Перевод: с турецкого на все языки

со всех языков на турецкий

ertesi gün

  • 1 ertesi gün

    adv. the day after, on the morrow

    Turkish-English dictionary > ertesi gün

  • 2 ertesi gün

    dotira rojê

    Türk-Kürt Sözlük > ertesi gün

  • 3 ertesi gün


    ятIонэрэ маф, неущымыкI

    Малый турецко-адыгский словарь > ertesi gün

  • 4 ertesi gün

    the next day, the following day

    İngilizce Sözlük Türkçe > ertesi gün

  • 5 ertesi

    ertesi folgend-, nächst-, z.B. ertesi gün am nächsten Tag;
    ertesi yıl nächste(s) Jahr; im nächsten Jahr; erte

    Türkçe-Almanca sözlük > ertesi

  • 6 ertesi

    сле́дующий (о дне, неделе и т. п.)

    ertesi gün — а) сле́дующий день; б) на сле́дующий день

    ertesi yıl — а) сле́дующий / бу́дущий год; б) на сле́дующий год; в бу́дущем году́

    Türkçe-rusça sözlük > ertesi

  • 7 ertesi

    сле́дующий (о дне, о неделе и т. п.)

    ertesi gün — а) сле́дующий день; б) на сле́дующий день

    ertesi yıl — а) сле́дующий (бу́дущий) год; б) на сле́дующий год; в бу́дущем году́

    Büyük Türk-Rus Sözlük > ertesi

  • 8 ertesi

    nächste(r, s)
    \ertesi akşam/gün/sabah am nächsten Abend/Tag/Morgen, am darauf folgenden Abend/Tag/Morgen
    \ertesi günün akşamı am nächsten Abend
    \ertesi günün gazetesi die Zeitung vom nächsten Tag
    \ertesi yaz/kış im nächsten Sommer/Winter

    Sözlük Türkçe-Almanca kompakt > ertesi

  • 9 ertesi

    1. بعدي [بَعْدِيّ]
    Anlamı: bir günün, yılın vs. ardından gelen gün, yıl
    2. تابع [تابِع]
    Anlamı: bir günün, yılın vs. ardından gelen gün, yıl
    3. تال [تالِ]
    Anlamı: bir günün, yılın vs. ardından gelen gün, yıl
    4. تلو [تِلْو]
    Anlamı: bir günün, yılın vs. ardından gelen gün, yıl
    5. لاحق [لاحِق]
    Anlamı: bir günün, yılın vs. ardından gelen gün, yıl

    Türkçe-Arapça Sözlük > ertesi

  • 10 bayram

    "religious festival, Bairam; national holiday; festival, festivity. - arifesi the eve of a Bairam. - ayı the month of Shawwal (of the Muslim calendar). -dan bayrama rarely, once in a blue moon, on occasion. Bayram değil, seyran değil, eniştem beni niye öptü? colloq. There must be something behind this. - ertesi right after the Bairam, in the days just after the Bairam. - etmek/yapmak 1. to feast, celebrate a holiday. 2. to be overjoyed. - günü 1. a Bairam day. 2. on a Bairam day. - haftasını mangal tahtası anlamak to misunderstand completely. - havası a holiday spirit. - koçu gibi gaudy, showy; overdressed. -ınız kutlu/ mübarek olsun! Have a happy Bairam! - namazı morning service on the first day of a Bairam. -da seyranda only occasionally. - şekeri candy offered to visitors on Bairam days. - tebriki congratulations for a Bairam; greeting card. - topu gun fired on Bairam days. - üstü just before a Bairam."

    Saja Türkçe - İngilizce Sözlük > bayram

См. также в других словарях:

  • ertesi — sf. Bir günün, bir haftanın, bir ayın, bir yılın ardından gelen (gün, hafta, ay, mevsim, yıl) Ertesi gün başladı gün doğmadan yolculuk, / Soğuk bir mart sabahı... Buz tutuyor her soluk. F. N. Çamlıbel …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • gün ağarmak — tan yeri aydınlanmak O geceyi çok rahatsız geçiren Rıza ertesi sabah gün ağarırken kalktı. H. Taner …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • çamaşır ertesi olmak — çamaşır yıkamaktan aşırı yorulup hasta olmak Kaynanam da yıkar ama iki gün de çamaşır ertesi olur yatar. M. Ş. Esendal …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • devrisi — sf., hlk. Bir sonraki, ertesi (gün, hafta, ay, yıl) Bizim moruk ertesi güne devrisi der de ondan dilim alışmış. S. F. Abasıyanık …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • Gramática del turco — Contenido 1 Olmak Eylemi (Los verbos Ser y Estar) 2 Contenidos 2.1 Introducción 2.2 Partes de la oración …   Wikipedia Español

  • öğle — is. 1) Gün ortası, öğlen Ertesi gün öğleye kadar nasıl vakit geçireceğini bilemedi. P. Safa 2) Öğle ezanı 3) Öğle namazı Öğleyi de kılar, sonra ağıla çıkarım. Ö. Seyfettin Birleşik Sözler öğle arası öğle ezanı öğle namazı …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • pazar — is., Far. bāzār 1) Satıcıların belirli günlerde mallarını satmak için sergiledikleri belirli geçici yer Perşembe pazarı. Salı pazarı. 2) Belli bir şeyin satıldığı yer Balık pazarı. 3) Alım satım, alışveriş Allah hayırlı pazar versin. 4) Haftanın… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • tarih — is., Ar. tārīḫ 1) Bir olayın gününü, ayını ve yılını bildiren söz veya gün 19 Mayıs 1919, Atatürk ün Samsun a ayak bastığı tarihtir. O tarihte memleket karanlık günler yaşıyordu. 2) Toplumları, milletleri, kuruluşları etkileyen hareketlerden… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • yolculuk — is., ğu 1) Ülkeden ülkeye veya bir ülke içinde bir yerden bir yere gidiş veya geliş, gezi, seyahat, sefer Ertesi gün başladı gün doğmadan yolculuk. F. N. Çamlıbel 2) Bu gidiş gelişte geçen süre 3) Herhangi bir taşıtla bir yere gidip gelme… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • GÜNAŞIRI — t. İki günde bir. Bir gün olup ertesi gün olmayarak ve böylece sürüp giderek …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • anacık — is., ğı Annelere sevgiyle yaklaşıldığını belirten bir söz Ertesi gün okulun yolunu tutunca yine üniformalarının içinde anacıklarının, babacıklarının görmek istedikleri masum çocuksu hâllerine dönerler. H. Taner …   Çağatay Osmanlı Sözlük

Поделиться ссылкой на выделенное

Прямая ссылка:
Нажмите правой клавишей мыши и выберите «Копировать ссылку»