Перевод: с турецкого на все языки

со всех языков на турецкий

halef

  • 1 halef

    halef Nachfolger m;
    b-le halef selef olmak jemandes Nachfolge antreten

    Türkçe-Almanca sözlük > halef

  • 2 halef

    halef s
    ( selef karşıtı) Nachfolger(in) m(f)
    biriyle \halef selef olmak jds Nachfolge antreten; ( yerine geçmek) jds Platz übernehmen

    Sözlük Türkçe-Almanca kompakt > halef

  • 3 halef

    прее́мник, правопрее́мник

    Türkçe-rusça sözlük > halef

  • 4 halef

    варис

    Türkçe-Tatarca sözlük > halef

  • 5 halef

    n. successor, successor in interest
    * * *
    successor

    Turkish-English dictionary > halef

  • 6 halef

    paşwer

    Türk-Kürt Sözlük > halef

  • 7 halef

    dziedzic; następca; sukcesor; zastępca

    Türkçe-Lehçe Sözlük > halef

  • 8 halef

    а
    1) прее́мник, продолжа́тель; насле́дник, правопрее́мник
    2) пото́мок, пото́мство

    Büyük Türk-Rus Sözlük > halef

  • 9 halef

    διάδοχος, απόγονος

    Türkçe-Yunanca Sözlük > halef

  • 10 halef

    خليفة

    Türkçe-Arapça Sözlük > halef

  • 11 halef

    خليفة [خَلِيفَة]

    Türkçe-Arapça Sözlük > halef

  • 12 halef

    successor ardýl

    İngilizce Sözlük Türkçe > halef

  • 13 halef

    successor.- ve selef successor and predecessor. - selef olmak to be successor and predecessor to each other.

    Saja Türkçe - İngilizce Sözlük > halef

  • 14 halef

    xələf

    Türkçe-Azerice Sözlük > halef

  • 15 halef

    následník; následovník; nástupce

    Türkçe-Çekçe Sözlük > halef

  • 16 halef selef

    в соч.
    ••

    Türkçe-rusça sözlük > halef selef

  • 17 halef selef olmak

    заня́ть ме́сто предыду́щего

    Türkçe-rusça sözlük > halef selef olmak

  • 18 ardıl

    1. تدرجي [تَدَرُّجِيّ]
    Anlamı: birinin ardından gelip onun yerine geçen kimse, öncel karşıtı, halef
    2. تعاقبي [تَعَاقُبِيّ]
    Anlamı: birinin ardından gelip onun yerine geçen kimse, öncel karşıtı, halef
    3. تمثيلية [تَمْثِيلِيَّة]
    Anlamı: birinin ardından gelip onun yerine geçen kimse, öncel karşıtı, halef
    4. تناوبي [تَنَاوُبِيّ]
    Anlamı: birinin ardından gelip onun yerine geçen kimse, öncel karşıtı, halef
    5. دائم [دائِم]
    Anlamı: birinin ardından gelip onun yerine geçen kimse, öncel karşıtı, halef
    6. دافق [دافِق]
    Anlamı: birinin ardından gelip onun yerine geçen kimse, öncel karşıtı, halef
    7. دراك [دِرَاك]
    Anlamı: birinin ardından gelip onun yerine geçen kimse, öncel karşıtı, halef
    8. ديوم [دَيُّوم]
    Anlamı: birinin ardından gelip onun yerine geçen kimse, öncel karşıtı, halef
    9. سلسلة [سلسلة]
    Anlamı: birinin ardından gelip onun yerine geçen kimse, öncel karşıtı, halef
    10. صمد [صَمَد]
    Anlamı: birinin ardından gelip onun yerine geçen kimse, öncel karşıtı, halef
    11. فائض [فائِض]
    Anlamı: birinin ardından gelip onun yerine geçen kimse, öncel karşıtı, halef
    12. فياض [فَيَّاض]
    Anlamı: birinin ardından gelip onun yerine geçen kimse, öncel karşıtı, halef
    13. متتابع [مُتَتَابِع]
    Anlamı: birinin ardından gelip onun yerine geçen kimse, öncel karşıtı, halef
    14. متتال [مُتَتَالٍ]
    Anlamı: birinin ardından gelip onun yerine geçen kimse, öncel karşıtı, halef
    15. متصل [مُتَّصِل]
    Anlamı: birinin ardından gelip onun yerine geçen kimse, öncel karşıtı, halef
    16. متدفق [مُتَدَفِّق]
    Anlamı: birinin ardından gelip onun yerine geçen kimse, öncel karşıtı, halef
    17. مترابط [مُتَرَابِط]
    Anlamı: birinin ardından gelip onun yerine geçen kimse, öncel karşıtı, halef
    18. مترافق [مُتَرَافِق]
    Anlamı: birinin ardından gelip onun yerine geçen kimse, öncel karşıtı, halef
    19. متسلسل [مُتَسَلْسِل]
    Anlamı: birinin ardından gelip onun yerine geçen kimse, öncel karşıtı, halef
    20. متعاقب [مُتَعَاقِب]
    Anlamı: birinin ardından gelip onun yerine geçen kimse, öncel karşıtı, halef
    21. متقارن [مُتَقَارِن]
    Anlamı: birinin ardından gelip onun yerine geçen kimse, öncel karşıtı, halef
    22. متلاحق [مُتَلَاحِق]
    Anlamı: birinin ardından gelip onun yerine geçen kimse, öncel karşıtı, halef
    23. متلازم [مُتَلَازِم]
    Anlamı: birinin ardından gelip onun yerine geçen kimse, öncel karşıtı, halef
    24. متماسك [مُتَمَاسِك]
    Anlamı: birinin ardından gelip onun yerine geçen kimse, öncel karşıtı, halef
    25. متناوب [مُتَنَاوِب]
    Anlamı: birinin ardından gelip onun yerine geçen kimse, öncel karşıtı, halef
    26. متواتر [مُتَوَاتِر]
    Anlamı: birinin ardından gelip onun yerine geçen kimse, öncel karşıtı, halef
    27. متواصل [مُتَوَاصِل]
    Anlamı: birinin ardından gelip onun yerine geçen kimse, öncel karşıtı, halef
    28. متوال [مُتَوَالٍ]
    Anlamı: birinin ardından gelip onun yerine geçen kimse, öncel karşıtı, halef
    29. مداوم [مُدَاوِم]
    Anlamı: birinin ardından gelip onun yerine geçen kimse, öncel karşıtı, halef
    30. مدعم [مُدَعَّم]
    Anlamı: birinin ardından gelip onun yerine geçen kimse, öncel karşıtı, halef
    31. مرتبط [مُرْتَبِط]
    Anlamı: birinin ardından gelip onun yerine geçen kimse, öncel karşıtı, halef
    32. مرسخ [مُرَسَّخ]
    Anlamı: birinin ardından gelip onun yerine geçen kimse, öncel karşıtı, halef
    33. مستتب [مُسْتَتِبّ]
    Anlamı: birinin ardından gelip onun yerine geçen kimse, öncel karşıtı, halef
    34. مستديم [مُسْتَدِيم]
    Anlamı: birinin ardından gelip onun yerine geçen kimse, öncel karşıtı, halef
    35. مستقر [مُسْتَقِرّ]
    Anlamı: birinin ardından gelip onun yerine geçen kimse, öncel karşıtı, halef
    36. مستمر [مُسْتَمِرّ]
    Anlamı: birinin ardından gelip onun yerine geçen kimse, öncel karşıtı, halef
    37. مسلسل [مُسَلْسَل]
    Anlamı: birinin ardından gelip onun yerine geçen kimse, öncel karşıtı, halef
    38. مسنود [مَسْنُود]
    Anlamı: birinin ardından gelip onun yerine geçen kimse, öncel karşıtı, halef
    39. معاقب [مُعَاقَب]
    Anlamı: birinin ardından gelip onun yerine geçen kimse, öncel karşıtı, halef
    40. معاقب [مُعَاقِب]
    Anlamı: birinin ardından gelip onun yerine geçen kimse, öncel karşıtı, halef
    41. معزز [مُعَزَّز]
    Anlamı: birinin ardından gelip onun yerine geçen kimse, öncel karşıtı, halef
    42. مقيم [مُقِيم]
    Anlamı: birinin ardından gelip onun yerine geçen kimse, öncel karşıtı, halef
    43. مناوب [مُنَاوِب]
    Anlamı: birinin ardından gelip onun yerine geçen kimse, öncel karşıtı, halef
    44. منصب [مُنْصَبّ]
    Anlamı: birinin ardından gelip onun yerine geçen kimse, öncel karşıtı, halef

