-
1 hapishane
arapça-farsça حبس خانه tutukevi, mahpushane. -
2 jailhouse
hapishane -
3 φρέσκο
hapishane -
4 jailhouse
hapishane -
5 тюрьма
hapishane,cezaevi* * *жcezaevi, hapishane, hapis (- psi)получи́ть год тюрьмы́ — bir yıl hapis yemek
бро́сить кого-л. в тюрьму́ — birini hapse atmak
он осуждён на 10 лет тюрьмы́ — 10 yıl hapse mahkum oldu
-
6 Black Maria
hapishane arabası* * *(a prison van: The policeman took the three suspects to the police station in a Black Maria.) hapishane arabası -
7 тюрьма
hapishane, cezaevi, zindanТурецко-русский словарь и русско-турецкий словарь по строительству и архитектуре > тюрьма
-
8 prison cell
hapishane hücresi -
9 prison guard
hapishane gardiyanı -
10 χάψη
hapishane, hapis -
11 black hole
hapishane kogusu -
12 jail
hapishane, cezaevi,hapishaneye kapatmak, hapsetmek -
13 penitentiary
hapishane, cezaevi -
14 jailbird
hapishane gediklisi -
15 prison cell
hapishane hücresi -
16 prison guard
hapishane gardiyanı -
17 jailbird
n. hapishane kuşu, hapishane gediklisi* * *hapishane gediklisi -
18 jail
n. hapishane, hapis, kafes, cezaevi, kodes————————v. hapsetmek, tutuklamak* * *1. hapset (v.) 2. hapis (n.)* * *[‹eil] 1. noun((a) prison: You ought to be sent to jail for doing that.) hapishane2. verb(to put in prison: He was jailed for two years.) hapsetmek, hapse atmak- jailbird, gaolbird -
19 إصلاحية
إِصْلاحِيَّة1. mahpushaneAnlamı: ceza evi, hapishane2. delikAnlamı: ceza evi3. ceza eviAnlamı: hapishane, mahpushane, ceza çekilen yer -
20 حبس
حَبْس1. mahkumiyetAnlamı: hüküm giymiş olma durumu2. kodesAnlamı: hapiskane, tutuk evi3. mahpushaneAnlamı: ceza evi, hapishane4. tutukeviAnlamı: tutukluların kapatıldığı yer5. zindan6. delikAnlamı: ceza evi7. tevkifAnlamı: tutuklama8. ceza eviAnlamı: hapishane, mahpushane, ceza çekilen yer
См. также в других словарях:
hapishane — is., Ar. ḥabs + Far. ḫāne Cezaevi Birleşik Sözler hapishane kaçkını … Çağatay Osmanlı Sözlük
hapishane kaçkını — sf. Kötü, serseri, hoyrat (kimse) Hapishane kaçkını bir serseri vaziyetinde dolaşmaktan öyle sıkılmıştı ki. Y. K. Karaosmanoğlu Atasözü, Deyim ve Birleşik Fiiller hapishane kaçkını gibi … Çağatay Osmanlı Sözlük
hapishane — (A. F.) [ ﻪﻥﺎﺧ ﺲﺒﺣ ] tutukevi, mahpushane … Osmanli Türkçesİ sözlüğü
hapishane kaçkını gibi — kılık kıyafetine dikkat etmeyen (kimse) … Çağatay Osmanlı Sözlük
TEVKİFHÂNE — Hapishane … Yeni Lügat Türkçe Sözlük
tünek — hapishane, zından, I, 408 … Divan-i Luqat-i it-Türk Dizini
MAHBES — Hapishane. Hapsedilen yer. Cezaevi … Yeni Lügat Türkçe Sözlük
hapis — is., psi, Ar. ḥabs 1) Bir yere kapatıp salıvermeme 2) Yasalara göre suçu belirlenen bir kimseyi cezaevine koyma cezası 3) Cezaya çarptırılmış suçluların kapatıldıkları yer, cezaevi, hapishane Sadakatinin mükâfatını hapiste aç kalmakla görür. B.… … Çağatay Osmanlı Sözlük
Türkan Şoray — (born 28 June 1945, Istanbul) is a Turkish film actress. Biography Türkan Şoray was born to a government official father, Halit Şoray and her mother, Meliha Şoray who was a housewife. She also has one younger sibling, a sister called Nazan, who… … Wikipedia
Ali Şen — (1918, in Adana, Turkey 15 December 1989, in Istanbul, Turkey) is a Turkish actor, father of the actor Şener Şen. He was known to be very versatile and successfuly played many roles both as good guy and bad guy.Filmography * Küçüksün Yavrum… … Wikipedia
Abdullah Papur — (* 1945 in Divriği; † 1989) war ein kurdisch alevitischer Volkssänger. Abdullah Papur ist in Divriği in der türkischen Provinz Sivas geboren und in Kangal, Provinz Sivas, aufgewachsen. Er lernte in jungen Jahren das Saz zu spielen. Ende der… … Deutsch Wikipedia