-
1 اعتذار
esef; teessüf -
2 تأسف
esef; teessüf; yazık; yazıklanmak; yerinmek -
3 تندم
esef; pişmanlık -
4 أسف
IأَسَفesefAnlamı: acınma, yerinmeIIأَسِف1. esefAnlamı: acınma, yerinme2. maatteessüfAnlamı: ne yazık ki3. maalesefAnlamı: ne yazık ki4. pişmanأَسِفَacınmakAnlamı: yerinmek, eseflenmek -
5 تأسف
Iتَأَسَّفَ1. yazıklanmakAnlamı: esef etmek, teessüf etmek2. yerinmekAnlamı: teessüf etmekIIتَأَسُّف1. teessüfAnlamı: acınma, yerinme2. esefAnlamı: acınma, yerinme3. yazıkAnlamı: kınama -
6 أسف
acınmak; esef; maalesef; maatteessüf; pişman -
7 اعتذار
اِعْتِذار1. teessüfAnlamı: acınma, yerinme2. esefAnlamı: acınma, yerinme -
8 تألم
Iتَأَلَّمَ1. ahlamakAnlamı: iç çekmek, ah etmek, ah çekmek2. kıyınmak3. acınmakAnlamı: yerinmek, eseflenmek4. hayıflanmakAnlamı: acımak, üzülmek, esef etmek5. incinmek6. çırpınmakAnlamı: acı ile kıvranmak7. sancılanmakAnlamı: sancıya tutulmak8. kıvranmakAnlamı: acı çekmekIIتَأَلُّم1. acılıkAnlamı: dokunaklılık, kederlilik2. azapAnlamı: dünyada günah ışlemiş olanlara ahirette verilecek ceza, çok büyük sıkıntı3. ezinçAnlamı: şiddetli acı ve sıkıntı, azap4. kırgınlıkAnlamı: kırgın olma durumu -
9 تفجع
Iتَفَجَّعَ1. zonklamakAnlamı: (vücudun bir yeri)nabız atışı gibi, kesik kesik ağrımak veya sancımak2. acınmakAnlamı: yerinmek, eseflenmek3. kıyınmak4. incinmek5. hayıflanmakAnlamı: acımak, üzülmek, esef etmek6. çırpınmakAnlamı: acı ile kıvranmak7. kıvranmakAnlamı: acı çekmekIIتَفَجُّع1. azapAnlamı: dünyada günah ışlemiş olanlara ahirette verilecek ceza, çok büyük sıkıntı2. ezinçAnlamı: şiddetli acı ve sıkıntı, azap3. kırgınlıkAnlamı: kırgın olma durumu -
10 تندم
-
11 توجع
Iتَوَجَّعَ1. ahlamakAnlamı: iç çekmek, ah etmek, ah çekmek2. zonklamakAnlamı: (vücudun bir yeri)nabız atışı gibi, kesik kesik ağrımak veya sancımak3. kıyınmak4. acınmakAnlamı: yerinmek, eseflenmek5. ıhlamakAnlamı: hastalıktan inlemek6. incinmek7. hayıflanmakAnlamı: acımak, üzülmek, esef etmek8. çırpınmakAnlamı: acı ile kıvranmak9. kıvranmakAnlamı: acı çekmekIIتَوَجُّع1. gaileAnlamı: sıkıntı, dert, keder, üzüntü2. eziyetAnlamı: aşırı güçlük ve sıkıntı, üzgü3. işkenceAnlamı: eziyet4. elemAnlamı: dert, acı5. ezinçAnlamı: şiddetli acı ve sıkıntı, azap6. ezaAnlamı: üzme, sıkıntı verme7. acımaAnlamı: acımak işi8. ağrıAnlamı: şiddetli ve sürekli bir acı9. acıtmak
См. также в других словарях:
esef — is., esk., Ar. esef 1) Üzüntü, kaygı, tasa Ötekilerin yüzünde, onunki gibi esefle karışmamış, bambaşka bir öfke vardı. T. Buğra 2) Acınma, üzülme 3) Yerinme Atasözü, Deyim ve Birleşik Fiiller esef etmek … Çağatay Osmanlı Sözlük
ESEF-HAN — f. Acıyan, merhamet eden, şefkat eden, esef eden … Yeni Lügat Türkçe Sözlük
ESEF — European Space Exposure Facility Plattform zum Aussetzen und Einholen von Objekten in den Weltraum Weltraumfahrt … Acronyms
ESEF — European Space Exposure Facility Plattform zum Aussetzen und Einholen von Objekten in den Weltraum {Weltraumfahrt} … Acronyms von A bis Z
esef — (A.) [ ﻒﺱا ] üzülme, hayıflanma … Osmanli Türkçesİ sözlüğü
ESEF — Hüzün, gam, nedamet, pişmanlık. Daralmak. Elden çıkan bir şey için hâsıl olan üzünt … Yeni Lügat Türkçe Sözlük
esef etmek — üzülmek, acınmak … Çağatay Osmanlı Sözlük
ESEF-NAK — f. Hüzünlü, acıklı, esefli … Yeni Lügat Türkçe Sözlük
MAAL-ESEF — Yazık ki. Maalesef … Yeni Lügat Türkçe Sözlük
Lingua Franca Nova — Infobox Language name=Lingua Franca Nova caption=Flag creator=C. George Boeree setting=International auxiliary language speakers= > 100 [Between 30 (estimate based on use of lfn in yahoo group and wiki edits) and 200 (members of lfn yahoo group)] … Wikipedia
European Science and Environment Forum — The European Science and Environment Forum (ESEF), now defunct, called itself an independent, non profit making alliance of scientists whose aim is to ensure that scientific debates are properly aired, and that decisions which are taken, and… … Wikipedia