-
1 dik
رأسيعموديقائم -
2 dik
1. رأسي [رَأْسِيّ]Anlamı: eğik olmayan2. قائم [قائِم]Anlamı: eğik olmayan3. عمودي [عَمُودِيّ]Anlamı: eğik olmayan -
3 dik başlı
حرون -
4 dik başlı
حرون [حَرُون]Anlamı: inatçı, bildiğinden dönmeyen -
5 devirmek
1. أسقط [أَسْقَطَ]2. خرب [خَرَّبَ]3. دك [دَكَّ]4. دمر [دَمَّرَ]5. ضعضع [ضَعْضَعَ]6. قض [قَضَّ]7. قوض [قَوَّضَ]8. هار [هارَ]9. هد [هَدَّ]10. هدم [هَدَّمَ]11. هدم [هَدَمَ] -
6 düz
1. أبطح [أَبْطَح]Anlamı: yatay durumda olan, eğik ve dik olmayan2. سطيح [سَطِيح]Anlamı: yatay durumda olan, eğik ve dik olmayan3. سهل [سَهْل]Anlamı: yatay durumda olan, eğik ve dik olmayan4. سوي [سَوِيّ]Anlamı: yatay durumda olan, eğik ve dik olmayan5. صفصف [صَفْصَف]Anlamı: yatay durumda olan, eğik ve dik olmayan6. مستو [مُسْتَوٍ]Anlamı: yatay durumda olan, eğik ve dik olmayan7. مسطح [مُسَطَّح]Anlamı: yatay durumda olan, eğik ve dik olmayan8. منبسط [مُنبَسِط]Anlamı: yatay durumda olan, eğik ve dik olmayan9. واطئ [واطِئ]Anlamı: yatay durumda olan, eğik ve dik olmayan -
7 dikelmek
1. انتصب [اِنْتَصَبَ]Anlamı: dik duruma gelmek2. قام [قامَ]Anlamı: dik duruma gelmek3. نهد [نَهَدَ]Anlamı: dik duruma gelmek4. نهض [نَهَضَ]Anlamı: dik duruma gelmek5. وقف [وَقَفَ]Anlamı: dik duruma gelmek -
8 dikilmek
1. انتصب [اِنْتَصَبَ]Anlamı: dik duruma gelmek2. قام [قامَ]Anlamı: dik duruma gelmek3. نهد [نَهَدَ]Anlamı: dik duruma gelmek4. نهض [نَهَضَ]Anlamı: dik duruma gelmek5. وقف [وَقَفَ]Anlamı: dik duruma gelmek -
9 kalkmak
1. أفاق [أَفَاقَ]Anlamı: uyanarak yataktan ayrılmak2. انتصب [اِنْتَصَبَ]3. انتصب [اِنْتَصَبَ]Anlamı: yukarı doğru yükselmek4. قام [قامَ]5. قام [قامَ]Anlamı: yukarı doğru yükselmek6. نهد [نَهَدَ]7. نهد [نَهَدَ]Anlamı: yukarı doğru yükselmek8. نهض [نَهَضَ]9. نهض [نَهَضَ]Anlamı: yukarı doğru yükselmek10. وقف [وَقَفَ]11. وقف [وَقَفَ]Anlamı: yukarı doğru yükselmek -
10 dikey
1. رأسي [رَأْسِيّ]Anlamı: dik olarak2. شاقول [شاقُول]Anlamı: dik olarak3. قائم [قائِم]Anlamı: dik olarak4. عمودي [عَمُودِيّ]Anlamı: dik olarak -
11 kalkık
1. باسق [باسِق]Anlamı: düzeyine göre yüksek olan2. حالق [حالِق]Anlamı: düzeyine göre yüksek olan3. رأسي [رَأْسِيّ]Anlamı: dik durumda4. سابغ [سَابِغ]Anlamı: düzeyine göre yüksek olan5. شامخ [شامِخ]Anlamı: düzeyine göre yüksek olan6. شاهق [شاهِق]Anlamı: düzeyine göre yüksek olan7. شماخ [شَمَّاخ]Anlamı: düzeyine göre yüksek olan8. طوال [طُوَال]Anlamı: düzeyine göre yüksek olan9. طويل [طَوِيل]Anlamı: düzeyine göre yüksek olan10. عال [عالٍ]Anlamı: düzeyine göre yüksek olan11. قائم [قائِم]Anlamı: dik durumda12. متطاول [مُتَطَاوِل]Anlamı: düzeyine göre yüksek olan13. مديد [مَدِيد]Anlamı: düzeyine göre yüksek olan14. منتصب [مُنْتَصِب]Anlamı: düzeyine göre yüksek olan15. واقف [واقِف]Anlamı: dik durumda16. عمودي [عَمُودِيّ]Anlamı: dik durumda -
12 çalımlı
1. متباه [مُتَبَاهٍ]Anlamı: gösterişli, başı dik2. متفاخر [مُتَفَاخِر]Anlamı: gösterişli, başı dik -
13 diklemesine
-
14 dikmek
1. خاط [خاطَ]Anlamı: yırtılmış kumaş, deri yara vb. yi iğneye geçirilmiş iplikle tuturmak2. خيط [خَيَّط]Anlamı: yırtılmış kumaş, deri yara vb. yi iğneye geçirilmiş iplikle tuturmak3. نصب [نَصَبَ]Anlamı: bir cismi dik olarak durdurmak4. نصب [نَصَّبَ]Anlamı: bir cismi dik olarak durdurmak -
