-
1 أفندي
bay; bey; centilmen; efendi; mösyö -
2 خواجا
bay; bey; centilmen; efendi; mösyö -
3 خواجة
bay; bey; centilmen; efendi; mösyö -
4 رب
başbuğ; başkan; bay; belki; bey; biriktirmek; centilmen; cemetmek; dayı; ege; egemen; efendi; eğitmek; ehil; emir; genellemek; haiz; komutan; kumandan; mabut; lider; Mevlâ; tanrı -
5 صمد
ardıl; ardışık; baki; bey; centilmen; daTmî; efendi; kalımlı; müdavim; sonrasız; sonsuz -
6 علم
alâmet; alem; amblem; anlık; aşina; aşinalık; belirti; bey; bilgi; bilim; centilmen; damgalamak; efendi; eğitmek; eksperlik; emare; entelekt; ilim; irfan; liva; mösyö; okutmak; öğretmek; sancak; takdir; tavşan dudağı; ulemalık; vukuf -
7 عين
adam; ajan; antilop; atamak; belirlemek; bey; casus; centilmen; cevher; değnekçi; efendi; emir; evin; göz; iç yüz; içmeler; kaymak; kodaman; kolcu; mahiyet; memba; mösyö; öz -
8 قرم
bey; centilmen; efendi; kemirmek; mösyö -
9 متبوع
başbuğ; başkan; bay; bey; centilmen; dayı; efendi; emir; komutan; lider; mösyö -
10 مولى
bey; centilmen; efendi; Mevlâ; mösyö; tanrı -
11 أفندي
أَفَنْدِيّ1. mösyö2. bey3. efendiAnlamı: özel adlardan sonra kullanılan bir unvan, (bey) gibi4. bayAnlamı: bey yerine kullanılan bir ünvan5. centilmenAnlamı: iyi arkadaşlık eden, görgülü, kibar -
12 خواجا
خَوَاجَا1. mösyö2. bayAnlamı: bey yerine kullanılan bir ünvan3. centilmenAnlamı: iyi arkadaşlık eden, görgülü, kibar4. efendiAnlamı: özel adlardan sonra kullanılan bir unvan, (bey) gibi5. bey -
13 خواجة
خَوَاجَة1. mösyö2. bey3. bayAnlamı: bey yerine kullanılan bir ünvan4. efendiAnlamı: özel adlardan sonra kullanılan bir unvan, (bey) gibi5. centilmenAnlamı: iyi arkadaşlık eden, görgülü, kibar -
14 رب
Iرَبّ1. dayıAnlamı: bir kimsenin kayırıcısı olan, sözü geçer kimse2. haizAnlamı: bir şeyin sahibi, malik3. emirAnlamı: kumandan, önder4. komutanAnlamı: bir asker topluluğunun başı5. liderAnlamı: yönetimde gücü ve etkisi olan kimse, önder, şef6. kumandanAnlamı: komutan, önder7. başbuğAnlamı: eski türklerde baş, başkan, komutan8. tanrıAnlamı: allah, ilah9. mevlâAnlamı: tanrı10. mabutAnlamı: kendisine tapınılan varlık11. egeAnlamı: bir çocuğu koruyan, işlerine bakan ve her türlü davranışından sorumlu olan kişı12. ehilAnlamı: sahip, malik olan13. egemenAnlamı: bağımlı olmayan, hükümran, hakim14. efendiAnlamı: özel adlardan sonra kullanılan bir unvan, (bey) gibi15. centilmenAnlamı: iyi arkadaşlık eden, görgülü, kibar16. başkan17. bayAnlamı: bey yerine kullanılan bir ünvan18. beyIIرَبَّ1. genellemekAnlamı: tamim etmek2. eğitmekAnlamı: terbiye etmek, öğretmek3. biriktirmekAnlamı: toplayıp yığmak4. cemetmekAnlamı: toplamak, bir araya getirmekرُبَّbelkiAnlamı: muhtemel olarak, olabilir ki -
15 سؤدد
سُؤْدُد1. yüz akı2. saygınlıkAnlamı: itibar, prestij3. galebeAnlamı: yenme, yengi4. onur5. şerefAnlamı: onur6. kibarlık7. efendilikAnlamı: efendi olma durumu -
