-
1 أغنية
IأُغْنِيَةşarkıAnlamı: ezgi, müzik parçası, melodiIIأُغْنِيَّة1. yırAnlamı: türkü, şarkı2. şarkıAnlamı: ezgi, müzik parçası, melodi -
2 حزن
Iحَزَّنَ1. kahretmekAnlamı: çok üzmek2. incitmekAnlamı: kırmak, üzmek3. zehretmek4. üzmekAnlamı: üzüntü vermekIIحَزَن1. üzgünlükAnlamı: neşesizlik, üzgün olma durumu2. mutsuzlukAnlamı: mutsuz olma durumu3. üzgüAnlamı: cefa, eza, eziyet, yersiz ve gereksiz olarak çektirilen sıkıntı4. korkuAnlamı: kaygı, üzüntü5. merakAnlamı: kaygı, tasa6. ezgiAnlamı: üzüntü, sıkıntı7. azapAnlamı: dünyada günah ışlemiş olanlara ahirette verilecek ceza, çok büyük sıkıntı8. kasvetAnlamı: sıkıntı, iç sıkıntısı9. depresyonAnlamı: ruhî çöküntü10. mahzunlukAnlamı: mahzun olma durumu11. gaileAnlamı: sıkıntı, dert, keder, üzüntü12. endişeAnlamı: tasa, kaygı, kuşku, korku13. hüzünAnlamı: gönül üzgünlüğü, keder, gam14. gamAnlamı: tasa, kaygı, üzüntü15. kahırAnlamı: derin üzüntü ve acı16. kaygıAnlamı: üzüntü, tasa17. kasavetAnlamı: üzüntü, tasa18. teessürAnlamı: üzülmeحَزَنَ1. kahretmekAnlamı: çok üzülmek2. efkârlanmakAnlamı: tasalanmak, kaygılanmak, üzülmek3. gamlanmakAnlamı: tasalanmak, kaygılanmak4. kahırlanmakAnlamı: çok ve için için üzülmek5. kaygılanmakAnlamı: kaygı duymak6. kederlenmekAnlamı: kederli olmak, üzülmek7. mahzunlaşmakAnlamı: üzülmek8. hüzünlenmekAnlamı: hüzün duymak, hüzünlü duruma gelmek9. çırpınmakAnlamı: acı ile kıvranmak10. kahrolmakAnlamı: çok üzülmek11. tasalanmakAnlamı: üzülmek, kaygılanmak12. zehrolmak13. kıvranmakAnlamı: acı çekmekIVحَزِن1. mutsuzAnlamı: mutlu olmayan, bedbaht2. neşesizAnlamı: üzgün, düşünceli3. mahzunAnlamı: üzgün, üzüntülü4. efkârlıAnlamı: tasalanmış, tasalı, kaygılı5. melülAnlamı: üzgün6. gamlıAnlamı: kaygılı, tasalı7. zavallıAnlamı: acınacak kadar kötü durumda bulunan, mutsuz8. üzüntülüAnlamı: acılı, üzüntüsü olan, müteessir9. bedbahtAnlamı: mutsuz, bahtsız, talihsiz10. dertliAnlamı: derdi olan kimseVحَزِنَ1. kahretmekAnlamı: çok üzülmek2. efkârlanmakAnlamı: tasalanmak, kaygılanmak, üzülmek3. gamlanmakAnlamı: tasalanmak, kaygılanmak4. kahırlanmakAnlamı: çok ve için için üzülmek5. kederlenmekAnlamı: kederli olmak, üzülmek6. kaygılanmakAnlamı: kaygı duymak7. mahzunlaşmakAnlamı: üzülmek8. çırpınmakAnlamı: acı ile kıvranmak9. bunalmakAnlamı: çok sıkılmak10. hüzünlenmekAnlamı: hüzün duymak, hüzünlü duruma gelmek11. kahrolmakAnlamı: çok üzülmek12. tasalanmakAnlamı: üzülmek, kaygılanmak13. zehrolmak14. üzülmekAnlamı: üzüntü duymak, kaygılanmak15. korkmakAnlamı: kaygı duymak, endişe etmek16. kıvranmakAnlamı: acı çekmekVIحُزْن1. mutsuzlukAnlamı: mutsuz olma durumu2. üzgüAnlamı: cefa, eza, eziyet, yersiz ve gereksiz olarak çektirilen sıkıntı3. ezgiAnlamı: