-
101 close
kapatmak; kapanmak; eylemi durmak; eylemini durdurmak; birlesmek; birlestirmek; son vermek,son, bitim, sonuç, nihayet, yakin; yakin, samimi; sik, az aralikli; dar, sinirli; dikkatli, titiz; (hava) sikintili, bogucu; havasiz, kapali; az farkli, hemen hemen -
102 conscientious
vicdanli, dürüst; özenle yapilmis, özenli dikkatli -
103 conservative
tutucu, muhafazakâr; gösterissiz, sade, yalin, alçakgönüllü; dikkatli, önlemli, mantikli,tutucu, muhafazakâr, muhafazakâr parti üyesi -
104 deliberate
kasitli, maksatli; temkinli, agir, dikkatli,düsünmek, üzerinde durmak; tartismak -
105 diplomatic
diplomatik; nazik, ince, dikkatli, usta -
106 discreet
sagduyulu, saygili, sakinimli, dikkatli ve nazik -
107 eagle-eyed
keskin gözlü, dikkatli, gözünden bir sey kaçmayan -
108 exact
istemek ve zorla almak, tehditle almak, zorla elde etmek,tam, kesin, dogru, kati; titiz, dikkatli -
109 fine
para cezasi, para cezasina çarptirmak,güzel, iyi, kaliteli; çok ince, incecik; ince, küçük, kirintilar halinde; (hava) güzel, açik, parlak; saglikli, rahat, keyfi yerinde; (is) dikkatli, iyi, ustaca yapilan; (maden) saf, som,ince ince; çok iyi, iyi bir se -
110 gingerly
dikkatle, ihtiyatla,dikkatli, ihtiyatli -
111 guarded
(konusma) dikkatli, önlemli, öz -
112 have/keep one's wits about one
kivrak, dikkatli ve mantikli olmakEnglish to Turkish dictionary > have/keep one's wits about one
-
113 intent
amaç, niyet,dikkatli; niyetli, azimli, istekli -
114 meticulous
titiz, dikkatli, kili kirk yaran, özenli -
115 observant
uyan, itaatli; dikkatli -
116 pick and choose
çok dikkatli seçmek -
117 punctilious
titiz, dikkatli, özenli -
118 purist
(dilin kullaniminda) asiri dikkatli, titiz kimse, aritimci -
119 rigorous
sert, siddetli; özenli, dikkatli, siki, titiz -
120 scrupulous
vicdaninin sesini dinleyen, vicdanli, adil; dikkatli, titiz
См. также в других словарях:
dikkatli — sf. 1) Dikkat eden, özen gösteren (kimse) 2) Titiz, araştırıcı, sorgulayıcı Bir yabancının dikkatli bakışından ürkerek susacağından korkmuştu. R. H. Karay … Çağatay Osmanlı Sözlük
ENZAR-I DİKKAT — Dikkatli bakışlar, dikkatli görüşler … Yeni Lügat Türkçe Sözlük
sak durmak — dikkatli, uyanık durumda bulunmak … Çağatay Osmanlı Sözlük
teyakkuza geçmek — dikkatli ve tetikte olmak … Çağatay Osmanlı Sözlük
ayağını denk basmak — dikkatli ve uyanık davranmak … Çağatay Osmanlı Sözlük
öcül öcül bakmak — dikkatli ve saf bakış … Beypazari ağzindan sözcükler
tetkik etmek — 1) incelemek Çocuk gene dikkatli dikkatli beni tetkik ediyor. M. Ş. Esendal 2) araştırmak … Çağatay Osmanlı Sözlük
dakik — sf., Ar. daḳīḳ 1) Düzenli işleyen, aksamayan 2) mec. Zamanı kullanmada çok dikkatli olan, her şeyi zamanında yapmaya özen gösteren … Çağatay Osmanlı Sözlük
dikkatlilik — is., ği Dikkatli olma durumu … Çağatay Osmanlı Sözlük
dikkatsiz — sf. İşinde dikkatli davranmayan, dalgın, savruk, özensiz İnsan tanımayan dalgın, dikkatsiz biletçi de kötüdür. R. H. Karay … Çağatay Osmanlı Sözlük
dimdik — sf., ği 1) Çok dik 2) Sağlıklı, zinde Müsteşar dimdik, sert adımlar atıyor. P. Safa 3) Sıkıntıları karşılayacak durumda olan, baş eğmeyen, metin 4) zf. Çok dik bir biçimde 5) zf. Sağa sola sapmadan, dosdoğru Çevik adımlarla dimdik yürüyen, uzun… … Çağatay Osmanlı Sözlük