16 سيادة
1. ağalıkAnlamı: ağa olma durumu, kibar ve cömertçe davranış2. efendilikAnlamı: efendi olma durumu -
17 صمد
صَمَد1. datmîAnlamı: sürekli, kalıcı, temelli, gedikli2. ardışıkAnlamı: birbiri ardından gelen, mütevali3. kalımlıAnlamı: kalıcı, yok olmayan4. sonrasızAnlamı: sonsuz olan5. ardılAnlamı: birinin ardından gelip onun yerine geçen kimse, öncel karşıtı, halef6. bakiAnlamı: sürekli, kalıcı, daimî7. müdavimAnlamı: bir yere sürekli olarak giden8. sonsuzAnlamı: sonu olmayan9. centilmenAnlamı: iyi arkadaşlık eden, görgülü, kibar10. bey11. efendiAnlamı: özel adlardan sonra kullanılan bir unvan, (bey) gibi -
18 علم
Iعَلَّمَ1. eğitmekAnlamı: terbiye etmek, öğretmek2. okutmakAnlamı: okumasını, öğrenmesini sağlamak3. öğretmekAnlamı: bilgi, beceri kazandırmak4. damgalamakAnlamı: bir şeyin üzerine damga ile işaret yapmak, damga vurmakIIعَلَم1. alâmetAnlamı: belirti, ışaret, iz, nişan, alâmet2. tavşan dudağıAnlamı: yarık dudak3. emareAnlamı: ışaret, iz, belirti4. livaAnlamı: sancak, bayrak5. alemAnlamı: bayrak, minare, kubbe6. sancakAnlamı: bayrak7. mösyö8. amblemAnlamı: soyut bir şeyin, bir kavramın sembolü olan varlık veya eşya, belirtke9. belirtiAnlamı: alâmet, nişan10. bey11. efendiAnlamı: özel adlardan sonra kullanılan bir unvan, (bey) gibi12. centilmenAnlamı: iyi arkadaşlık eden, görgülü, kibarعِلْم1. ulemalıkAnlamı: bilginlik, âlimlik2. anlıkAnlamı: duyu ve iradeden ayrı olarak düşünülen bilme melekesi, anlama gücü, müdrike, entelekt3. irfanAnlamı: bilme, anlama4. eksperlikAnlamı: uzmanlık5. ilimAnlamı: bilim6. entelektAnlamı: akıl, zihin, idrak7. aşinaAnlamı: bildik, tanıdık8. aşinalıkAnlamı: tanıma, birini bilme, tanışıklık9. vukufAnlamı: anlama, bilme10. takdirAnlamı: anlama11. bilimAnlamı: deneye dayalı düzenli bilgi12. bilgiAnlamı: insan aklının erebileceği olgu, gerçek ve ilkelerin bütününe verilen ad -
19 عين
Iعَيْن1. içmeler2. mösyö3. özAnlamı: bir kimsenin benliği4. adam5. ajanAnlamı: bir devlet veya kuruluşun gizli amaçları için çalışan kimse, casus, temsilci6. kaymak7. cevherAnlamı: bir şeyin özü8. centilmenAnlamı: iyi arkadaşlık eden, görgülü, kibar9. efendiAnlamı: özel adlardan sonra kullanılan bir unvan, (bey) gibi10. casus11. bey12. iç yüzAnlamı: herkesçe bilinmeyen, künh13. membaAnlamı: kaynak, pınar14. evinAnlamı: bir şeyin içindeki öz, lüp15. kolcu16. kodamanAnlamı: ileri gelenlerinden olan (kimse)17. emirAnlamı: kumandan, önder18. gözAnlamı: görme organı19. mahiyetAnlamı: nitelik, vasıf20. değnekçiIIعِينantilopعَيَّنَ1. atamakAnlamı: birini bir göreve getirmek, tayin etmek2. belirlemekAnlamı: belirli duruma getirmek, tayin etmek -
20 قرم
IقَرَمَkemirmekIIقَرْم1. mösyö2. bey3. centilmenAnlamı: iyi arkadaşlık eden, görgülü, kibar4. efendiAnlamı: özel adlardan sonra kullanılan bir unvan, (bey) gibi
- 1
- 2
См. также в других словарях:
