-
1 حرون
dik başlı; direngen; inatçı -
2 رأسي
dik; dikey; dikili; diklemesine; dimdik; düşey; kalkık -
3 عمودي
dik; dikey; dikili; diklemesine; dimdik; düşey; kalkık -
4 قائم
dik; dikey; dikili; düşey; kalkık; mevcut; normal; var -
5 رأسي
رَأْسِيّ1. diklemesineAnlamı: dik olarak2. kalkıkAnlamı: dik durumda3. dimdikAnlamı: çok dik olarak4. dikiliAnlamı: dikilmiş olan5. düşeyAnlamı: yer çekimi doğrultusunda olan, şakulî6. dikAnlamı: eğik olmayan7. dikeyAnlamı: dik olarak -
6 عمودي
عَمُودِيّ1. diklemesineAnlamı: dik olarak2. kalkıkAnlamı: dik durumda3. dimdikAnlamı: çok dik olarak4. düşeyAnlamı: yer çekimi doğrultusunda olan, şakulî5. dikiliAnlamı: dikilmiş olan6. dikeyAnlamı: dik olarak7. dikAnlamı: eğik olmayan -
7 انتصب
اِنْتَصَبَ1. dikelmekAnlamı: dik duruma gelmek2. kalkmak3. dikilmekAnlamı: dik duruma gelmek4. doğrulmak5. kalkmakAnlamı: yukarı doğru yükselmek -
8 قائم
قائِم1. kalkıkAnlamı: dik durumda2. mevcutAnlamı: var olan, bulunan3. düşeyAnlamı: yer çekimi doğrultusunda olan, şakulî4. dikiliAnlamı: dikilmiş olan5. varAnlamı: mevcut6. normal7. dikAnlamı: eğik olmayan8. dikeyAnlamı: dik olarak -
9 قام
Iقامَ1. dikelmekAnlamı: dik duruma gelmek2. kalkmak3. kılmakAnlamı: ''etmek'', ''yapmak'' anlamında yardımcı fiil olarak kullanılır4. dikilmekAnlamı: dik duruma gelmek5. doğrulmak6. kalkmakAnlamı: yukarı doğru yükselmekIIقامّçöpçü -
10 نهد
Iنَهَدَ1. dikelmekAnlamı: dik duruma gelmek2. kalkmak3. doğrulmak4. dikilmekAnlamı: dik duruma gelmek5. kalkmakAnlamı: yukarı doğru yükselmekIIنَهْد1. meme2. emcek, emcik -
11 نهض
Iنَهَضَ1. dikelmekAnlamı: dik duruma gelmek2. kalkmak3. doğrulmak4. dikilmekAnlamı: dik duruma gelmek5. kalkmakAnlamı: yukarı doğru yükselmekIIنَهْضdikişAnlamı: dikmek işi -
12 وقف
Iوَقَفَ1. dikelmekAnlamı: dik duruma gelmek2. duraklamakAnlamı: kısa bir süre için durmak3. kalkmak4. dikilmekAnlamı: dik duruma gelmek5. doğrulmak6. kalkmakAnlamı: yukarı doğru yükselmek7. durdurmakAnlamı: durmasını sağlamak8. durmakAnlamı: hareketsiz kalmakIIوَقْف1. tahsisAnlamı: bir şeyi ayırma2. sekteAnlamı: durma, kesintiye uğrama3. vakıf -
13 كوس
-
14 نصب
Iنَصَب1. güçsüzlükAnlamı: güçsüz olma durumu2. emekAnlamı: çok çalışmak, sa'y3. zahmetAnlamı: sıkıntı, güçlük, yorgunluk, eziyet4. bitkinlikAnlamı: bitkin olma durumuIIنَصَبَdikmekAnlamı: bir cismi dik olarak durdurmakنَصِبَ1. köpeklemekAnlamı: çok yorulmak2. didinmekIVنَصْبhokkabazlıkAnlamı: yalan dolanla görülen işVنُصُب1. sanemAnlamı: put2. heykelAnlamı: taş, bakır gibi maddelerden yontulan eser, yontu3. put4. anıtAnlamı: önemli ve çok değerli bir eserVIنُصْب1. sanemAnlamı: put2. heykelAnlamı: taş, bakır gibi maddelerden yontulan eser, yontu3. putنَصَّبَ1. görevlendirmekAnlamı: birine bir görev vermek, tavzif etmek2. atamakAnlamı: birini bir göreve getirmek, tayin etmek3. dikmekAnlamı: bir cismi dik olarak durdurmak -
