-
1 سماء
felek; gök; gökyüzü; hava; sema -
2 حظ
حَظّ1. yazıAnlamı: alın yazısı, yazgı2. yazgıAnlamı: alın yazısı, kader3. kutAnlamı: uğur, baht4. şanslılıkAnlamı: talihli olma durumu5. talihAnlamı: şans, baht6. şansAnlamı: talih, baht, felek7. bahtAnlamı: talih, kader, şans8. felekAnlamı: talih, baht, şans -
3 نصيب
نَصِيب1. bazıAnlamı: birtakım, kimi, bazısı, ara sıra, arada bir, kimi vakit2. hakAnlamı: bir pay3. mukadderatAnlamı: yazgı4. kaderAnlamı: alın yazısı, yazgı5. hisseAnlamı: pay, nasip6. kısmet7. kontenjanAnlamı: pay oranı8. kota9. payAnlamı: birden fazla10. talihAnlamı: şans, baht11. nasipAnlamı: birinin payına düşen şey12. birtakımAnlamı: belirsiz olarak çokluğu anlatır13. şansAnlamı: talih, baht, felek14. felekAnlamı: talih, baht, şans15. bahtAnlamı: talih, kader, şans16. alın yazısıAnlamı: yazgı, talih, kader, mukadderat17. cüz -
4 حظ
baht; felek; kut; şans; şanslılık; talih; yazgı; yazı -
5 دنيا
acun; âlem; cihan; dünya; evren; felek; kâinat; kozmos; küre; zemin -
6 عالم
acun; âlem; aşina; bilgili; bilgin; cihan; dünya; evren; felek; kâinat; kırk ambar; kozmos; ulema; zemin -
7 نصيب
alın yazısı; baht; bazı; birtakım; cüz; felek; Hak; hisse; kader; kısmet; kontenjan; kota; mukadderat; nasip; pay; şans; talih -
8 بخت
بَخْت1. kutAnlamı: uğur, baht2. fal3. talihAnlamı: şans, baht4. şansAnlamı: talih, baht, felek5. bahtAnlamı: talih, kader, şans -
9 جد
Iجَدّ1. cetAnlamı: dede, büyük baba, ata2. talihAnlamı: şans, baht3. şansAnlamı: talih, baht, felek4. ataAnlamı: baba, dede ve büyük babalardan her biri5. ecdatAnlamı: atalar, dedeler6. dedeAnlamı: babanın veya ananın babası, büyük baba7. büyük babaAnlamı: babanın veya annenin babası, dedeIIجَدَّ1. ciddîleşmekAnlamı: ciddî bir durum almak2. ivmekAnlamı: çabuk davranmakجِدّ1. çalışkanlıkAnlamı: çalışkan olma durumu2. çabaAnlamı: bir iş yapmak için sürekli çalışma, ceht -
10 دنيا
دُنْيا1. küreAnlamı: yeryüzü, dünya2. kâinatAnlamı: dünya, evren3. acunAnlamı: âlem, dünya4. kozmosAnlamı: evren5. evrenAnlamı: gök varlıklarının bütünü, kâinat, kozmos6. âlemAnlamı: dünya, cihan7. zeminAnlamı: yeryüzü, dünya8. felekAnlamı: dünya, âlem9. dünyaAnlamı: el gün, herkes10. cihanAnlamı: evren, âlem, dünya -
11 سماء
1. gökyüzüAnlamı: göğün görünen yüzeyi, sema2. havaAnlamı: gökyüzü, sema3. gök4. felekAnlamı: gök, gök yüzü5. semaAnlamı: gök, gökyüzü -
12 طالع
طالِع1. fal2. talihAnlamı: şans, baht3. şansAnlamı: talih, baht, felek4. bahtAnlamı: talih, kader, şans -
13 عالم
Iعالَم1. kâinatAnlamı: dünya, evren2. kozmosAnlamı: evren3. acunAnlamı: âlem, dünya4. evrenAnlamı: gök varlıklarının bütünü, kâinat, kozmos5. âlemAnlamı: dünya, cihan6. zeminAnlamı: yeryüzü, dünya7. felekAnlamı: dünya, âlem8. dünyaAnlamı: el gün, herkes9. cihanAnlamı: evren, âlem, dünyaIIعالِم1. aşinaAnlamı: bilinen, tanıdık olan2. kırk ambarAnlamı: bir çok şeyler bilen kimse3. ulemaAnlamı: bilgiler4. bilgiliAnlamı: bilgi sahibi olan5. bilgin
См. также в других словарях:
felek — is., ği, esk., Ar. felek 1) Gök, gökyüzü, sema 2) Dünya, âlem 3) Talih, baht, şans Felek oyun etmişti onlara, yiğitlerden ikisi uyuya kaldı. C. Meriç 4) Askerî mızıkada zilli bir müzik aracı Birleşik Sözler çarkıfelek kahpe felek kambur felek… … Çağatay Osmanlı Sözlük
FELEK — Gök, gök katı, devir. * Tâli , baht. * Büyük ve dâirevi olan şey. * Her gök seyyaresinin gezdiği âlem. * Dünyâ, âlem, * Bir zilli âlet. * Yuvarlak kütük, kızak.(Felek her türlü esbab ı cefasın toplasın gelsin Dönersem kahpeyim millet yolunda bir… … Yeni Lügat Türkçe Sözlük
FELEK-ÜL A'ZAM — (Bak: Felek i eflâk … Yeni Lügat Türkçe Sözlük
felek — (A.) [ ﮏﻠﻓ ] 1. gökyüzü. 2. talih. 3. kader … Osmanli Türkçesİ sözlüğü
felek, kimine kavun yedirir kimine kelek — bu dünyada kimi insanlar mutluluk içinde yaşarlar, kimileri de talihsizdirler anlamında kullanılan bir söz … Çağatay Osmanlı Sözlük
felek yâr olursa — bir terslik çıkmazsa, şartlar uygun giderse anlamında kullanılan bir söz … Çağatay Osmanlı Sözlük
FELEK-İ EFLÂK — Göğün en son katı. (Bak: Ar … Yeni Lügat Türkçe Sözlük
kahpe felek — is., ği Rast gelmeyen, yâr olmayan talih veya kader anlamında kullanılan bir söz Aşktı bizdeki, onlardaki mantık / Onlardan yana çıktı kahpe felek. C. S. Tarancı … Çağatay Osmanlı Sözlük
kambur felek — is., ği Talih ve kader için sitem yollu kullanılan bir söz … Çağatay Osmanlı Sözlük
ARUS-İ FELEK — Güne … Yeni Lügat Türkçe Sözlük
ATEBE-İ FELEK-MERTEBE — Osmanlı Padişahlarının sarayı … Yeni Lügat Türkçe Sözlük