-
1 cupboard
dolap -
2 cabinet
dolap -
3 cupboard
dolap -
4 water wheel
dolap* * *su çarkı -
5 collude
dolap çevirmek, tezgâh hazirlamak, gizlice anlasmak -
6 monkey business
dolap, hile, üçkâgit -
7 cabinet
n. kabine, bakanlar kurulu; dolap, vitrinli dolap, televizyon veya teyp bölmesi, kartvizitten büyükçe fotoğraf* * *1. dolap 2. küçük oda* * *['kæbinit]1) (a piece of furniture with shelves and doors or drawers: a filing cabinet.) dolap, büfe2) (in Britain and some other countries the group of chief ministers who govern a country: The Prime Minister has chosen a new Cabinet.) Bakanlar Kurulu, kabine -
8 closet
adj. kişisel, şahsi, özel, gizli, mahrem————————n. gömme dolap, yüklük, tuvalet, klozet, dolap; bölme, küçük oda, gizli oda, helâ————————v. odaya kapatmak* * *1. gömme dolap 2. küçük oda* * *['klozit]((American) a cupboard: a clothes closet.) gömme dolap- closeted -
9 cupboard
n. dolap, yüklük; büfe* * *dolap* * *noun ((American closet) a cabinet of any size up to that of a small room for storing anything: Put the food in the cupboard; a broom cupboard.) dolap, büfe -
10 intrigue
n. entrika, dolap, fesat, dalavere————————v. entrika çevirmek, gizlice sevişmek, ilgisini çekmek, ayartmak, kandırmak, şaşırtmak* * *1. karmakarışık 2. merakını uyandır (v.) 3. hile (n.)* * *1. [in'tri:ɡ, 'intri:ɡ] noun(the activity of plotting or scheming; a plot or scheme: He became president as a result of (a) political intrigue.) entrika, dolap2. [in'tri:ɡ] verb1) (to fascinate, arouse the curiosity of or amuse: The book intrigued me.) merakını uyandırmak2) (to plot or scheme.) entrika/dolap çevirmek• -
11 locker
n. malzeme dolabı, kilitli dolap, kilitleyen kimse* * *1. dolap 2. kilitli dolap* * *noun (a small cupboard, especially for sports equipment.) eşya dolabı -
12 chest of drawers
şifoniyer, konsol, çekmeceli dolap* * *çekmeceli dolap* * *(a piece of furniture fitted with several drawers.) şifonyer, konsol -
13 dodge
n. yana çekilme, kurtulma; kurnazlık; hile; dolap————————v. yana kaçmak, kenara sıçramak, fırlamak, kaçınmak, sıyrılmak; kaçamak yapmak; atlatmak, kaytarmak* * *1. aniden kaç (v.) 2. aniden kaçış (n.)* * *[do‹] 1. verb(to avoid (something) by a sudden and/or clever movement: She dodged the blow; He dodged round the corner out of sight; Politicians are very good at dodging difficult questions.) atlatmak, yan çizmek, çalım atmak2. noun1) (an act of dodging.) atlatma, yan çizme, çalım atma2) (a trick: You'll never catch him - he knows every dodge there is.) dümen, dolap•- dodgy -
14 hutch
n. kafes (tavşan vb.), kümes, dolap, ambar, kulübe, baraka, kömür vagonu* * *buğday sandığı* * *1) (a box with a wire front in which rabbits are kept.) tavşan kafesi2) ((American) a cupboard with open shelves above for dishes.) dolap -
15 maneuver
n. manevra, hile, dalavere, dolap, önlem————————v. manevra yapmak, dolap çevirmek, önlem almak* * *1. manevra yap (v.) 2. manevra (n.)* * * -
16 manoeuvre
n. manevra, hile, dolap, dalavere, önlem————————v. manevra yapmak, dolap çevirmek, önlem almak* * *manevra* * *[mə'nu:və] 1. noun1) (a planned movement (of troops, ships, aircraft, vehicles etc): Can you perform all the manoeuvres required by the driving test?) manevra2) (a skilful or cunning plan or action: His appointment was the result of many cunning manoeuvres.) tertip, hile2. verb(to (cause to) perform manoeuvres: She had difficulty manoeuvring her car into the narrow space.) manevra yapmak -