15 هدم
Iهَدَّمَ1. yıkmakAnlamı: tahrip olmak, bozmak2. devirmekIIهَدَمَdevirmek -
16 أبطح
أَبْطَح1. seriliAnlamı: serilmiş, yayılmış2. düzAnlamı: yatay durumda olan, eğik ve dik olmayan -
17 أسقط
-
18 إسفين
إِسْفِين1. pim2. takoz -
19 تسلق
-
20 تسور
См. также в других словарях:
dikəlmə — «Dikəlmək»dən f. is … Azərbaycan dilinin izahlı lüğəti
dik — dik·age; dik·er; dik·kop; dik·tat; geel·dik·kop; klon·dik·er; la·dik; zad·dik; dik·ey; za·dik; … English syllables
Dik — ist der Familienname folgender Personen: Simon Cornelis Dik (1940–1995), niederländischer Sprachwissenschaftler DIK steht als Abkürzung für: Differentialinterferenzkontrast Deutsche Islamkonferenz Siehe auch: DIC Dyk Dyck … Deutsch Wikipedia
dik — I, 334 … Divan-i Luqat-i it-Türk Dizini
dik — obs. form of dike … Useful english dictionary
dik — 1. sif. Aşağıdan yuxarıya doğru şaquli (düz) vəziyyətdə duran. Dik ağac. Dik nərdivan. Dik divar. 2. sif. Çox yüksək, uca, hündür; sarp. Uzanan dik qayalar, silsilələr; Qara yellər ora dörd yandan əsər. S. V.. Girdmanın igid sərkərdəsi meydanda… … Azərbaycan dilinin izahlı lüğəti
dik — sf. 1) Yatay bir düzleme göre yer çekimi doğrultusunda bulunan, eğik olmayan Sağlam yapılı, dik duruşlu bir gençti o yıllarda. N. Cumalı 2) Yatık durmayan, sert Dik saç. 3) Sert, kalın, tok (ses) Sesi dik ve küstahtı, söylediklerini aşağı salonda … Çağatay Osmanlı Sözlük
dik — I dik 1. dik sb., ket, dik, kene (let berøring med fingerspidserne) II dik 2. dik udråbsord; dik dik … Dansk ordbog
dikəlmək — f. 1. Uzanmış və ya əyilmiş vəziyyətini dəyişib ayaq üstə durmaq və ya oturmaq, yerindən qalxmaq. <Məmməd> Züleyxa və Balaxanım adını eşidər eşitməz, papirosları yerdə qoyub dikəldi. C. C.. 2. Qalxmaq, başıyuxarı getmək. Atlılar başıyuxarı… … Azərbaycan dilinin izahlı lüğəti
DIK-1-1 — „Selam“ oder DIK 1 1 DIK1 1 ist die wissenschaftliche Bezeichnung für das fossile Skelett eines jugendlichen, weiblichen Australopithecus afarensis, das aufgrund seines außergewöhnlich guten Erhaltungszustands weit reichende Einblicke in das… … Deutsch Wikipedia
Dik — This interesting surname found equally in England and Scotland and occasionally in Ireland, is a medieval pet form of Richard, the second most popular baptismal name in the 11th and 12th Centuries. Richard derives from the Old Germanic personal… … Surnames reference