-
1 hapis
n. imprisonment, confinement, charge, duress, prison, jail, gaol* * *1. prison 2. jail (n.) -
2 hapis
English Definition: (adj) sad, gloomy, grievous -
3 hapis
agony, dejection, affliction, anguish, tribulation -
4 hapis
"imprisonment, confinement; prison, gaol, jail; prisoner" -
5 hapis
",-psi 1. imprisonment; confinement. 2. prison, jail. 3. prisoner. 4. imprisoned. 5. a kind of backgammon. -e atmak /ı/ to put (someone) in prison, imprison, throw (someone) into jail, jail. - cezası prison sentence. - giymek/yemek to be sentenced to prison. - hakkı law right of retention. -e tıkmak /ı/ colloq. to put (someone) in prison, imprison, throw (someone) into jail, jail. - yatmak to serve a time in jail, be in prison. " -
6 hapis hücresi
detention cell -
7 hapis cezası ilamı
n. mittimus -
8 hapis cezasını çekmek
v. serve a sentence -
9 hapis hükmü
n. commitment -
10 hapis süresi
n. stretch -
11 hapis yatmak
v. serve one's time, serve -
12 hapis cezası vermek
to send up -
13 hapis yatmak
to be in prison, to serve time -
14 ağır hapis
n. penal servitude -
15 müebbet hapis cezası
n. life sentence -
16 ömür boyu hapis
n. life sentence, lifer -
17 kahapis-hapis
calamitous -
18 ağır hapis cezası
heavy imprisonment -
19 katıksız hapis
confinement on bread and water -
20 müebbet hapis
life imprisonment
- 1
- 2
См. также в других словарях:
hapıs — hapis … Beypazari ağzindan sözcükler
hapis — is., psi, Ar. ḥabs 1) Bir yere kapatıp salıvermeme 2) Yasalara göre suçu belirlenen bir kimseyi cezaevine koyma cezası 3) Cezaya çarptırılmış suçluların kapatıldıkları yer, cezaevi, hapishane Sadakatinin mükâfatını hapiste aç kalmakla görür. B.… … Çağatay Osmanlı Sözlük
hapis giymek — hapis cezasına çarptırılmak … Çağatay Osmanlı Sözlük
hapis kalmak — 1) mahkûm olarak hapiste yatmak 2) bir yere çıkamaz, gidemez durumda olmak Bu köprünün yol vermeyişinden dolayı, Haliç te yıllar boyu hapis kalan gemiler oldu. A. Boysan … Çağatay Osmanlı Sözlük
hapis yatmak — hükümlü olduğu süreyi hapishanede geçirmek Adamcağız hem hapis yatacak hem dayak yiyecek. A. Gündüz … Çağatay Osmanlı Sözlük
Hapis — Haapaniemen urheilukenttä … Suomen slangisanakirjaa
hapis — (A.) [ ﺲﺒﺣ ] bir yere kapatma veya kapanma … Osmanli Türkçesİ sözlüğü
HAPİS — (Bak: Habs … Yeni Lügat Türkçe Sözlük
ağır hapis cezası — is., huk. Yirmi yıl veya ömür boyu hapis cezası … Çağatay Osmanlı Sözlük
hafif hapis cezası — is., huk. Ayrı hücreye kapatılmaksızın çektirilen hapis cezası … Çağatay Osmanlı Sözlük
müebbet hapis — is., psi Ömür boyu süren hapis … Çağatay Osmanlı Sözlük