    Türkçe-Arapça Sözlük > ardıl

См. также в других словарях:

  • Halef — ist ein Name im Nahen und Mittleren Osten. Der Name ist arabischen Ursprungs und bedeutet Nachfolger .[1] Er wird sowohl als Vor und Nachname benutzt. Die arabische Form wird meistens Khalaf (arabisch ‏خلف‎) transkribiert. Der Name steht in… …   Deutsch Wikipedia

  • halef — is., Ar. ḫalef Birinin ardından gelip onun makamına geçen kimse, ardıl, selef karşıtı Birleşik Sözler halef selef hayrulhalef …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • halef — (A.) [ ﻒﻠﺧ ] 1. evlat, oğul. 2. halef, yerine geçen, arkadan gelen …   Osmanli Türkçesİ sözlüğü

  • halef selef — sf. Biri ötekinin makamını alan Atasözü, Deyim ve Birleşik Fiiller halef selef olmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • HALEF — Birinin yerine sonradan geçen kimse. Babadan sonra kalan oğul …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • halef selef olmak — biri ötekinin makamını almak, yerine geçmek …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • HALEF AN-SELEF — Seleften halefe geçme. Geçen ve gidenden, gelene kalma. Babadan evlâda geçme …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • Hadschi Halef Omar Ben Hadschi Abul Abbas Ibn Hadschi Dawuhd al Gossarah — ist eine literarische Figur, die in verschiedenen Abenteuerromanen von Karl May auftritt. Sie ist nach Winnetou und Old Shatterhand eine der bekanntesten Figuren aus Karl Mays Werken und tritt überwiegend in den im Osmanischen Reich spielenden… …   Deutsch Wikipedia

  • Hadschi Halef Omar — Ben Hadschi Abul Abbas Ibn Hadschi Dawuhd al Gossarah ist eine literarische Figur, die in verschiedenen Abenteuerromanen von Karl May auftritt. Sie ist nach Winnetou und Old Shatterhand eine der bekanntesten Figuren aus Karl Mays Werken und tritt …   Deutsch Wikipedia

  • Hadschi Halef Omar — Ben Hadschi Abul Abbas Ibn Hadschi Dawud al Gossarah, literally hajji Halef Omar, son of hajji father of Abbas, son of hajji David al Gossarah, is one of Karl May s literary characters. Hajji means one who has performed the Muslim pilgrimage to… …   Wikipedia

  • The Hadschi Halef Omar Ban — Nickname for a German law forbidding multi barreled surnames. A German court recently upheld a ban on couples combining their names to form interminably long surnames. Stephanie Kerchner reported for Time: Critics of the verdict dubbed the… …   Dictionary of unconsidered lexicographical trifles

Поделиться ссылкой на выделенное

Прямая ссылка:
Нажмите правой клавишей мыши и выберите «Копировать ссылку»