-
1 mal
In m (pl maux,)1 douleur ağrı, acı [a'ʤɯ]2 avoir du mal à faire qqch bir şeyi yapmakta zorlanmak♦ se donner du mal çaba harcamak◊Elle s'est donné du mal pour terminer à temps. — Zamanında bitirmek için bayan çaba harcadı.
3 critique kötü şey4 immoralité kötülük [cœty'lyc]II1 incorrectement kötü [cœ'ty]◊C'est mal fait. — Bu kötü yapılmış.
◊Il a mal compris. — Yanlış anladı.
2 immoralement kötü [cœ'ty]a kötü olmakb kötü gitmek◊Ses affaires vont mal. — İşleri kötü gidiyor.
4 se sentir mal kendini kötü hissetmek5 pas mala fena değil◊Je m'en moque pas mal. — Umurumda değil.
◊Il n'est pas mal. — O fena değil.
6 pas mal de fena sayılmaz.
См. также в других словарях:
Fena — may refer to:*FENA, the Federal News Agency of the republic of Bosnia and Herzegovina *Fractional sodium excretion (FENa), the fraction of sodium excreted relative to the fraction of sodium in circulation *Fena Lake, the largest lake on the… … Wikipedia
fena — |ê| s. f. Espécie de abutre … Dicionário da Língua Portuguesa
fena — 1. sf., Ar. fenāˀ 1) İyi nitelikte olmayan, kötü Rüşvet aslında fena şeydir fakat daha fenası rüşvet ayıplığını kaybetmişliktir. B. Felek 2) Üzücü Bu savaş yılları o kadar fena ve ağır felaketler öğretmişti ki... H. E. Adıvar 3) İstenilen ve… … Çağatay Osmanlı Sözlük
fena — s ( n, fenor) vara fena på , vara duktig på, inte röra en fena , vara helt stilla … Clue 9 Svensk Ordbok
Fena Lake — Infobox lake lake name = Fena Lake image lake = caption lake = image bathymetry = caption bathymetry = location = Guam coords = coord|13|20|34|N|144|41|49|E|type:waterbody region:GU|display=inline,title type = inflow = outflow = catchment = basin … Wikipedia
fena olmak — 1) (biri) hasta gibi olmak, fenalaşmak Bütün bu hatıraların yerini bir tek duygu, fena bir duygu, fenayım, fena oluyorum duygusu kapladı. P. Safa 2) (biri) kötüleşmek 3) (biri) çok üzülmek, bozulmak … Çağatay Osmanlı Sözlük
fena hâlde — zf. Aşırı ölçüde, son derece, pek çok, adamakıllı Yemekten sonra fena hâlde mızmızlanıyor, uyumamak için kendini zor tutuyordu. S. F. Abasıyanık … Çağatay Osmanlı Sözlük
fena etmek — 1) (birini) kötü davranmak 2) (birini) kötü bir duruma düşürmek Bu koku beni fena etti … Çağatay Osmanlı Sözlük
FENa — fractional excretion of sodium * * * fractional excretion of sodium … Medical dictionary
FENa — fractional excretion of sodium * * * fractional excretion of sodium … Medical dictionary
FENA — abbr. Freight (Power Station Coal) Nottinghamshire Class 58 Pool [railway pool code] … Dictionary of abbreviations