-
1 استيقاظ
dikkat; uyanıklık; uyanış -
2 رقة
dikkat; incelik; nezaket; yumuşaklık -
3 إفاقة
aşinalık; dikkat; entelekt; uyanıklık; uyanış -
4 انتباه
aşinalık; dikkat; entelekt; uyanıklık; uyanış -
5 تنبه
aşinalık; ayılmak; dikkat; uyanıklık; uyanış; uyanmak -
6 سهر
aşinalık; dikkat; uyanıklık; uyanış -
7 صحو
arı; aşinalık; dikkat; ergenlik; erginlik; saf; şeffaflık; uyanıklık; uyanış -
8 أحمق
أَحْمَق1. avalAnlamı: aptal, ahmak2. zibidi3. şabanAnlamı: aptal, alık, budala4. kazAnlamı: budala5. enayiAnlamı: fazla bön, avanak6. basiretsizAnlamı: ileri ve uzak görüşlü olmayan7. gerzekAnlamı: geri zekâlı olan8. eblehAnlamı: akılsız, alık, budala9. andavallıAnlamı: beceriksiz, görgüsüz ve bön olan kimse10. angutAnlamı: ahmak ve aptal11. vurdum duymazAnlamı: umursamaz, duygusuz12. gabiAnlamı: anlayışsız, kalın kafalı olan13. kafasızAnlamı: anlayışsız, kavrayışsız14. mankafaAnlamı: anlayışsız, aptal15. kakavanAnlamı: kendini beğenmiş, sevimsiz16. akılsızAnlamı: aklı, gerçeği görüp ona göre davranmaya elverişli olmayan, anlayışı kıt17. patavatsızAnlamı: davranışlarına dikkat etmeyen18. salak19. şapşalAnlamı: aptalca davranışlarda bulunan, alık20. kaşalotAnlamı: aptal, budala21. aptalAnlamı: zekâ yoksunu, ahmak, alık olan kimse22. avanakAnlamı: kolayca kandırılabilen kişi23. ahmakAnlamı: aklını gereği gibi kullanamayan, aptal24. alıkAnlamı: akılsız, sersem, ebleh ve şaşkın25. kelekAnlamı: aptal26. kaşkavalAnlamı: aptal, sersem27. dangalakAnlamı: akılsız, düşüncesiz28. beceriksizAnlamı: becerisi olmayan, usta olmayan29. bönAnlamı: budala, saf30. beyinsizAnlamı: akılsız, düşüncesiz -
9 أخرق
أَخْرَق1. idraksizAnlamı: anlayışsız, ahmak2. zibidi3. densizAnlamı: yakışıksız, saygısızca davranan4. avalAnlamı: aptal, ahmak5. şabanAnlamı: aptal, alık, budala6. kazAnlamı: budala7. enayiAnlamı: fazla bön, avanak8. basiretsizAnlamı: ileri ve uzak görüşlü olmayan9. angutAnlamı: ahmak ve aptal10. eblehAnlamı: akılsız, alık, budala11. andavallıAnlamı: beceriksiz, görgüsüz ve bön olan kimse12. gerzekAnlamı: geri zekâlı olan13. gabiAnlamı: anlayışsız, kalın kafalı olan14. mankafaAnlamı: anlayışsız, aptal15. kakavanAnlamı: kendini beğenmiş, sevimsiz16. akılsızAnlamı: aklı, gerçeği görüp ona göre davranmaya elverişli olmayan, anlayışı kıt17. patavatsızAnlamı: davranışlarına dikkat etmeyen18. salak19. şapşalAnlamı: aptalca davranışlarda bulunan, alık20. zevzekAnlamı: tatsız ve çok konuşan, geveze21. sakar22. aptalAnlamı: zekâ yoksunu, ahmak, alık olan kimse23. kelekAnlamı: aptal24. ahmakAnlamı: aklını gereği gibi kullanamayan, aptal25. avanakAnlamı: kolayca kandırılabilen kişi26. kaşkavalAnlamı: aptal, sersem27. kaşalotAnlamı: aptal, budala28. alıkAnlamı: akılsız, sersem, ebleh ve şaşkın29. beyinsizAnlamı: akılsız, düşüncesiz30. dangalakAnlamı: akılsız, düşüncesiz31. beceriksizAnlamı: becerisi olmayan, usta olmayan32. bönAnlamı: budala, saf -