15 dimdik
-
16 gönye
كوس [كُوس] -
17 kaban
1. بالطو [بالْطُو]Anlamı: paltoya benzeyen üst giysisi2. حدور [حُدُور]Anlamı: dik yokuş3. دثار [دِثَار]Anlamı: paltoya benzeyen üst giysisi4. ربوة [رَبْوَة]Anlamı: tepe5. ربوة [رُبْوَة]Anlamı: tepe6. رداء [رِدَاء]Anlamı: paltoya benzeyen üst giysisi7. صعود [صُعُود]Anlamı: dik yokuş8. صعيد [صَعِيد]Anlamı: tepe9. عطاف [عِطَاف]Anlamı: paltoya benzeyen üst giysisi10. كساء [كِسَاء]Anlamı: paltoya benzeyen üst giysisi11. لباس [لِبَاس]Anlamı: paltoya benzeyen üst giysisi12. لبس [لِبْس]Anlamı: paltoya benzeyen üst giysisi13. مرتفع [مُرْتَفَع]Anlamı: tepe14. معطف [مِعْطَف]Anlamı: paltoya benzeyen üst giysisi15. نجوة [نَجْوَة]Anlamı: tepe16. يفع [يَفَع]Anlamı: tepe -
18 takoz
1. إسفين [إِسْفِين]2. سفين [سَفِين] -
19 tırmanmak
-
20 uçurum
1. جرف [جُرُف]Anlamı: dik ve derin yamaç2. فارق [فَارِق]Anlamı: büyük fark3. فرق [فَرْق]Anlamı: büyük fark4. وهدة [وَهْدَة]Anlamı: dik ve derin yamaç
- 1
- 2
См. также в других словарях:
dikəlmə — «Dikəlmək»dən f. is … Azərbaycan dilinin izahlı lüğəti
dik — dik·age; dik·er; dik·kop; dik·tat; geel·dik·kop; klon·dik·er; la·dik; zad·dik; dik·ey; za·dik; … English syllables
Dik — ist der Familienname folgender Personen: Simon Cornelis Dik (1940–1995), niederländischer Sprachwissenschaftler DIK steht als Abkürzung für: Differentialinterferenzkontrast Deutsche Islamkonferenz Siehe auch: DIC Dyk Dyck … Deutsch Wikipedia
dik — I, 334 … Divan-i Luqat-i it-Türk Dizini
dik — obs. form of dike … Useful english dictionary
dik — 1. sif. Aşağıdan yuxarıya doğru şaquli (düz) vəziyyətdə duran. Dik ağac. Dik nərdivan. Dik divar. 2. sif. Çox yüksək, uca, hündür; sarp. Uzanan dik qayalar, silsilələr; Qara yellər ora dörd yandan əsər. S. V.. Girdmanın igid sərkərdəsi meydanda… … Azərbaycan dilinin izahlı lüğəti
dik — sf. 1) Yatay bir düzleme göre yer çekimi doğrultusunda bulunan, eğik olmayan Sağlam yapılı, dik duruşlu bir gençti o yıllarda. N. Cumalı 2) Yatık durmayan, sert Dik saç. 3) Sert, kalın, tok (ses) Sesi dik ve küstahtı, söylediklerini aşağı salonda … Çağatay Osmanlı Sözlük
dik — I dik 1. dik sb., ket, dik, kene (let berøring med fingerspidserne) II dik 2. dik udråbsord; dik dik … Dansk ordbog
dikəlmək — f. 1. Uzanmış və ya əyilmiş vəziyyətini dəyişib ayaq üstə durmaq və ya oturmaq, yerindən qalxmaq. <Məmməd> Züleyxa və Balaxanım adını eşidər eşitməz, papirosları yerdə qoyub dikəldi. C. C.. 2. Qalxmaq, başıyuxarı getmək. Atlılar başıyuxarı… … Azərbaycan dilinin izahlı lüğəti
DIK-1-1 — „Selam“ oder DIK 1 1 DIK1 1 ist die wissenschaftliche Bezeichnung für das fossile Skelett eines jugendlichen, weiblichen Australopithecus afarensis, das aufgrund seines außergewöhnlich guten Erhaltungszustands weit reichende Einblicke in das… … Deutsch Wikipedia
Dik — This interesting surname found equally in England and Scotland and occasionally in Ireland, is a medieval pet form of Richard, the second most popular baptismal name in the 11th and 12th Centuries. Richard derives from the Old Germanic personal… … Surnames reference