üzüntü, sıkıntı4. azapAnlamı: dünyada günah ışlemiş olanlara ahirette verilecek ceza, çok büyük sıkıntı5. depresyonAnlamı: ruhî çöküntü6. mahzunlukAnlamı: mahzun olma durumu7. kasvetAnlamı: sıkıntı, iç sıkıntısı8. gaileAnlamı: sıkıntı, dert, keder, üzüntü9. hüzünAnlamı: gönül üzgünlüğü, keder, gam10. endişeAnlamı: tasa, kaygı, kuşku, korku11. kahırAnlamı: derin üzüntü ve acı12. gamAnlamı: tasa, kaygı, üzüntü13. kaygıAnlamı: üzüntü, tasa14. kederAnlamı: acı15. kasavetAnlamı: üzüntü, tasa16. teessürAnlamı: üzülme -
3 أسى
acı; arkalamak; azap; avutmak; depresyon; elem; endişe; eziyet; ezgi; ezinç; gaile; gam; geçindirmek; hüzün; işkence; kahır; kasavet; kasvet; kaygı; mahzunluk; mutsuzluk; teessür; üzgü -
4 ابتئاس
acı; azap; depresyon; elem; endişe; eziyet; ezgi; ezinç; gaile; gam; hüzün; işkence; kahır; kasavet; kasvet; kaygı; keder; korku; mahzunluk; merak; mutsuzluk; teessür; üzgünlük; üzgü -
5 اكتئاب
acı; azap; depresyon; elem; endişe; eziyet; ezgi; ezinç; gaile; gam; hüzün; işkence; kahır; kasavet; kasvet; mahzunluk; mutsuzluk; üzgü -
6 بؤس
azap; depresyon; endişe; ezgi; gaile; gam; hüzün; kahır; kasavet; kaygı; mahzunluk; mutsuzluk; teessür; üzgünlük; üzgü -
7 بأساء
azap; depresyon; endişe; ezgi; gaile; gam; hüzün; kahır; kasavet; mahzunluk; mutsuzluk; zavallılık -
8 بث
acı; beyan; depresyon; efkârlanmak; elem; endişe; emisyon; enformasyon; eziyet; ezgi; ezinç; gaile; gam; hüzün; ilâncılık; işkence; kahır; kasavet; kaygı; korku; mahzunluk; merak; mutsuzluk; sermek; teessür; üzgü; yayım; yayın -
9 تجهم
azap; depresyon; endişe; ezgi; gaile; gam; kasavet; mahzunluk; mutsuzluk; somurtkanlık; üzgü -
10 ترح
azap; bedbaht; depresif; depresyon; dertli; efkârlanmak; efkârlı; endişe; ezgi; gaile; gam; gamlı; hüzünlü; hüzün; incitmek; kahır; kahretmek; kasvetli; kasavet; kasavetli; kaygı; kaygılı; keder; korku; korkutmak; mahzun; mahzunluk; melül; merak; mutsuz; mutsuzluk; neşesiz; teessür; üzgünlük; üzmek; üzgü; üzüntülü; yaslı; zavallı; zehretmek -
11 تقطيب
azap; depresyon; endişe; ezgi; gaile; gam; kaygı; mahzunluk; mutsuzluk; somurtkanlık -
12 جزع
azap; depresyon; dertlenmek; efkârlanmak; endişe; endişeli; evhamlı; ezgi; gam; kahır; kasvet; kasavet; mahzunluk; mutsuzluk; oniks; tasa; üzgünlük -
13 جهامة
azap; depresyon; endişe; ezgi; gaile; gam; mahzunluk; mutsuzluk; somurtkanlık -
14 حزن
azap; bedbaht; bunalmak; çırpınmak; depresyon; dertli; efkârlanmak; efkârlı; endişe; ezgi; gaile; gam; gamlanmak; gamlı; hüzünlenmek; hüzün; incitmek; kahır; kahırlanmak; kahretmek; kahrolmak; kasvet; kasavet; kaygı; kaygılanmak; keder; kederlenmek; kıvranmak; korku; korkmak; mahzun; mahzunlaşmak; mahzunluk; melül; merak; mutsuz; mutsuzluk; neşesiz; tasalanmak; teessür; üzgünlük; üzmek; üzülmek; üzgü; üzüntülü; zavallı; zehretmek; zehrolmak -
