-
1 Anfuhr
Anfuhr ['anfu:ɐ] fdie \Anfuhr von Holz und Kohle odun ve kömür getirme -
2 Erfüllung
1) ( Befriedigung) ödeme, ifa2) ( einer Aufgabe) yerine getirme, ifa; ( eines Vertrages) yerine getirme; ( einer Pflicht) yapma, ifa, yerine getirme;in \Erfüllung gehen yerine gelmek, gerçekleşmek;sein Wunsch ist in \Erfüllung gegangen arzusu yerine geldi, dileği gerçekleşti, muradına erdi -
3 Abdichtung
( Isolierung) conta(lama); ( gegen Lärm) ses geçirmez duruma getirme; ( gegen Feuchtigkeit) su geçirmez duruma getirme -
4 Formulierung
Formulierung f <Formulierung; Formulierungen> dile getirme; (Ausdruck) ifade -
5 imprägnieren
imprägnieren v/t <o ge-, h> su geçirmez hale getirme -
6 Selbstverpflegung
Selbstverpflegung f <Selbstverpflegung; o pl> yiyeceğini kendi getirme/sağlamma -
7 Erledigung
1. ( Besorgung) yapılması gereken işler;ich habe noch einige \Erledigungen zu machen yapılması gereken bazı işlerim daha var -
8 Verzinsung
-
9 Ausführung
f.gerçekleştirmef.uygulamaf.yerine getirme -
10 Ausführungen
pl.gerçekleştirmepl.uygulamapl.yerine getirme -
11 Überzeugung
-
12 Überzeugungen
-
13 Verrichtung
yapmayerine getirme -
14 Verrichtungen
yapmayerine getirme -
15 Vollzug
icrayerine getirme
См. также в других словарях:
getirme — is. Getirmek işi … Çağatay Osmanlı Sözlük
birleme — is. 1) Bir etme, tek duruma getirme 2) Tanrı nın birliğini dile getirme, tevhit … Çağatay Osmanlı Sözlük
icra — is., müz., Ar. icrāˀ 1) Bir müzik eserini oluşturan notaları sese çevirme 2) huk. Borçlunun alacaklıya karşı yapmak veya ödemekle yükümlü bulunduğu bir şeyi adli bir kuruluş aracılığıyla yerine getirme Kirayı icra ile alabildim. İcra memuru. 3)… … Çağatay Osmanlı Sözlük
AMEL — İş. Çalışma. Bir emri veya vazifeyi yerine getirme. * Kâr, iş işleme. * Dini bir emri yerine getirme, tatbik etme. İtaat. İbâdet … Yeni Lügat Türkçe Sözlük
TAHYİL — (C.: Tahyilât) (Hayal. den) Akla getirme. Fikre getirme, zihinde canlandırma … Yeni Lügat Türkçe Sözlük
İNTAC — Neticelenme. Husule getirme. Sona erdirme. Doğurma, meydana getirme … Yeni Lügat Türkçe Sözlük
icra — Borçlunun alacaklıya karşı yapmak veya ödemekle yükümlü bulunduğu bir şeyi adli bir kuruluş aracılığıyla yerine getirme. Yapma, yerine getirme, bir işi yürütme … Hukuk Sözlüğü
List of ethnic, regional, and folk dances sorted by origin — This is a list of ethnic, folk, traditional, regional, or otherwise traditionally assiciated with a particular ethnicity, dances , grouped by ethnicity, country or region. These dances should also be listed on the general, noncategorized index… … Wikipedia
açıklaştırabilmek — i Daha açık bir duruma getirme imkânı veya olasılığı bulunmak … Çağatay Osmanlı Sözlük
ağaçlandırabilmek — i Bir yeri fidanlar dikerek ağaçlı duruma getirme olasılığı bulunmak … Çağatay Osmanlı Sözlük
akışkanlaştırıcı — is. Akışkan duruma getirme özelliği olan şey … Çağatay Osmanlı Sözlük