlamı: dikkatsiz olma durumu3. aymazlıkAnlamı: aymaza yakışacak durum, gaflet4. savruklukAnlamı: savruk olma durumu5. ihmalAnlamı: gereken önemi göstermeme -
11 ترك
IتَرَكَatmakAnlamı: bir şeyi bırakmak, terk etmekIIتَرْك1. savruklukAnlamı: savruk olma durumu2. özensizlikAnlamı: itinasızlık3. dikkatsizlikAnlamı: dikkatsiz olma durumu4. aymazlıkAnlamı: aymaza yakışacak durum, gaflet5. bakımsızlıkAnlamı: terk edilme, yüz üstü bırakılma6. ihmalAnlamı: gereken önemi göstermemeتُرْكtürkAnlamı: türk ırkından olan kimse -
12 تسييب
تَسْيِيب1. aymazlıkAnlamı: aymaza yakışacak durum, gaflet2. özensizlikAnlamı: itinasızlık3. savruklukAnlamı: savruk olma durumu4. ihmalAnlamı: gereken önemi göstermeme5. bakımsızlıkAnlamı: terk edilme, yüz üstü bırakılma -
13 تقصير
تَقْصِير1. acizAnlamı: gücü bir ışe yetmez olanın durumu, güçsüzlük2. aymazlıkAnlamı: aymaza yakışacak durum, gaflet3. savruklukAnlamı: savruk olma durumu4. bakımsızlıkAnlamı: terk edilme, yüz üstü bırakılma5. ihmalAnlamı: gereken önemi göstermeme -
14 توان
تَوَانٍ1. ihmalAnlamı: gereken önemi göstermeme2. lâçkalıkAnlamı: bir düzen iyi ışlemez olma, gevşeme -
15 قصر
Iقَصَر1. haylazlık2. miskinlikAnlamı: uyuşuk, tembel duruma gelmek3. ihmalAnlamı: gereken önemi göstermemeIIقَصَرَ1. kısaltmakAnlamı: kısa duruma getirmek2. tutuklamakAnlamı: tevkif etmekقَصُرَkısalmakAnlamı: kısa duruma gelmekIVقَصْر1. konakAnlamı: büyük ve gösterişli ev2. köşkAnlamı: bahçe içinde yapılmış süslü ev, kasır3. kasırAnlamı: köşk4. kâşâneAnlamı: büyük, süslü köşk, saray gibi yapı5. saray6. şatoAnlamı: konakVقِصَر1. cücelikAnlamı: cüce olma durumu2. kısalıkAnlamı: kısa olma durumuVIقَصَّرَ1. kısmakAnlamı: boyunu kısaltmak2. kasmakAnlamı: kısaltmak3. ağartmakAnlamı: ak duruma getirmek, beyazlatmak4. beyazlatmakAnlamı: beyaz duruma getirmek -
16 قصور
قُصُور1. başarısızlıkAnlamı: başarısız olma durumu2. acizAnlamı: gücü bir ışe yetmez olanın durumu, güçsüzlük3. yeteneksizlikAnlamı: kabiliyetsizlik4. güçsüzlükAnlamı: güçsüz olma durumu5. arızaAnlamı: aksaklık, aksama, engebe6. haylazlık7. eksiklikAnlamı: noksan, nakısa8. miskinlikAnlamı: uyuşuk, tembel duruma gelmek9. ihmalAnlamı: gereken önemi göstermeme10. bitkinlikAnlamı: bitkin olma durumu
См. также в других словарях:
ihmal — is., li, Ar. ihmāl Gereken ilgiyi göstermeme, boşlama, savsaklama, savsama, önem vermeme Ama ben yaşımın toyluğuna kapılmış, ufak tefek ihmaller bulmuştum bu tercümede. Y. Z. Ortaç Atasözü, Deyim ve Birleşik Fiiller ihmal edilmek ihmal etmek … Çağatay Osmanlı Sözlük
ihmal etmek — savsamak, savsaklamak, boşlamak, önem vermemek İstanbul a inerken eldiven ve baston kullanmayı da ihmal etmez. H. Taner … Çağatay Osmanlı Sözlük
ihmâl — (A.) [ لﺎﻤها ] önemsememe, savsaklatma … Osmanli Türkçesİ sözlüğü
IHMAL — Saçak yapmak … Yeni Lügat Türkçe Sözlük
İHMAL — Ehemmiyet vermemek. Yapılması lâzım bir işi sonraya bırakma. Dikkatsizlik. Başlayıp bırakmak. Terk etmek … Yeni Lügat Türkçe Sözlük
ihmal — dikkatsizlikten ve özensizlikten kaynaklanan kusur; savsaklama; gerekli özeni göstermeme … Hukuk Sözlüğü
ihmal edilmek — unutulmak, yok sayılmak, kaldırılmak … Çağatay Osmanlı Sözlük
kapıp koyuvermek — ihmal etmek … Çağatay Osmanlı Sözlük
yubalmak — ihmal edilmek, yüzüstü b ırakılmak, üzerinde durulnnamak III, 76 karışmak III, 76bkz: burbâşmak, yubanmak … Divan-i Luqat-i it-Türk Dizini
yubamak — ihmal etmek, yüzüstü b ırakmak, üstüne düşmemek. III, 86bkz: burbamak, buybamak … Divan-i Luqat-i it-Türk Dizini
MÜHMEL — İhmâl edilmiş. Bırakılmış. Kıymet verilmemiş. Bakılmamış. * Mânasız ve boş söz, cümle. Sonraya atılmış. * Boşlanmış. * Edb: Noktasız harf, noktasız harflerle yazılmış olan. * Ebcedde: Noktasız harflerin hesabı ile çıkan tarih … Yeni Lügat Türkçe Sözlük