15 شجب
azap; depresyon; efkârlanmak; endişe; ezgi; gaile; gam; hüzün; kahır; kasvet; kasavet; kaygı; keder; mahzunluk; mutsuzluk; teessür; üzgü -
16 شجن
azap; branş; dal; depresyon; dertlenmek; efkârlanmak; endişe; ezgi; gaile; gam; hüzün; incitmek; kahır; kahretmek; kasvet; kasavet; kaygı; keder; kısım; kol; korku; mahzunluk; merak; mutsuzluk; seksiyon; tasa; teessür; üzmek; üzgü; zehretmek -
17 شجو
azap; depresyon; endişe; ezgi; gaile; gam; hüzün; kahır; kasvet; kasavet; kaygı; keder; mahzunluk; mutsuzluk; teessür; üzgü -
18 عبوس
abus; azap; depresyon; endişe; ezgi; gaile; gam; kasavet; mahzunluk; mutsuzluk; nemrut; somurtkan; somurtkanlık; somurtuk -
19 غصة
azap; depresyon; endişe; ezgi; gaile; gam; hüzün; kahır; kasvet; kasavet; kaygı; mahzunluk; mutsuzluk; teessür; üzgü -
20 غم
azap; depresyon; endişe; ezgi; gaile; gam; hüzün; incitmek; kahır; kahretmek; kasvet; kasavet; kaygı; keder; korkutmak; mahzunluk; mutsuzluk; üzgü; üzmek; zehretmek
См. также в других словарях:
ezgi — is., müz. 1) Belli bir kurallara göre düzenlenmiş, kulağa hoş gelen ses dizisi, haz, nağme, melodi Pir Sultan ağzından bir ezgi okuyup tüm yürekleri kendine bağladı. K. Bilbaşar 2) müz. Bir müzik parçasında baştan sona kadar belirli yerlerde… … Çağatay Osmanlı Sözlük
Ezgi Asaroglu — Ezgi Asaroğlu Ezgi Asaroğlu Nom de naissance Ezgi Asaroğlu Naissance 18 juin 1987 (22 ans) Izmir, Turquie Nationalité(s) … Wikipédia en Français
Ezgi Asaroğlu — Données clés Nom de naissance Ezgi Asaroğlu Naissance 18 juin 1987 (1987 06 18) (24 ans) Izmir, Turquie Nationalité … Wikipédia en Français
Ezgi Apartments — (Стамбул,Турция) Категория отеля: Адрес: Kadirga Liman Cad. No: 121 Kucukayasofya/S … Каталог отелей
Ezgi Apart — (Karaoz,Турция) Категория отеля: Адрес: Siteler Cad, 11. Sok No:11 Karaoz Mavikent , 07390 Kar … Каталог отелей
Ezgi Dağdelenler — Ezgi Dağdelenler … Wikipédia en Français
Ezgi Kapdan — Ezgi Kapdan … Wikipédia en Français
Ezgi Arslan — Fiche d’identité Nom complet Ezgi Arslan … Wikipédia en Français
ezği — nazlı,eza,cefa etme … Beypazari ağzindan sözcükler
Umuda Ezgi — is a Turkish music group which was formed in 1989 by Nihat Aydin and Yavuz Bingol in Izmir. Their groups first name was Atmacalar but after the first album they changed their name to Umuda Ezgi. Yavuz Bingol left the group 1995 and he made his… … Wikipedia
ağır ezgi — sf., alay Çok ağır, yavaş yavaş, ahenkli Yaşlıca bir hanım, ağır ezgi, fıstıki makam bir yürüyüşle bulunduğumuz yerin hizasına geldi. A. Ş. Hisar … Çağatay Osmanlı Sözlük