10 ألكع
أَلْكَع1. avalAnlamı: aptal, ahmak2. zibidi3. şabanAnlamı: aptal, alık, budala4. kazAnlamı: budala5. angutAnlamı: ahmak ve aptal6. gerzekAnlamı: geri zekâlı olan7. andavallıAnlamı: beceriksiz, görgüsüz ve bön olan kimse8. eblehAnlamı: akılsız, alık, budala9. basiretsizAnlamı: ileri ve uzak görüşlü olmayan10. gabiAnlamı: anlayışsız, kalın kafalı olan11. mankafaAnlamı: anlayışsız, aptal12. akılsızAnlamı: aklı, gerçeği görüp ona göre davranmaya elverişli olmayan, anlayışı kıt13. patavatsızAnlamı: davranışlarına dikkat etmeyen14. salak15. şapşalAnlamı: aptalca davranışlarda bulunan, alık16. kaşalotAnlamı: aptal, budala17. alıkAnlamı: akılsız, sersem, ebleh ve şaşkın18. aptalAnlamı: zekâ yoksunu, ahmak, alık olan kimse19. ahmakAnlamı: aklını gereği gibi kullanamayan, aptal20. kaşkavalAnlamı: aptal, sersem21. avanakAnlamı: kolayca kandırılabilen kişi22. kelekAnlamı: aptal23. bönAnlamı: budala, saf24. beceriksizAnlamı: becerisi olmayan, usta olmayan25. beyinsizAnlamı: akılsız, düşüncesiz26. dangalakAnlamı: akılsız, düşüncesiz -
11 إبانة
إِبَانَة1. izahAnlamı: açıklama2. gösteriAnlamı: ilgi, dikkat çekmek için, bir topluluk önünde gösterilen beceri3. ibrazAnlamı: ortaya koyma, meydana çıkarma -
12 إبداء
إِبْداء1. açıklık2. ifadeAnlamı: anlatım3. anlatımAnlamı: bir duygu, düşünce ve konuyu söz veya yazı ile bildirmek4. gösteriAnlamı: ilgi, dikkat çekmek için, bir topluluk önünde gösterilen beceri5. ibrazAnlamı: ortaya koyma, meydana çıkarma -
13 إبراز
إِبْراز1. emisyonAnlamı: yayma, neşretme2. açıklık3. ifadeAnlamı: anlatım4. anlatımAnlamı: bir duygu, düşünce ve konuyu söz veya yazı ile bildirmek5. gösteriAnlamı: ilgi, dikkat çekmek için, bir topluluk önünde gösterilen beceri6. ibrazAnlamı: ortaya koyma, meydana çıkarma7. beyanAnlamı: söyleme, bildirme -
14 إظهار
إِظْهار1. açıklık2. anlatımAnlamı: bir duygu, düşünce ve konuyu söz veya yazı ile bildirmek3. izahAnlamı: açıklama4. gösteriAnlamı: ilgi, dikkat çekmek için, bir topluluk önünde gösterilen beceri5. ibrazAnlamı: ortaya koyma, meydana çıkarma -
15 إفاقة
إِفَاقَة1. entelektAnlamı: akıl, zihin, idrak2. aşinalıkAnlamı: tanıma, birini bilme, tanışıklık3. uyanıklıkAnlamı: uyanık olma durumu4. uyanışAnlamı: uyanmak durumu veya biçimi5. dikkat -
16 إيضاح
إِيضاح1. açıklık2. anlatımAnlamı: bir duygu, düşünce ve konuyu söz veya yazı ile bildirmek3. izahAnlamı: açıklama4. gösteriAnlamı: ilgi, dikkat çekmek için, bir topluluk önünde gösterilen beceri -
