-
41 yanlış yere gitmek
мэкIохъу -
42 yazlığa gitmek
гъэтхэ гъэпсэфыкIон -
43 almak
1.1) (bir yeri, kenti almak; fethetmek) штэн/щтэн 2. (ештэ/ ещтэ), къэштэн/ къэщтэн (къештэ/ къещтэ) (чIыр / щIырalmak; КЪАЛЭР almak)2) (onlar onları almak) IАХЫН; (сIахыгъэх/ сIахахэщ: onlar onları benden almak; пIахыгъэх/ пIахахэщ: almak senden almak; Iахыгъэх/ Iахахэщ: almak ondan almak; тIахыгъэх/ тIахахэщ: almak bizden almak; шъуIахыгъэх/ фIахахэщ: almak sizden almak; аIахыгъэх/ яIахахэщ: almak onlardan almak)3) (onlar onu almak) IАХЫН; (сIахыгъ/ сIахащ: onlar onu benden almak; пIахыгъ/ пIахащ: almak senden almak; Iахыгъ/ Iахащ: almak ondan almak; тIахыгъ/ тIахащ: almak bizden almak; шъуIахыгъ/ фIахащ: almak sizden almak; аIахыгъ/ яIахащ: almak onlardan almak)4) (onları ondan geri almak) къыIыхыжьын/ къеIихыжын; къыIысхыжьыгъэх/ къеIисхыжахэщ: ben onları ondan geri aldım; къыIыпхыжьыгъэх/ къеIипхыжахэщ: sen almak; къыIихыжьыгъэх/ къеIихыжахэщ: o almak; къыIытхыжьыгъэх/ къеIитхыжахэщ: biz almak; къыIышъупхыжьыгъэх/ къеIифпхыжахэщ: siz almak; къыIахыжьыгъэх/ къыIахыжахэщ: onlar almak)5) (onu onlardan geri almak) къаIыхыжьын/ къаIихыжын; къаIысхыжьыгъ/ къаIисхыжащ: ben onu onlardan geri aldım; къаIыпхыжьыгъ / къаIипхыжащ: sen almak; къаIихыжьыгъ/ къаIихыжащ: o almak; къаIытхыжьыгъ/ къаIитхыжащ: biz almak; къаIышъухыжьыгъ/ къаIифхыжащ: siz almak; къаIахыжьыгъ/ къаIахыжащ: onlar almak)2.1) (birinden/elinden beriye doğru ; alıp gelmek/getirmek) къыIыхын/ къеIихын: (ben onu sendenalmak: къыпIысхыгъ/ къыпIисхащ; almakondanalmak: къыIысхыгъ/ къеIисхащ; almaksizdenalmak: къышъуIысхыгъ/ къыфIисхащ; almakonlardanalmak: къаIысхыгъ/ къайIисхащ)2) (birinden/elinden geri almak (geri alıp getirmek) къыIыхыжьын/ къеIихыжын: (ben onu sendenalmak: къыпIысхыжьыгъ/ къыпIисхыжащ; almakondanalmak: къыIысхыжьыгъ/ къеIисхыжащ; almaksizdenalmak: къышъуIысхыжьыгъ/ къыфIисхыжащ; almakonlardanalmak: къаIысхыжьыгъ/ къайIисхыжащ)3) (onları geri alıp gitmek/götürmek) Iыхыжьын/ Iихыжын: (o onları benden geri aldı, geri alıp götürdü): сIихыжьыгъэх/ сIихыжахэщ; almaksendenalmak: пIихыжьыгъэх/ пIихыжахэщ; almakondanalmak: Iихыжьыгъэх/ Iихыжахэщ; almakbizdenalmak: тIихыжьыгъэх/ тIихыжахэщ; almaksizdenalmak: шIуихыжьыгъэх/ фIихыжахэщ; almakonlardanalmak: аIихыжьыгъэх/ яIихыжахэщ)4) (onu geri alıp gitmek/götürmek) Iыхыжьын/ Iихыжын: (o onu benden/ elimden geri aldı, geri alıp götürdü: сIихыжьыгъ/ сIихыжащ; almaksendenalmak: пIихыжьыгъ/ пIихыжащ; almakondanalmak: almakIихыжьыгъ/ Iихыжащ; almakbizdenalmak: тIихыжьыгъ/ тIихыжащ; almaksizdenalmak: шIуихыжьыгъ/ фIихыжащ; almakonlardanalmak: аIихыжьыгъ/ яIихижащ)5) (öteye doğru; alıp gitmek/ götürmek) IЫХЫН; (o onu benden aldı (alıp götürdü): сIихыгъ/ сIихащ; almaksendenalmak: пIихыгъ/ пIихащ; almakondanalmak: Iихыгъ/ Iихащ; almakbizdenalmak: тIихыгъ/ тIихащ; almaksizdenalmak: шIуихыгъ/ фIихащ; almakonlardanalmak: аIихыгъ/ яIихащ); (o onları benden aldı (alıp götürdü): сIихыгъэх/ сIихахэщ; almaksendenalmak: пIихыгъэх/ пIихахэщ; almakondanalmak: Iихыгъэх/ Iихахэщ; almakbizdenalmak: тIихыгъэх/ тIихахэщ; almaksizdenalmak: шIуихыгъэх/ фIихахэщ; almakonlardanalmak: аIихыгъэх/ яIихахэщ)3.4.1) (satın almak (beriye doğru ) къэщэфын/ къэщэхун2) (satın almak (öteye doğru ) щэфын/ щэхун5. (onu ondan beriye doğru geri almak; geri alıp gelmek/getirmek) къыIыхыжьын/ къеIыхыжын: (ben onu ondan geri aldım: къыIысхыжьыгъ/ къеIысхыжащ; senalmak: къыIыпхыжьыгъ/ къеIыпхыжащ; oalmak: къыIихыжьыгъ/ къеIихыжащ; bizalmak: къыIытхыжьыгъ/ къеIытхыжащ; sizalmak: къыIышъухыжьыгъ/ къеIыфхыжащ; onlaralmak: къыIахыжьыгъ/ къыIахыжащ) -
44 çekilmek
-
45 dinleme-k
(dinleme-kye gitmek) дэIокIон/ дэIуакIуэн -
46 sokulmak
3) (yanına g1tmek) кIэрыхьан, кIэлъырыхьан5) (yürüyerek birine sokulmak) екIолIэн/екIуэлIэн6) (yürüyerek, gizlice birine sokulmak) екIошъэн/ екIуэщэн
См. также в других словарях:
gitmek — e, der 1) Bir yere doğru yönelmek 2) den Bir yerden veya bir işten ayrılmak 3) Çıkmak, ulaşmak Bu yol nereye gider? 4) Belli bir amaçla bir yere devam etmek veya bir işle uğraşmak Her gün çalışmaya gidiyor. 5) nsz Sürmek, devam etmek Ama böyle… … Çağatay Osmanlı Sözlük
kıçın kıçın gitmek — 1) geriye doğru gitmek, geri geri gitmek 2) henüz yürümeyen bebek kıçüstü gitmek … Çağatay Osmanlı Sözlük
sılaya gitmek — 1) bir süre ayrı kaldığı evini, yurdunu görmeye gitmek Ara sıra memlekete, sılaya gitmek lazım. R. H. Karay 2) anne, baba ve diğer akrabalarını görmek için memlekete gitmek … Çağatay Osmanlı Sözlük
ağır aksak yürümek (veya gitmek veya ilerlemek) — 1) yavaş olarak, istenilen hızda olmayarak yürümek (gitmek, ilerlemek) Hava ve su kirlenmesine karşı mücadele ağır aksak yürüdü. 2) düzensiz, aralıklı olarak yürümek (gitmek, ilerlemek) … Çağatay Osmanlı Sözlük
hacca gitmek — 1) Müslümanlıkta, hac amacıyla Mekke ye gitmek 2) Hristiyanlıkta, kutsal sayılan yerlere gitmek … Çağatay Osmanlı Sözlük
basıp gitmek — birdenbire gitmek, aklına koyduğu şeyi yapmak üzere bulunduğu yerden uzaklaşmak, çekip gitmek … Çağatay Osmanlı Sözlük
ipe gitmek — ölüme gitmek Menfaatine dokunan adam, ipe gitmek için lazım gelen hükümleri giyer. F. R. Atay … Çağatay Osmanlı Sözlük
acayibine gitmek — yadırgamak, tuhafına gitmek … Çağatay Osmanlı Sözlük
badi badi yürümek (veya gitmek veya koşmak) — ördek gibi iki yana sallanarak yürümek (gitmek, koşmak) Hani biz bir çayırda arabayla geçerken bir boğa çıkageldi, köylü korkudan nasıl badi badi koşmaya başlamıştı? A. Ş. Hisar … Çağatay Osmanlı Sözlük
deplasmana gitmek (veya çıkmak) — dış sahaya gitmek … Çağatay Osmanlı Sözlük
dere tepe düz gitmek — engelleri aşarak gitmek Geceleyin ay aydınlığında yola düzüldüler. Dere tepe düz gittiler. Dağlar aştılar. Ö. Seyfettin … Çağatay Osmanlı Sözlük