-
1 an
an1. präp (D) zeitlich -de; örtlich -de;an der Grenze sınırda;an der Isar Isar kenarında;an der Wand duvarda;an einem kalten Tag soğuk bir gün(de);an einem Sonntagmorgen bir pazar (günü) sabahında;alles ist an seinem Platz her şey (yerli) yerinde;fig Kopf an Kopf baş başa;er hat so etwas an sich kendine has bir tarafı var;es ist an ihm zu reden söz onda;an seiner Stelle onun yerinde;jemanden an der Hand führen b-ni elinden tutup götürmek;jemanden an der Stimme erkennen b-ni sesinden tanımak;an (und für) sich aslında, haddizatında;an die Tür klopfen kapıya vurmak2. präp (A) -(y)e;an den Rand kenara;ein Brief an mich bana bir mektup3. adv: von … an -den itibaren;von nun an şu andan itibaren;von heute an bugünden itibaren; bundan böyle;das Licht ist an ışık açık;an - aus; açık - kapalı;München an 13.55 Münih’e varış 13.55;an die 100 Dollar yaklaşık 100 dolar;er hatte noch seinen Mantel an paltosu daha sırtındaydı -
2 Nische
f.hücre (duvarda) -
3 Nischen
pl.hücre (duvarda)
См. также в других словарях:
öd — duvarda ve ağaçta delik, I, 31bkz: öt zaman, vakit; mevsim, hava I, 44, 330, 353; II, 77, 101; III, 125bkz: öd sığır, öküz, I, 45, 346bkz: ud, ud öz, kendi. f, 243 öd zaman, vakit I … Divan-i Luqat-i it-Türk Dizini
çiçeklik — duvarda kireç veya tahtadan yapılan ufak sundurma … Beypazari ağzindan sözcükler
açıt — is., dı, mim. Bir duvarda açık bırakılmış bulunan kapı, pencere, kemerleme vb. açıklık … Çağatay Osmanlı Sözlük
alçı levha — is., mim. 1) Duvarda ve tavanda düzgünlük sağlamak amacıyla iç mekânlarda kullanılan, alçı ve diğer katkı maddeleriyle sıkıştırılmış levha, alçıpan 2) Tavan süslemelerinde kullanılan ve çeşitli desenleri olan alçıdan yapılmış kalıp … Çağatay Osmanlı Sözlük
budak deliği — is. Tahtalardaki budak yerinin çıkarılmasından sonra ortaya çıkan boşluk Duvarda asılmış bir şapka âdeta canlanmış, altında bir budak deliği kapkara bir tek göz gibi bakıyor. R. N. Güntekin … Çağatay Osmanlı Sözlük
çatlaklık — is., ğı 1) Çatlak olma durumu 2) Çatlamış yer, çatlak Duvarda bir çatlaklık var. 3) mec. Delilik … Çağatay Osmanlı Sözlük
çerçeve — is., Far. çār + çūbe 1) Resim, yazı, ayna vb.ni süslemek veya bir yere asılabilecek duruma getirmek için bunlara geçirilen kenarlık Duvarda bir çerçeve asılıdır ki çarpıktır, düzeltemezsiniz. R. H. Karay 2) Kapı, pencere ile bunların cam veya… … Çağatay Osmanlı Sözlük
çerçevesiz — sf. Çerçeve içinde olmayan Duvarda Nadir in pastelle yapılmış çerçevesiz bir portresi. P. Safa … Çağatay Osmanlı Sözlük
çini — is., Far. çīnī 1) Duvarları kaplayıp süslemek için kullanılan, bir yüzü sırlı ve genellikle çiçek resimleriyle bezeli, pişmiş, balçık levha, fayans Bizi sarar bir sülüs yazı görsek duvarda / Bize heyecan verir bir parça yeşil çini. F. N. Çamlıbel … Çağatay Osmanlı Sözlük
mihrap — is., bı, din b., Ar. miḥrāb 1) Cami, mescit vb. yerlerde Kâbe yönünü gösteren, duvarda bulunan ve imama ayrılmış olan oyuk veya girintili yer Cennetten, cehennemden bahseden ihtiyar imamı, mihrabın yanındaki kürsüye çıkardı. Ö. Seyfettin 2) mec.… … Çağatay Osmanlı Sözlük
parmak parmak — sf. 1) Parmak biçiminde Duvarda parmak parmak yağ lekeleri var. 2) zf. Parmaklayarak Atasözü, Deyim ve Birleşik Fiiller parmak parmak yemek … Çağatay Osmanlı Sözlük