-
1 تأمين
emanet; garanti; güvence; inanca; sigorta; teminat -
2 وديعة
emanet; tevdiat; yatırım -
3 وضيعة
emanet; tevdiat -
4 أمانة
bağlılık; emanet; samimîlik; samimiyet; vefa -
5 أمانة
أَمَانَة1. samimîlikAnlamı: içtenlik2. samimiyetAnlamı: içtenlik3. vefaAnlamı: sevgi bağlılığı4. emanetAnlamı: korunmak için birine veya bir yere bırakılan eşya, kimse vb., inan, vedia5. bağlılıkAnlamı: sevgi, saygı ile yakınlık duyma -
6 إرجاع
-
7 إعادة
إِعَادَة1. teslim2. iadeAnlamı: alınmış bir şeyi geri verme3. ikilemeAnlamı: ikileme işi4. tekrarAnlamı: aynı olayın tekralanması5. tepmekAnlamı: geri çevirmek -
8 ارتجاع
-
9 تأمين
تَأْمِين1. inancaAnlamı: güvence2. garantiAnlamı: güvence, inanca, teminat3. teminatAnlamı: garanti4. güvenceAnlamı: inanca, teminat, garanti5. emanetAnlamı: korunmak için birine veya bir yere bırakılan eşya, kimse vb., inan, vedia6. sigortaAnlamı: zarar olduğunda gidermek için önceden ödenen prim karşılığında yapılan sözleşme -
10 ترجيع
-
11 رد
Iرَدّ1. teslim2. karşılıkAnlamı: cevap, yanıt3. almamazlıkAnlamı: kabul etmeme durumu4. ikilemeAnlamı: ikileme işi5. karşılamakAnlamı: duldurmak, önlemek6. tepmekAnlamı: geri çevirmek7. cevapAnlamı: bir soruya, bir yazıya verilen karşılık, yanıtIIرَدَّ1. göğüslemekAnlamı: göğüsle zorlamak2. kaytarmakAnlamı: geri çevirmek3. döndürmekAnlamı: dönmesini sağlamak -
12 وديع
-
13 وديعة
وَدِيعَة1. tevdiatAnlamı: banka vb. yerlere para yatırma2. emanetAnlamı: korunmak için birine veya bir yere bırakılan eşya, kimse vb., inan, vedia3. yatırımAnlamı: bir gelir elde etmek için yapılan iş, mevduat -
14 وضيعة
وَضِيعَة1. tevdiatAnlamı: banka vb. yerlere para yatırma2. emanetAnlamı: korunmak için birine veya bir yere bırakılan eşya, kimse vb., inan, vedia
См. также в других словарях:
Emanet — Infobox Album Name = Emanet Artist = İzel Type = Album Released = 1997 Recorded = Recorded at Raks Müzik (İstanbul, Turkey) Genre = Turkish pop Length = Label = [http://www.ideefixe.com/Muzik/firma.asp?fid=1331 Raks Müzik] Producer = Mustafa… … Wikipedia
emanet — is., Ar. emānet 1) Birine geçici olarak bırakılan ve teslim alınan kişice korunması gereken eşya, kimse vb., inam, vedia Emaneti olanlar burada her vakit bunlarla ilgilenecek bir çırak bulurlar. S. Birsel 2) Bir kimse ile birine gönderilen şey… … Çağatay Osmanlı Sözlük
emânet — (A.) [ ﺖﻥﺎﻡا ] 1. eminlik. 2. emanet … Osmanli Türkçesİ sözlüğü
emanet bırakmak (veya vermek) — bir eşya, para vb.ni koruma işi yapan kimseye veya yere vermek Bavullarımı otele emanet bıraktım … Çağatay Osmanlı Sözlük
emanet eşeğin yuları gevşek olur — bir kimseye emanet edilen şeyin o kimse tarafından iyi korunmadığı her zaman görülen olaylardandır anlamında kullanılan bir söz … Çağatay Osmanlı Sözlük
emanet etmek — bir şeyi veya bir kimseyi birine veya bir yere korumak için bırakmak Değirmenimi evvel Allah, sonra size emanet ediyorum. S. F. Abasıyanık … Çağatay Osmanlı Sözlük
EMANET — Eminlik. İstikamet üzere bulunmak. * Birisine koruması için teslim edilen şey. Birisine bir şeyi koruması için teslim edilen şey. Birisine bir şeyi koruması için bırakma. Emniyet edilip inanılan şey. * Başkasının hukuku emniyet edilip,… … Yeni Lügat Türkçe Sözlük
emanet dolabı — is. Emanetçinin aldığı para veya eşyayı sakladığı mobilya … Çağatay Osmanlı Sözlük
emanet hayvanın kuskunu yokuşta kopar — eğreti olarak kullanılmak üzere verilen şey uydurma olur, hiç umulmadık bir anda bozulur anlamında kullanılan bir söz … Çağatay Osmanlı Sözlük
Allaha emanet — 1) Tanrı esirgesin anlamında birini överken söylenen bir söz Allaha emanet, iyi çocuktur. 2) tutar yanı olmayan kimse veya nesne için şaka yollu söylenen bir söz … Çağatay Osmanlı Sözlük
berber berbere benzer ama başın Allaha emanet — kendisini uzman olarak gösteren her kişiye güvenilmemelidir, malınızı canınızı tehlikeye sokabilir anlamında kullanılan bir söz … Çağatay Osmanlı Sözlük