-
21 katıksız
1. (bread) eaten by itself. 2. unadulterated, pure. - hapis mil. solitary confinement with bread and water as food. -
22 müebbet
1. endless, unending, perpetual. 2. life, lifelong. - hapis law life sentence, life. -
23 ömür
",-mrü 1. life, life-span. 2. (someone) who is amusingly odd, entertaining. -ünde (used with a negative verb) never in all one´s life. -e bedel very valuable, beautiful, or excellent. -üne bereket! colloq. 1. Thanks a million! 2. Bravo!/Wonderful! -ü billah colloq. 1. up until now. 2. never. - boyu 1. lifelong. 2. all one´s life, throughout one´s life. - boyu hapis cezası law life sentence. - çürütmek to expend or waste a vast amount of time and energy. - geçirmek to live, spend one´s life. -ü oldukça as long as one lives; for the rest of one´s life. -ler olsun! May you live long! (said by an elder person to a younger one when the latter kisses the older person´s hand as a gesture of respect). - sürmek to live; to live a life of ease. - törpüsü 1. long and exhausting business. 2. very wearisome person. -ü uzamak to live long; to last long. -ümün varı my darling, light of my life. -ü vefa etmemek to die before attaining an end one has had in view."
- 1
- 2
См. также в других словарях:
hapıs — hapis … Beypazari ağzindan sözcükler
hapis — is., psi, Ar. ḥabs 1) Bir yere kapatıp salıvermeme 2) Yasalara göre suçu belirlenen bir kimseyi cezaevine koyma cezası 3) Cezaya çarptırılmış suçluların kapatıldıkları yer, cezaevi, hapishane Sadakatinin mükâfatını hapiste aç kalmakla görür. B.… … Çağatay Osmanlı Sözlük
hapis giymek — hapis cezasına çarptırılmak … Çağatay Osmanlı Sözlük
hapis kalmak — 1) mahkûm olarak hapiste yatmak 2) bir yere çıkamaz, gidemez durumda olmak Bu köprünün yol vermeyişinden dolayı, Haliç te yıllar boyu hapis kalan gemiler oldu. A. Boysan … Çağatay Osmanlı Sözlük
hapis yatmak — hükümlü olduğu süreyi hapishanede geçirmek Adamcağız hem hapis yatacak hem dayak yiyecek. A. Gündüz … Çağatay Osmanlı Sözlük
Hapis — Haapaniemen urheilukenttä … Suomen slangisanakirjaa
hapis — (A.) [ ﺲﺒﺣ ] bir yere kapatma veya kapanma … Osmanli Türkçesİ sözlüğü
HAPİS — (Bak: Habs … Yeni Lügat Türkçe Sözlük
ağır hapis cezası — is., huk. Yirmi yıl veya ömür boyu hapis cezası … Çağatay Osmanlı Sözlük
hafif hapis cezası — is., huk. Ayrı hücreye kapatılmaksızın çektirilen hapis cezası … Çağatay Osmanlı Sözlük
müebbet hapis — is., psi Ömür boyu süren hapis … Çağatay Osmanlı Sözlük