-
1 متأثر
edilgin -
2 مطفأ
edilgin -
3 سلبي
edilgin; menfi; negatif; olumsuz; pasif -
4 كسول
edilgin; gayretsiz; haylaz; hımbıl; külkedisi; lök; miskin; tembel; üşengeç; uyuşuk -
5 مستسلم
edilgin; pasif -
6 ساكن
ahali; asude; dingin; durgun; edilgin; gürültüsüz; hareketsiz; mahalleli; sakin; sütliman; telâşsız -
7 هاجع
asude; dingin; durgun; edilgin; gürültüsüz; sakin; sütliman -
8 هادئ
asude; dingin; dural; durgun; edilgin; gürültüsüz; hareketsiz; sakin; sütliman -
9 هامد
asude; dingin; dural; durgun; edilgin; gürültüsüz; sakin; sütliman -
10 ساكن
ساكِن1. mahalleliAnlamı: aynı mahalleden olan2. sütlimanAnlamı: durgun, sakin3. dinginAnlamı: hareket etmeyen, kımıldamayan4. telâşsızAnlamı: telâşı olmayan5. hareketsizAnlamı: yerinden kımıldamayan, durgun6. ahaliAnlamı: bir yerde toplanan kalabalık, halk7. gürültüsüzAnlamı: gürültüsü olmayan8. edilginAnlamı: etkisi olmayan, pasif9. asudeAnlamı: sessiz, rahat, sakin10. sakinAnlamı: durgun, hareket etmeyen11. durgunAnlamı: kımıldanış, dingin, sakin -
11 سلبي
1. menfiAnlamı: olumsuz2. edilginAnlamı: etkisi olmayan, pasif3. negatifAnlamı: olumsuz, menfi4. pasifAnlamı: bir şeye karşı tepki göstermeyen5. olumsuzAnlamı: yapıcı ve yararlı olmayan -
12 كسول
كَسُول1. haylazAnlamı: aylaklık eden, tembel2. hımbılAnlamı: uyuşuk, tembel3. lökAnlamı: ağır, hantal olan4. miskinAnlamı: çok uyuşuk olan kimse5. edilginAnlamı: etkisi olmayan, pasif6. gayretsizAnlamı: çalışmayan, çaba göstermeyen kimse7. külkedisiAnlamı: uyuşuk, miskin8. tembelAnlamı: iş görmekten kaçan9. üşengeçAnlamı: çok üşenen, tembel olan kimse, üşengen10. uyuşukAnlamı: gevşek, tembel, sünepe -
13 متأثر
مُتَأَثِّرedilginAnlamı: etkisi olmayan, pasif -
14 مستسلم
مُسْتَسْلِم1. edilginAnlamı: etkisi olmayan, pasif2. pasifAnlamı: bir şeye karşı tepki göstermeyen -
15 مطفأ
مُطْفَأedilginAnlamı: etkisi olmayan, pasif -
16 هاجع
هاجِع1. sütlimanAnlamı: durgun, sakin2. dinginAnlamı: hareket etmeyen, kımıldamayan3. gürültüsüzAnlamı: gürültüsü olmayan4. edilginAnlamı: etkisi olmayan, pasif5. asudeAnlamı: sessiz, rahat, sakin6. sakinAnlamı: durgun, hareket etmeyen7. durgunAnlamı: kımıldanış, dingin, sakin -
17 هادئ
هادِئ1. dural2. sütlimanAnlamı: durgun, sakin3. dinginAnlamı: hareket etmeyen, kımıldamayan4. hareketsizAnlamı: yerinden kımıldamayan, durgun5. edilginAnlamı: etkisi olmayan, pasif6. gürültüsüzAnlamı: gürültüsü olmayan7. asudeAnlamı: sessiz, rahat, sakin8. sakinAnlamı: durgun, hareket etmeyen9. durgunAnlamı: kımıldanış, dingin, sakin -
18 هامد
هامِد1. dural2. sütlimanAnlamı: durgun, sakin3. dinginAnlamı: hareket etmeyen, kımıldamayan4. edilginAnlamı: etkisi olmayan, pasif5. gürültüsüzAnlamı: gürültüsü olmayan6. asudeAnlamı: sessiz, rahat, sakin7. sakinAnlamı: durgun, hareket etmeyen8. durgunAnlamı: kımıldanış, dingin, sakin
См. также в других словарях:
edilgin — sf. 1) Hareketi ve etkisi olmayan, pasif Hiç kavgaya dönüşmemiş, edilgin bir dargınlıktı bu. A. İlhan 2) fel. Bir şeye karşı tepki göstermeyen, etkinliği olmayan, başkasının etkisinde kalan, münfail, pasif, etkin karşıtı 3) ruh b. Olayların… … Çağatay Osmanlı Sözlük
edilginlik — is., ği Edilgin olma durumu … Çağatay Osmanlı Sözlük
etkin — sf. 1) Hareketli, işleyen, çalışan, etkili, faal, aktif 2) fel. Fiilde bulunan, etkinlik gösteren, edilgin karşıtı 3) kim. Kimyasal tepkimelere katılma yatkınlığı gösteren (molekül, atom) Birleşik Sözler etkin öğretim etkin okul ışınetkin … Çağatay Osmanlı Sözlük
ibne — is., kaba, Ar. ubne 1) Edilgin eş cinsel erkek, homoseksüel 2) ünl., hkr. Kızgınlıkla söylenen bir söz … Çağatay Osmanlı Sözlük
münfail — sf., esk., Ar. munfaˁil 1) Gücenmiş, alınmış, kırgın Sende kalmıştı münfail, kırgın / Mustarip gönlümün son ümidi. T. Fikret 2) fel., ruh b. Edilgin … Çağatay Osmanlı Sözlük
pasif — sf., fel., Fr. passif 1) Edilgin Yalnız müdafaa hâlinde ve pasif bir mücadeleyi sevdiğini zannettim. P. Safa 2) Çekingen, durgun Dolmabahçe, bir sis bulutu gibi silik, sessiz ve pasif, âdeta varlığından utanır gibi uzanmaktadır. H. Taner 3) dbl.… … Çağatay Osmanlı Sözlük