-
21 stehen
stehen <steht, stand, gestanden> ['ʃte:ən]I vi1) (aufrecht: Mensch) ayakta durmak; ( Gegenstand) durmak;ich kann nicht mehr \stehen ayakta duracak hâlim kalmadı;im S\stehen ayakta;unser Projekt steht und fällt mit dir ( fig) projemizin başarısı sana bağlı;der Plan steht jetzt! ( fam) şimdi plan tamamlandı [o hazır] !an der Tür \stehen kapıda bulunmak;sie steht an der Spitze des Unternehmens o, işletmenin başındadır;etw steht jdm auf der Stirn geschrieben ( fig) bir şey birinin yüzünden hemen belli olmak;wir \stehen kurz vor einem Krieg bir savaşın eşiğinde bulunuyoruz;auf welcher Seite stehst du? kimden yanasın sen?;die Sache steht schlecht durum kötü;das Frühstück \stehen lassen [o stehenlassen] kahvaltısını olduğu gibi bırakmak;einen Stuhl \stehen lassen bir koltuğu boş bırakmak;unter Alkohol/Drogen \stehen alkol/uyuşturucu altında olmak;die Sache steht mir bis hier ( fam) artık burama geldihier steht geschrieben, dass... burada... olduğu yazılı;das Wort steht im Imperfekt kelime, belirsiz geçmişte yazılmıştır4) (still\stehen) durmak; ( Verkehr) durmak;die Uhr steht saat durdu;zum S\stehen bringen/kommen durdurmak/durmak;etw zum S\stehen bringen bir şeyi durdurmak5) ( anzeigen)das Thermometer steht auf 30 Grad termometre 30 derecede;die Ampel steht auf Rot lamba kırmızıdır;es steht 3:1 durum 3:16) ( kleiden) yakışmak;der Bart steht dir gut/schlecht sakal sana yakışıyor/yakışmıyor7) jur;auf etw steht Gefängnis bir şeyin sonu [o cezası] hapis olmak;auf seine Ergreifung steht eine Belohnung yakalanması için ödül varwie stehst du zu dem Plan? bu plana ne diyorsun?;ich stehe fest zu dir ben kesinlikle senden yanayım;zu seinem Versprechen \stehen sözünde durmak;zu seinen Fehlern \stehen kusurlarını kabul etmek;hinter jdm \stehen birine arka olmak9) ( fam)auf jdn/etw \stehen bir kimseyi/şeyi tutmak;wie geht's, wie steht's? ne var ne yok?II vtWache \stehen nöbet tutmak;Modell \stehen modellik yapmakIII vrsich gut/schlecht mit jdm \stehen ( fam) biriyle iyi/kötü geçinmek, biriyle arası iyi/kötü olmak;jd steht sich besser/schlechter, wenn... ( fam) eğer... ise, birine yakışır/yakışmazes steht schlimm um sie durumu kötü;es steht zu befürchten, dass er es nicht schafft korkarım, o bunu başaramayacak -
22 أليف
أَلِيف1. kardeş2. insancılAnlamı: insan seven3. iltifatlıAnlamı: gönül alan4. halimAnlamı: yumuşak huylu (insanlar için)5. munisAnlamı: alışılan, yabancı olmayan6. evcilAnlamı: eve ve insana alışmış -
23 حمول
-
24 رفيع
رَفِيع1. eğitimliAnlamı: öğrenim görmüş, aydın2. gelişkinAnlamı: gelişmiş olan, mütekamil3. halimAnlamı: yumuşak huylu (insanlar için) -
25 رقيق
رَقِيق1. serf2. inceAnlamı: taneleri ufak3. nazeninAnlamı: narın, ince yapılı4. dakikAnlamı: düzenli ışleyen5. narinAnlamı: ince yapılı, ince, nazik6. halimAnlamı: yumuşak huylu (insanlar için)7. dümdüzAnlamı: çok düz8. köleAnlamı: kul, esir, özgür olmayan kimse9. kulAnlamı: köle, karavaş10. dikensizAnlamı: dikeni olmayan11. pürüzsüzAnlamı: pürüzü olmayan12. zarifAnlamı: çekicilik, biçim, görünüş, durum ve davranışlarıyla hoşa giden, beğenilen olan13. yumuşak14. nazikAnlamı: narın, ince yapılı15. lopAnlamı: yumuşak, yuvarlak ve irice16. bendeAnlamı: kul, köle -
26 مؤانس
