Перевод: с турецкого на английский

с английского на турецкий

falan

  • 1 falan

    "colloq. 1. so-and-so. 2. a certain person, you know who. 3. what´s his name; what´s her name. 4. around, roughly, approximately, or so: Sekiz kişi falan geldi. Eight or so people came. On beş ağustosta falan olacak. It´ll be on the fifteenth of August or thereabouts. 5. and people such as they, Brit. and co.; and such, and so forth, and so on, and what have you, and what not; et cetera, etc.: Ali, Veli, Naili falan geldiler. Ali, Veli, Naili and co. have come. Fuzuli´yi, Nefi´yi, Nedim´i falan okudum. I´ve read Fuzuli, Nefi, Nedim, etc. - filan/festekiz/feşmekân/fıstık/fistan/fişman 1. given people, these people; given things, these things. 2. and people such as they, and that lot; and what have you, and what not; et cetera, etc. 3. such and such: Falan filan tarihlerde falan filan gelecek. On such and such dates such and such people will come."

    Saja Türkçe - İngilizce Sözlük > falan

  • 2 falan

    conj. or so
    --------
    prep. so and so, and so on, like, re

    Turkish-English dictionary > falan

  • 3 falan

    "such and such, so-and-so, or so; and such like"

    İngilizce Sözlük Türkçe > falan

  • 4 falan filan

    adj. such and such

    Turkish-English dictionary > falan filan

  • 5 falan filân

    n. etcetera

    Turkish-English dictionary > falan filân

  • 6 falan filan

    and so on

    İngilizce Sözlük Türkçe > falan filan

  • 7 filan falan

    and so on

    İngilizce Sözlük Türkçe > filan falan

  • 8 filan

    "colloq. 1. so-and-so. 2. a certain person, you know who. 3. what´s his name; what´s her name. 4. around, roughly, approximately, or so: Otuz kişi filan gitti. Thirty or so people left. Otuz eylülde filan olacak. It´ll be on the thirtieth of September or thereabouts. 5. and people such as they, Brit. and co.; and such, and so forth, and so on, and what have you, and what not; et cetera, etc.: Amerikalılar, Fransızlar, Ruslar filan geldiler. The Americans, the French, the Russians, and so on have come. Cumhurbaşkanlarıyla, başbakanlarla filan tanışmış bir adamım ben. I´m a man who´s met presidents, prime ministers, and such. - falan/festekiz/feşmekân/fıstık/fistan/fişman 1. given people, these people, given things, these things. 2. and people such as they, and that lot; and what have you, and what not; etc. 3. such and such: Filan falan günlerde filan falan şehrimizi ziyaret edecek. On such and such days such and such people will visit our city."

    Saja Türkçe - İngilizce Sözlük > filan

См. также в других словарях:

  • Falan — is a town and municipality in the Tolima department of Colombia. Falan was founded before 1539, by the Guandecas and Pomponáes tribes. It was discovered by Spanish Baltazar Maldonado in 1539. The population of the municipality was 17,251 as of… …   Wikipedia

  • falan — zm., Ar. fulān 1) Söylenmesi istenmeyen veya gerekli görülmeyen bir özel adın yerini tutan kelime, filan Bana falan geldi, falan gitti diye anlatmaya başladı. 2) is. Cümlede belirtilen nesne veya nesnelerden sonra gelerek ve benzerleri anlamında… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • Falan — 5°08′N 74°57′W / 5.133, 74.95 …   Wikipédia en Français

  • Falan — Original name in latin Falan Name in other language Falan, Santa Ana, Santana, Santana de Lajas State code CO Continent/City America/Bogota longitude 5.11564 latitude 74.94894 altitude 875 Population 5234 Date 2012 01 19 …   Cities with a population over 1000 database

  • Falan — Admin ASC 2 Code Orig. name Falan Country and Admin Code CO.28.3682511 CO …   World countries Adminstrative division ASC I-II

  • falan filan — is. Önem verilmeyen, hafifsenen kimse, şey, filan falan, falan festekiz, falan feşmekân Ona kâğıt, kalem falan filan lazım …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • falan festekiz — is. Falan filan Unutma, yok bilmem, görmemiş, falan festekiz gibi masallar anlatmaya başladı …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • falan feşmekân — is. Falan filan …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • falan fıstık — is., ğı Falan filan …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • Új név a régi ház falán — Infobox ESC entry song = flagicon|Hungary Új név a régi ház falán caption = year = 1995 country = Hungary artist = Csaba Szigeti as = with = language = Hungarian languages = composer = Ferenc Balázs lyricist = Attila Horváth conductor = Miklós… …   Wikipedia

  • aşağı (falan) yukarı — 1) (falan) bir kimsenin adının dilden düşürülmediğini, onun pek gözde olduğunu anlatan bir söz Adı erken yaşta şaire çıkmıştı. Şair aşağı, şair yukarı. H. Taner 2) (falan) bir hizmette çok kullanılan kişice, yakınma olarak kullanılan bir söz …   Çağatay Osmanlı Sözlük

Поделиться ссылкой на выделенное

Прямая ссылка:
Нажмите правой клавишей мыши и выберите «Копировать ссылку»