EFENDI — Titre turc, d’origine grecque (authentès ), qui apparaît en Asie Mineure sous les Saldj qides avec la signification de «maître», «seigneur». Sous les Ottomans, à partir du XVIe siècle, le titre d’efendi s’applique aux membres des classes… … Encyclopédie Universelle
Efendi — (auch Effendi) ist eine türkische Form der Anrede und bedeutet so viel wie „Herr“. Der Plural lautet Efendiler. Die Herkunft dieses Begriffes ist unklar, ein Zusammenhang mit dem neugriechischen aphentes oder griechischen „authentes“… … Deutsch Wikipedia
efendi — (del turco «efendi», señor, del gr. «authéntēs», a través del fr.) m. *Título honorífico usado entre los turcos. ≃ Fendi. * * * efendi. (Del fr. efendi, este del turco efendi, señor, este del b. gr. ἀφέντης, y este del gr. αὐθέντης). m. Entre los … Enciclopedia Universal
efendi — EFÉNDI s.m. invar. (înv.) Titlu de politeţe pus în Turcia, după un nume propriu, învăţaţilor, funcţionarilor; persoană care avea acest titlu. – Din tc. efendi. Trimis de LauraGellner, 04.02.2005. Sursa: DEX 98 eféndi s. m. invar. Trimis de… … Dicționar Român
efendi — (Del fr. efendi, este del turco efendi, señor, este del b. gr. ἀφέντης, y este del gr. αὐθέντης). m. Entre los turcos, título honorífico … Diccionario de la lengua española
Efendi — Efendi, in der Türkei Ehrentitel der Staats u. Civilbeamten, statt dessen Militärpersonen höheren Ranges u. Hofchargen den Titel Aga führen. Gewöhnlich wird der Titel E. dem Amte, welches der Träger desselben bekleidet, angehängt, so Reîs E.,… … Pierer's Universal-Lexikon
Efendi — (türk., v. neugriech. authentis, »Gebieter«), Ehrentitel, dem deutschen »Herr« entsprechend, den in der Türkei Staats und Zivilbeamte, Gelehrte und Dichter, überhaupt Leute von Schulbildung erhalten. Häufig wird der Titel E. mit dem Namen des… … Meyers Großes Konversations-Lexikon
Eféndi — (Effendi, d.i. Herr, Gebieter), Ehrentitel bei den Türken für Staats und Zivilbeamte; häufig mit dem Amtsnamen verbunden, z.B. Hakim E., erster Leibarzt des Sultans; Imam E., der Priester im Serail etc. Auch die großherrlichen Prinzen führen… … Kleines Konversations-Lexikon
Efendi — Efendi, Effendi (Herr), bei den Türken Titel für Staats und Civilbeamte; Reis E., der Minister der auswärtigen Angelegenheiten … Herders Conversations-Lexikon
efèndi — m 〈indekl.〉 1. {{001f}}titula učenih ljudi i činovnika u Osmanskom Carstvu; efendija 2. {{001f}}meton. gospodin, gospodar, pokrovitelj 3. {{001f}}isl. titula svećenika ✧ {{001f}}tur. ← ngrč … Veliki rječnik hrvatskoga jezika
efendi — efèndi m <indekl.> DEFINICIJA 1. titula učenih ljudi i činovnika u Osmanskom Carstvu; efendija 2. meton. gospodin, gospodar, pokrovitelj 3. isl. titula svećenika ONOMASTIKA pr. (prema tituli): Efèndīć (170, Sinj) ETIMOLOGIJA tur. ← ngrč.… … Hrvatski jezični portal