-
1 gitmek
1) кIон/кIуэн -
2 gitmek
кIон, макIо, кIожьын -
3 ava gitmek
шакIо кIон/ щакIуэ кIуэн -
4 hoş(un)a gitmek
-
5 randevuya gitmek
зэIукIапIэм кIон/ зэIущIапIэм кIуэн, зэIукIэгъупIэм екIолIэн/ зэIущIэгъупIэм екIуэлIэн, ПIАЛЪЭМ екIолIэн/ екIуэлIэн -
6 ağırına gitmek
ыгу хэкIын -
7 aksi gitmek
мытэрэзэу кIон -
8 ardından gitmek
лъыкIон, ыужыкIэ кIон -
9 arkasından gitmek
лъыкIон, кIэлъыкIон -
10 baş sağlığına gitmek
тхьаусыхакIо кIон -
11 başsağlığına gitmek
тхьаусыхакIо, тхьаусхакIу -
12 beraber gitmek
зэдэкIон, зэдакIо, дэкIон -
13 birbirine gitmek
зэлъыкIон, зэфэкIон -
14 boşa gitmek
пкIэ зимыIэу кIуагъэ хъун, хьэулые хъун -
15 çekip gitmek
IукIэу кIон -
16 dört nala gitmek
шыр анахь псынкIэу кIоу, чъэн -
17 geçmiş olsuna gitmek
упчIакIо кIон, кIэупчIакIо кIон -
18 geri geri gitmek
зэкIэкIожьын -
19 geri gitmek
зэкIэкIон -
20 gücüne gitmek
шъхьакIо щыхъун, шIошъхьэкIон
См. также в других словарях:
gitmek — e, der 1) Bir yere doğru yönelmek 2) den Bir yerden veya bir işten ayrılmak 3) Çıkmak, ulaşmak Bu yol nereye gider? 4) Belli bir amaçla bir yere devam etmek veya bir işle uğraşmak Her gün çalışmaya gidiyor. 5) nsz Sürmek, devam etmek Ama böyle… … Çağatay Osmanlı Sözlük
kıçın kıçın gitmek — 1) geriye doğru gitmek, geri geri gitmek 2) henüz yürümeyen bebek kıçüstü gitmek … Çağatay Osmanlı Sözlük
sılaya gitmek — 1) bir süre ayrı kaldığı evini, yurdunu görmeye gitmek Ara sıra memlekete, sılaya gitmek lazım. R. H. Karay 2) anne, baba ve diğer akrabalarını görmek için memlekete gitmek … Çağatay Osmanlı Sözlük
ağır aksak yürümek (veya gitmek veya ilerlemek) — 1) yavaş olarak, istenilen hızda olmayarak yürümek (gitmek, ilerlemek) Hava ve su kirlenmesine karşı mücadele ağır aksak yürüdü. 2) düzensiz, aralıklı olarak yürümek (gitmek, ilerlemek) … Çağatay Osmanlı Sözlük
hacca gitmek — 1) Müslümanlıkta, hac amacıyla Mekke ye gitmek 2) Hristiyanlıkta, kutsal sayılan yerlere gitmek … Çağatay Osmanlı Sözlük
basıp gitmek — birdenbire gitmek, aklına koyduğu şeyi yapmak üzere bulunduğu yerden uzaklaşmak, çekip gitmek … Çağatay Osmanlı Sözlük
ipe gitmek — ölüme gitmek Menfaatine dokunan adam, ipe gitmek için lazım gelen hükümleri giyer. F. R. Atay … Çağatay Osmanlı Sözlük
acayibine gitmek — yadırgamak, tuhafına gitmek … Çağatay Osmanlı Sözlük
badi badi yürümek (veya gitmek veya koşmak) — ördek gibi iki yana sallanarak yürümek (gitmek, koşmak) Hani biz bir çayırda arabayla geçerken bir boğa çıkageldi, köylü korkudan nasıl badi badi koşmaya başlamıştı? A. Ş. Hisar … Çağatay Osmanlı Sözlük
deplasmana gitmek (veya çıkmak) — dış sahaya gitmek … Çağatay Osmanlı Sözlük
dere tepe düz gitmek — engelleri aşarak gitmek Geceleyin ay aydınlığında yola düzüldüler. Dere tepe düz gittiler. Dağlar aştılar. Ö. Seyfettin … Çağatay Osmanlı Sözlük