مُؤَانِس1. halimAnlamı: yumuşak huylu (insanlar için)2. iltifatlıAnlamı: gönül alan3. sokulganAnlamı: kendini çabuk sevdiren4. munisAnlamı: alışılan, yabancı olmayan5. matrakAnlamı: eğlenceli, gülünç6. eğlenceliAnlamı: hoşça giden, eğlendiren7. eğlendiriciAnlamı: eğlendiren, gülmece niteliği alan8. yârenAnlamı: dost, arkadaş -
27 مؤنس
مُؤْنِس1. iltifatlıAnlamı: gönül alan2. halimAnlamı: yumuşak huylu (insanlar için)3. munisAnlamı: alışılan, yabancı olmayan4. sokulganAnlamı: kendini çabuk sevdiren5. matrakAnlamı: eğlenceli, gülünç6. eğlenceliAnlamı: hoşça giden, eğlendiren7. eğlendiriciAnlamı: eğlendiren, gülmece niteliği alan -
28 mansueto
ag halim selim
- 1
- 2
См. также в других словарях:
Halim — (حليم) is an Arabic adjective with two meanings. *In Islam, al Halim is one of the 99 names of God *A virtue that can be translated as gentle, forbearing, mild, patient, understanding, indulgent, slow to anger what we call a civilized man… … Wikipedia
Halim — Студийный альбом Наташа … Википедия
Halim — (Abu Muhammedel Salem Ebn Abdel H.), arabischer Historiker aus Granada; er schr.: Geschichte der ersten vier muhammedanischen Dynastien, spanisch von Jose da St. Ant. Moura, Lissab. 1828 … Pierer's Universal-Lexikon
halim — sf., esk., Ar. ḥalīm Yumuşak huylu (insanlar) Birleşik Sözler halim selim … Çağatay Osmanlı Sözlük
Halim Haryanto — Ho (* 23. September 1976 in Bandung, Jawa Barat) ist ein ehemaliger indonesischer Badmintonspieler, der später für die USA startete. Karriere Halim Haryantos größter Erfolg ist der Gewinn des Weltmeistertitels 2001 im Herrendoppel mit Tony… … Deutsch Wikipedia
Halim El Dabh — à la tête de mille percussionnistes à l Ingenuity Festival de Cleveland, en 2006 Halim El Dabh (en arabe حليم الضبع), né au Caire, en Égypte le 4 mars 1921, est un compositeur, interprète … Wikipédia en Français
Halim El-Dabh — à la tête de mille percussionnistes à l Ingenuity Festival de Cleveland, en 2006 Halim El Dabh (en arabe حليم الضبع), né au Caire, en Égypte le 4 mars 1921, est un compositeur, interprète, ethnomusicologue et éducateur … Wikipédia en Français
Halim El-Dabh — Halim Abdul Messieh El Dabh (Arabic: حليم عبد المسيح الضبع; born in Sakakini, Cairo, Egypt on March 4, 1921) is an Egyptian born U.S. composer, performer, ethnomusicologist, and educator.Early lifeEl Dabh grew up in Cairo, Egypt, a member of a… … Wikipedia
Halim El Roumi — was a Lebanese musician. He was the father of the Lebanese singer, Magida El Roumi. Born in Lebanon and grown up in Palestine, Halim El Roumi started his artistic life as an amateur in 1935 and then enrolled in the High Institute of Arabic Music… … Wikipedia
Halim Nassim Abi Chahine — (1912 1998) a Lebanese surgeon, born in Amioun, North Lebanon.FamilyFather Nassim , mother Tarfa Abi Chahine . Married to Lili Nasrallah Al Borgi , had a family of 6 children. Elder brother, Sami immigrated to Argentina in his 18 th, before the… … Wikipedia
Halim Malkoč — (* 1917; † 7. März 1947) war ein bosnisch muslimischer Imam und SS Obersturmführer der Waffen SS. Malkoč war bekannt für seine Beteiligung in der Unterdrückung der Villefranche de Rouergue Meuterei von 1943. Er war vermutlich der einzige Muslim,… … Deutsch Wikipedia