-
1 incompleteness
eksik -
2 abortive
eksik -
3 incomplete
eksik -
4 incompleteness
eksik -
5 fallen short of
eksik gel -
6 fell short of
eksik gel -
7 deficient demand theories
eksik tüketim teorileri -
8 distaff side
eksik etek, kadin kismi -
9 imperfect market
eksik rekabet piyasasi -
10 lacking
eksik, kayip, yok -
11 privative opposition
eksik ögeli karsitlik -
12 short delivery
eksik gönderme -
13 undervaluation
eksik degerleme -
14 wanting
eksik, noksan -
15 fall short of
eksik gel -
16 fallen short of
eksik gel -
17 fell short of
eksik gel -
18 incompletely
eksik olarak -
19 deficient
adj. eksik, yetersiz; açık, gerekli olan* * *1. eksik 2. yetersiz* * *[di'fiʃənt](lacking in what is needed: Their food is deficient in vitamins.) yetersiz, eksik -
20 incomplete
adj. tamamlanmamış, bitmemiş, eksik, kusurlu* * *eksik* * *[inkəm'pli:t](not complete or finished; with some part missing: His novel was incomplete when he died; an incomplete pack of cards.) eksik
См. также в других словарях:
eksik — èksik (jèksik) prid. <indekl.> DEFINICIJA reg. koji je nedostatan, nepotpun, manjkav, načet [eksik mjera = nepotpuna mjera] ETIMOLOGIJA tur … Hrvatski jezični portal
eksik — sf., ği 1) Bir bölümü olmayan, noksan, natamam Bu kitap eksik, baş tarafı yok. 2) Mükemmel olmayan, kusurlu, muallel, sakat 3) Az Arada can sıkıntısından doğma kavgalar da hiç eksik değil... R. N. Güntekin 4) is. İhtiyaç duyulan şey Aklı sıra bu… … Çağatay Osmanlı Sözlük
eksik gedik — is., ği Ufak tefek gereksinimler Bu inkılabın hiçbir noktasında eksik gedik bırakmayacağız. A. Gündüz Atasözü, Deyim ve Birleşik Fiiller eksik gedik kapamak … Çağatay Osmanlı Sözlük
eksik etmemek — 1) her zaman bulundurmak Sağ gözünden, güneş vurdukça sağa sola yansıyan tek gözlüğünü eksik etmezdi. A. İlhan 2) her zaman söylemek Bu sözü ağzından eksik etmez … Çağatay Osmanlı Sözlük
eksik olmamak — her vakit ve her fırsatta bulunmak Bir ufak sac mangal, kış yaz önünden eksik olmaz. M. Ş. Esendal Köyde Nevin i sevenler de eksik değildi. S. F. Abasıyanık … Çağatay Osmanlı Sözlük
eksik artık — zf. Biraz eksik veya fazla olarak … Çağatay Osmanlı Sözlük
eksik olmasın — sağ olsun, var olsun anlamında birine karşı hoşnutluk bildiren söz Bir sürü dedikodudan çekindim, eksik olmasın muhtar pek açgözlü değilmiş. A. Gündüz … Çağatay Osmanlı Sözlük
eksik olsun — 1) gereği yok anlamında kullanılan bir söz Böyle yardım eksik olsun. 2) ölsün! anlamında kullanılan bir ilenme sözü … Çağatay Osmanlı Sözlük
eksik etek — is., ği, hlk. Kadın … Çağatay Osmanlı Sözlük
eksik çıkmak — tartı veya ölçünün tam olmadığı görülmek … Çağatay Osmanlı Sözlük
eksik gedik kapamak — ufak tefek gereksinimleri karşılamak … Çağatay Osmanlı Sözlük