-
1 halel
arapça خلل bozukluk. halel gelmek bozulmak, lekelenmek, gölge düşmek. -
2 عطب
halel -
3 ihlâl
arapça اخلال bozma, lekeleme, halel getirme. ihlâl edilmek bozulmak, halel getirilmek. ihlâl etmek bozmak, halel getirmek. -
4 haleldâr
arapça-farsça خللدار bozulmuş, bozuk. haleldâr etmek bozmak, halel getirmek. haleldâr olmak bozulmak, halel gelmek. -
5 أضرار
beis; dokunca; eza; eziyet; halel; hüsran; işkence; ziyan -
6 خلل
ayak; çalkantı; dağdağa; dengesizlik; endişe; gözenek; halel; kargaşa; merak; sakatlık; tertipsizlik -
7 فساد
bozukluk; halel -
8 beeinträchtigen
beeinträchtigen* [bə'ʔaıntrɛçtıgən]vtden Wert/Wirkung von etw \beeinträchtigen bir şeyin değerini/etkisini azaltmak2) ( stören) bozmak, halel vermek (-e);die Sicherheit des Straßenverkehrs \beeinträchtigen trafiğin güvenliğini bozmak -
9 Beeinträchtigung
bozma, halel; ( Verminderung) azaltma -
10 unbeschadet
I präp1) ( trotz) rağmen (-e)2) ( ohne Schaden für) zarar vermeden (-e), halel getirmeden (-e)II adv;etw \unbeschadet überstehen zarara uğramadan bir şeyi atlatmak -
11 أضرار
-
12 خلل
خَلَل1. kargaşaAnlamı: karışıklık, düzensizlik2. merakAnlamı: kaygı, tasa3. ayak4. halelAnlamı: bozukluk, bozma5. dağdağaAnlamı: gürültü patırtı6. tertipsizlikAnlamı: düzensizlik7. dengesizlik8. endişeAnlamı: tasa, kaygı, kuşku, korku9. sakatlıkAnlamı: sakat olma durumu10. çalkantı11. gözenek -
13 عطب
عَطَبhalelAnlamı: bozukluk, bozma -
14 فساد
См. также в других словарях:
halel — is., esk., Ar. ḫalel Bozma, bozukluk Atasözü, Deyim ve Birleşik Fiiller halel gelmek halel getirmek halel vermek … Çağatay Osmanlı Sözlük
halel — (A.) [ ﻞﻠﺧ ] bozukluk. ♦ halel gelmek bozulmak, lekelenmek, gölge düşmek … Osmanli Türkçesİ sözlüğü
halel gelmek — bozulmak, zarara uğramak İsterdim ki saçlarının rengine, dişlerinin parıltısına ve gözlerinin güzelliğine halel gelmemiş olsun. Y. K. Karaosmanoğlu … Çağatay Osmanlı Sözlük
halel getirmek — zarar vermek Son nefesine kadar devlet adamı saygınlığına halel getirmeyen böyle bir metanet örneği olmuştu. H. Taner … Çağatay Osmanlı Sözlük
halel vermek — bozmak, sarsmak Yeni mahalleler ayrı yerlerde şehrin tarihî kıymetine halel vermemek üzere inşa olunmaktadır. F. R. Atay … Çağatay Osmanlı Sözlük
HALEL — Bozukluk. Eksiklik. * Başkası tarafından verilen zarar. * İki şeyin aralığı. Boşluk. Açıklık … Yeni Lügat Türkçe Sözlük
halel — bozma; bozukluk; eksiklik; zarar … Hukuk Sözlüğü
kılına halel gelmemek — hiçbir zarara uğramamak Her şeyi kılıfına uydurduktan sonra kılına halel gelmez. M. İzgü … Çağatay Osmanlı Sözlük
MUHİLL — (Halel. den) İhlâl eden. Bozan. Sakatlayan. Karıştıran … Yeni Lügat Türkçe Sözlük
Séder pascual — Saltar a navegación, búsqueda Mesa dispuesta para la celebración del Séder, dentro de la fiesta del Pésaj. El Séder pascual (en hebreo: סֵדֶר, orden , colocación ) es un importante ritual festivo judío celebrado en la primera noche de la … Wikipedia Español
Séder de Pésaj — Mesa dispuesta para la celebración del Séder, dentro de la fiesta del Pésaj. El Séder de Pésaj (en hebreo: סֵדֶר, orden , colocación ) es un importante ritual festivo judío celebrado en la primera noche de Pésaj (el día 14 de Nisán). Fuera de… … Wikipedia Español