17 استيقاظ
اِسْتِيقَاظ1. uyanıklıkAnlamı: uyanık olma durumu2. uyanışAnlamı: uyanmak durumu veya biçimi3. dikkat -
18 انتباه
اِنْتِباه1. entelektAnlamı: akıl, zihin, idrak2. uyanıklıkAnlamı: uyanık olma durumu3. aşinalıkAnlamı: tanıma, birini bilme, tanışıklık4. uyanışAnlamı: uyanmak durumu veya biçimi5. dikkat -
19 بيان
بَيَان1. biçemAnlamı: üslûp, tarz2. üslûpAnlamı: oluş, deyiş, veya yapış biçimi, tarz3. açıklık4. usulAnlamı: bir amaca erişmek için izlenen, tutulan yol, yöntem5. belâgatAnlamı: iyi konuşma yeteneği, söz sanatlarını inceleyen bilgi dalı6. anlatımAnlamı: bir duygu, düşünce ve konuyu söz veya yazı ile bildirmek7. izahAnlamı: açıklama8. belleten9. gösteriAnlamı: ilgi, dikkat çekmek için, bir topluluk önünde gösterilen beceri10. manifestoAnlamı: bildiri11. modelAnlamı: biçim12. katalog13. metotAnlamı: yöntem14. ibrazAnlamı: ortaya koyma, meydana çıkarma15. beyanAnlamı: söyleme, bildirme16. çığırAnlamı: yeni bir üslûp, tavır, tarz17. anonsAnlamı: duyuru, duyurma18. demeç19. deklârasyonAnlamı: bildirme, duyurma, ilân etme20. bülten -
20 تبيان
См. также в других словарях:
dikkat — is., ti, Ar. diḳḳat 1) Duygularla düşünceyi bir şey üzerinde toplama, uyanıklık Dikkatle bakınca güvertedeki insanların gidip gelişini kolaylıkla seçebiliyor. Y. K. Karaosmanoğlu 2) ünl. Dikkat ediniz! anlamında bir uyarı sözü 3) mec. İlgi, özen… … Çağatay Osmanlı Sözlük
dikkat — (A.) [ ﺖﻗد ] 1. dakiklik. 2. incelik. 3. dikkat … Osmanli Türkçesİ sözlüğü
dikkat etmek — 1) duygularla düşünceyi bir şey üzerinde toplamak, uyanık davranmak Biraz dikkat etsek görürüz ki insanların çoğu yarı deli, yarı iradelidir. A. Ş. Hisar 2) gözüne çarpmak veya ilgisini çekmek Dikkat ettiniz mi neler söyledi? 3) özen göstermek… … Çağatay Osmanlı Sözlük
dikkat kesilmek — bütün dikkatini bir şey üzerinde toplamak Etrafında Türkçe konuşuluyor vehmine kapılır, dikkat kesilir, sonra yanıldığını anlar, canı sıkılırdı. R. H. Karay … Çağatay Osmanlı Sözlük
DİKKAT — İncelik, dakik oluş. Ehemmiyet ve kıymet verme … Yeni Lügat Türkçe Sözlük
CÂY-I DİKKAT — Dikkat edilecek nokta. Dikkat edilecek yer veya şey … Yeni Lügat Türkçe Sözlük
CÂLİB-İ DİKKAT — Dikkat çeken … Yeni Lügat Türkçe Sözlük
VECH-İ DİKKAT — Dikkat ve ferasetle … Yeni Lügat Türkçe Sözlük
dikkat toplaşımı — is., ruh b. Dikkatin sürekli olarak bir nesne veya konunun belirli bir yönü üzerinde toplanması, konsantrasyon … Çağatay Osmanlı Sözlük
dikkat (veya dikkati) çekmek — 1) ilgi toplamak Hangi konudan söz etse dikkati çekecek bir hava veriyor. N. Cumalı 2) uyarmak … Çağatay Osmanlı Sözlük
DİKKAT-İ NAZAR — İnceden inceye düşünme ve bakma. Bakış inceliği … Yeni Lügat Türkçe Sözlük