-
61 sleepless
adj. uykusuz, uyanık, dikkatli, huzursuz* * *uykusuz* * *adjective (without sleep: He spent a sleepless night worrying about the situation.) uykusuz -
62 studious
adj. çalışkan, gayretli, hevesli, dikkatli, üzerinde çalışılmış, yapmacık* * *çalışkan* * *['stju:diəs](spending much time in careful studying: a studious girl.) çalışkan- studiousness -
63 thorough
adj. tam, eksiksiz, kusursuz, mükemmel* * *bütün* * *1) ((of a person) very careful; attending to every detail: a thorough worker.) çok dikkatli, titiz2) ((of a task etc) done with a suitably high level of care, attention to detail etc: His work is very thorough.) eksiksiz, tam, titizlikle yapılan3) (complete; absolute: a thorough waste of time.) tam, tam anlamıyla•- thoroughness
- thoroughfare -
64 thoughtful
adj. düşünceli, dalgın, dikkatli, özenli* * *düşünceli* * *1) ((appearing to be) thinking deeply: You look thoughtful; a thoughtful mood.) düşünceli2) (thinking of other people; consideration: It was very thoughtful of you to do that.) düşünceli, saygılı -
65 thoughtfulness
-
66 vigilance
n. uyanık olma, uyumama, ihtiyat, dikkatli olma, uyanıklık* * *uyanıklık* * *['vi‹iləns](watchfulness or readiness for danger: He watched her with the vigilance of a hawk.) uyanıklık, tetikte olma- vigilant -
67 wariness
-
68 argus eyed
uyanık, dikkatli, tetikte* * *açıkgöz -
69 assiduous
adj. gayretli, çalışkan, özenli, dikkatli, devamlı, sürekli* * *çalışkan -
70 attentive to
e karşı dikkatli -
71 canny
adj. dikkatli, tedbirli, uyanık, açıkgöz, kurnaz, tutumlu; zarif, hoş* * *açıkgöz -
72 careful of
e karşı dikkatli -
73 heedful of
e karşı dikkatli -
74 observant of
e dikkatli -
75 regardful
adj. dikkatli, özenli, dikkate alan, düşünen, saygılı, düşünceli, uyan, riayet eden* * *saygılı -
76 solicitous
adj. vesveseli, endişeli, tedirgin, sabırsız, istekli, arzulu, özen gösteren, dikkatli* * *istekli -
77 be particular about
v. dikkatli olmak, titiz olmak, seçici olmak, seçmek -
78 give heed to
dikkat etmek, dikkatli olmak -
79 handle with care
v. dikkatli tutun, dikkat edin -
80 have a care
interj. önüne bak, dikkat etsene, daha dikkatli ol
См. также в других словарях:
dikkatli — sf. 1) Dikkat eden, özen gösteren (kimse) 2) Titiz, araştırıcı, sorgulayıcı Bir yabancının dikkatli bakışından ürkerek susacağından korkmuştu. R. H. Karay … Çağatay Osmanlı Sözlük
ENZAR-I DİKKAT — Dikkatli bakışlar, dikkatli görüşler … Yeni Lügat Türkçe Sözlük
sak durmak — dikkatli, uyanık durumda bulunmak … Çağatay Osmanlı Sözlük
teyakkuza geçmek — dikkatli ve tetikte olmak … Çağatay Osmanlı Sözlük
ayağını denk basmak — dikkatli ve uyanık davranmak … Çağatay Osmanlı Sözlük
öcül öcül bakmak — dikkatli ve saf bakış … Beypazari ağzindan sözcükler
tetkik etmek — 1) incelemek Çocuk gene dikkatli dikkatli beni tetkik ediyor. M. Ş. Esendal 2) araştırmak … Çağatay Osmanlı Sözlük
dakik — sf., Ar. daḳīḳ 1) Düzenli işleyen, aksamayan 2) mec. Zamanı kullanmada çok dikkatli olan, her şeyi zamanında yapmaya özen gösteren … Çağatay Osmanlı Sözlük
dikkatlilik — is., ği Dikkatli olma durumu … Çağatay Osmanlı Sözlük
dikkatsiz — sf. İşinde dikkatli davranmayan, dalgın, savruk, özensiz İnsan tanımayan dalgın, dikkatsiz biletçi de kötüdür. R. H. Karay … Çağatay Osmanlı Sözlük
dimdik — sf., ği 1) Çok dik 2) Sağlıklı, zinde Müsteşar dimdik, sert adımlar atıyor. P. Safa 3) Sıkıntıları karşılayacak durumda olan, baş eğmeyen, metin 4) zf. Çok dik bir biçimde 5) zf. Sağa sola sapmadan, dosdoğru Çevik adımlarla dimdik yürüyen, uzun… … Çağatay Osmanlı Sözlük