Перевод: с турецкого на английский

с английского на турецкий

divane

  • 1 divane

    n. spoon

    Turkish-English dictionary > divane

  • 2 divane

    crazy, lunatic, mad

    İngilizce Sözlük Türkçe > divane

  • 3 divane

    "crazy, mad. - olmak to go crazy. -si olmak /ın/ to be infatuated (with); to become a fan (of)."

    Saja Türkçe - İngilizce Sözlük > divane

  • 4 divane olmak

    to be crazy (about)

    İngilizce Sözlük Türkçe > divane olmak

  • 5 deli divane olmak

    to be madly fond of, to be wild about

    İngilizce Sözlük Türkçe > deli divane olmak

  • 6 deli

    "1. insane, crazy, mad. 2. lunatic, insane person. 3. idiotic, foolish (person). 4. mad about; devotee (of). -si crazy about: futbol delisi crazy about soccer. - alacası colloq. crazy-colored, wild with colors. - bal poisonous honey. - bayrağı açmak colloq. to fall madly in love. - çıkmak 1. to go crazy. 2. to blow one´s top, get angry. - divane olmak /a/ to be crazy about, be mad about, be a devotee of. -ye dönmek 1. to jump with joy. 2. to get frantic, be in a frenzy. -nin eline değnek vermek to give the whip hand to a harmful person. - etmek /ı/ to drive (someone) wild. - gibi 1. madly. 2. recklessly. - gömleği straitjacket. - güllabicisi formerly an attendant in a mental hospital. - güllabicisi gibi like a patient and indulgent nurse. - güllabiciliği etmek to indulge a spoiled person, pander to the whims of a spoiled person. -ye her gün bayram. proverb Every day is a holiday for a fool. - ırmak wild and torrential river. - kızın çeyizi gibi 1. scattered all over. 2. poorly chosen (clothes, furnishings). - olmak /a/ 1. to be madly in love (with), be smitten (by). 2. to be furious (with/about). - olmak işten (bile) değil. It drives one crazy. - orman a vast and dense forest. - pösteki sayar gibi struggling with a thankless and repetitious job. - Raziye colloq. woman or girl who acts crazy. - saçması utter nonsense. - saraylı gibi (woman) oddly decked out in gaudy clothes. "

    Saja Türkçe - İngilizce Sözlük > deli

См. также в других словарях:

  • divane — sf., Far. dīvāne 1) Deli, kaçık, budala 2) mec. Bir şeye çok düşkün olan Birleşik Sözler deli divane Atasözü, Deyim ve Birleşik Fiiller divane olmak divanesi olmak divaneye dönmek …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • divane olmak — deli divane olmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • dîvâne — (F.) [ ﻪﻥاﻮید ] deli, çılgın …   Osmanli Türkçesİ sözlüğü

  • DİVANE — f. Deli. Aklı başında olmayan …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • DİVANE-GÎ — f. Delilik, divânelik …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • DİL-İ DİVANE — Divâne gönül, deli gönül …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • DİVANE-REV — f. Çılgın, delicesine davranan …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • John Divane — (VC) (Also known as DEVINE and DUANE) (November 1822 1 December 1888) born Canavane, County Galway he was an Irish recipient of the Victoria Cross, the highest and most prestigious award for gallantry in the face of the enemy that can be awarded… …   Wikipedia

  • deli divane — sf. Çılgın, aşırı deli (kimse) Ben bir deli divaneyim / Aklım dayar olmaz bana. Yunus Emre Atasözü, Deyim ve Birleşik Fiiller deli divane (âşık) olmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • deli divane (âşık) olmak — (bir kimse veya bir şey için) aşırı derecede sevmek Bütün yaratıklar birbirlerine deli divane âşık oldular. Halikarnas Balıkçısı …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • cinli — divane, budala, ahmak, deli …   Çağatay Osmanlı Sözlük

Поделиться ссылкой на выделенное

Прямая ссылка:
Нажмите правой клавишей мыши и выберите «Копировать ссылку»