17 scheme
n. düzen, tertip, uyum, plan, tasarı, entrika, komplo————————v. tasarlamak, düzenlemek, entrika çevirmek, dolap çevirmek, komplo kurmak* * *1. plan 2. plan yap (v.) 3. plan (n.)* * *[ski:m] 1. noun1) (a plan or arrangement; a way of doing something: a colour scheme for the room; There are various schemes for improving the roads.) plân2) (a (usually secret) dishonest plan: His schemes to steal the money were discovered.) hile, düzen2. verb(to make (especially dishonest) schemes: He was punished for scheming against the President; They have all been scheming for my dismissal.) düzen kurmak, dolap çevirmek- schemer- scheming -
18 commode
n. komodin, şifoniyer, çekmeceli dolap; oturaklı iskemle* * *çekmeceli dolap -
19 walk in closet
n. büyük gömme dolap, geniş gömme dolap, büyük yüklük -
20 walk in closet
n. büyük gömme dolap, geniş gömme dolap, büyük yüklük
См. также в других словарях:
dòlāp — m 〈G dolápa, N mn dȍlapi, G dòlāpā〉 reg. 1. {{001f}}nepomični ormar s policama, pričvršćen uza zid ili uzidan u zidu, dolaf 2. {{001f}}drvena naprava za navodnjavanje polja uz pomoć životinjske snage 3. {{001f}}sprava za prženje kave; pržionik,… … Veliki rječnik hrvatskoga jezika
dolap — dòlāp m <G dolápa, N mn dȍlapi, G dòlāpā> DEFINICIJA reg. 1. nepomični ormar s policama, pričvršćen uza zid ili uzidan u zidu; dolaf 2. drvena naprava za navodnjavanje polja uz pomoć životinjske snage 3. sprava za prženje kave; pržionik,… … Hrvatski jezični portal
dolap — is., bı, Ar. dūlāb 1) Genellikle tahtadan yapılmış, bölme veya çekmelerine eşya konulan kapaklı mobilya Hemen aynalı dolabını açtı, en iyi çarşafını çıkararak acele giyinmeye başladı. P. Safa 2) Dönerek çalışan ve özellikle su çeken düzen Kuyu… … Çağatay Osmanlı Sözlük
DOLAP — Online Analytical Processing (OLAP) wird neben dem Data Mining (auch Datenschürfung) zu den Methoden der analytischen Informationssysteme gezählt. OLAP wird weiterhin den hypothesengestützten Analysemethoden zugeordnet. Der Analyst muss vor der… … Deutsch Wikipedia
DOLAP — (C.: Devâlib) Kuyudan su çıkarıp bahçeleri sulamaya mahsus döner makine. * Her çeşit döner çark, çıkrık. * İçine eşya vesaire konulan raflı veya rafsız göz. * Eskiden selâmlık ile harem arasında eşya alıp vermeye mahsus döner dolap ki, veren ile… … Yeni Lügat Türkçe Sözlük
dolap beygiri gibi dönüp durmak (veya dolaşmak) — dar bir çevrede hep aynı işi yapmak Bir dolap beygiri gibi dönüp dolaşarak ağaçları, çiçekleri sulardım. R. N. Güntekin … Çağatay Osmanlı Sözlük
DOLAP — comp. abbr. Desktop OLAP … United dictionary of abbreviations and acronyms
dolap beygiri — is. Kuyudan su çekip bahçe ve bostanları sulamaya yarayan çarklı düzeni işleten, döndüren at, eşek veya katır Atasözü, Deyim ve Birleşik Fiiller … Çağatay Osmanlı Sözlük
dolap çevirmek (veya döndürmek) — hile ve dalavere ile iş yapmak İleride işler yapmaya, dolaplar çevirmeye başlarsa kendi de bundan istifade edecekti. E. E. Talu … Çağatay Osmanlı Sözlük
Hicaz Dolap — Infobox Album | Name = Hicaz Dolap Type = Album Artist = Hüsnü Şenlendirici, Laço Tayfa Released = 2002 Recorded = Sabah Ses Kayıt Stüdyosu İstanbul 2002 Genre = Ethnic Length = 51:04 Label = Doublemoon Producer = Doublemoon Hicaz Dolap is Laço… … Wikipedia
Dönme Dolap — Eurovision Song Contest 1981 entry Country Turkey Artist(s) Doğan Canku, Selami Karaibrahimgil and Ahmet Kurtaran … Wikipedia