-
1 آخر
Iآخَر1. öbürüAnlamı: öteki2. ötekisiAnlamı: ötede bulunan3. yekdiğeriAnlamı: başkası, diğeri4. öbürküAnlamı: öteki5. gayriAnlamı: başka, diğer6. başkalarıAnlamı: diğerleri7. öbürAnlamı: diğer, öteki8. diğerAnlamı: başka, özge, ötekiIIآخِر1. âhirAnlamı: sonra, sonunda, en sonra2. ardıncaAnlamı: hemen arkasında, hemen ardında, arkası sıra, ardı sıra3. sonuncuAnlamı: en sonda bulunan4. uç5. sonAnlamı: en arkada olan -
2 غير
-
3 عبر
Iعَبَرَ1. uğramakAnlamı: bir yerin yanından, yakınından, içinden geçmek2. katetmekAnlamı: bir yeri aşarak geçmek3. geçmekAnlamı: bir yerden başka bir yere gitmek4. ağlamak5. aşmakAnlamı: yüksek, uzak ve geçilmesi güç bir yerin öte yanına geçmekIIعَبِرَağlamak -
4 آخر
âhir; ardınca; başkaları; diğer; gayri; öbür; öbürkü; öbürü; ötekisi; sonuncu; son; uç; yekdiğeri -
5 استعبر
-
6 بكى
Iبَكَى1. viyaklamakAnlamı: viyak diye ses çıkarmak, bağırmak2. ağlamakIIبُكًىağlamaAnlamı: göz yaşı dökmek işı -
7 تهمع
-
8 ثان
ثانٍ1. ikinci2. başkasıAnlamı: diğer bir şahıs, herhangi bir kimse3. başkaAnlamı: bilinenden ayrı, değişik, farklı -
9 حك
Iحَكَّ1. keselemekAnlamı: kese ile ovmak2. sürtmek3. çitilemekIIحُكّpusulaAnlamı: yön tespit aracı -
10 راوغ
راوَغَ1. kaytarmakAnlamı: işten kaçmak2. çalımlamakAnlamı: bir oyuncunun topla hareket ederek, diğer oyuncuları geçmek3. aldatmak -
11 زفت
Iزِفْت1. bitümAnlamı: zift, yol kaplamasında kullanılan madde2. yer sakızıAnlamı: bitüm3. katran4. ziftAnlamı: katran ve diğer organik maddelerin buharlaşmasından kolay kırılan, az ısı ile eriyen, katı, siyah, parlak maddeIIزَفَّتَ1. katranlamak2. asfaltlamakAnlamı: asfaltla kaplamak3. ziftlemekAnlamı: zift sürmek, ziftle kaplamak -
12 سائر
سائِر1. piyadeAnlamı: yaya2. cariAnlamı: olagelen, geçen, yürürlükte olan3. sanlıAnlamı: sanı olan, ünlü4. sabıkAnlamı: geçen, önceki, eski5. sairAnlamı: başka, öteki, diğer6. yayaAnlamı: yürüyen kimse7. yaygınAnlamı: çok kimselerce benimsenmiş -
13 قار
1. yer sakızıAnlamı: bitüm2. bitümAnlamı: zift, yol kaplamasında kullanılan madde3. katran4. ziftAnlamı: katran ve diğer organik maddelerin buharlaşmasından kolay kırılan, az ısı ile eriyen, katı, siyah, parlak madde -
14 قفاز
قُفَّاز1. eldivenAnlamı: ele giyilen2. kolçakAnlamı: yalnız baş parmağı ayrı, diğer dört parmağı bir örülmüş yün eldiven -
15 قير
Iقِير1. yer sakızıAnlamı: bitüm2. bitümAnlamı: zift, yol kaplamasında kullanılan madde3. katranIIقَيَّرَ1. katranlamak2. asfaltlamakAnlamı: asfaltla kaplamak3. ziftlemekAnlamı: zift sürmek, ziftle kaplamak4. ziftAnlamı: katran ve diğer organik maddelerin buharlaşmasından kolay kırılan, az ısı ile eriyen, katı, siyah, parlak madde
См. также в других словарях:
diger — dȉger m DEFINICIJA žarg. rij. kopač ETIMOLOGIJA engl. digger … Hrvatski jezični portal
diğer — sf., Far. dīger Başka, özge, öteki, öbür Diğer misafirlerimle meşgul olamadım. Ö. Seyfettin Birleşik Sözler diğerkâm namıdiğer yekdiğeri … Çağatay Osmanlı Sözlük
diger — (F.) [ ﺮﮔد ] diğer, başka … Osmanli Türkçesİ sözlüğü
diger — di|ger adj., t, digre (stor og omfangsrig); en diger tenor; et digert værk … Dansk ordbog
DİGER — f. Başka, diğer, öteki … Yeni Lügat Türkçe Sözlük
DİGER-RUZ — f. Diğer gün, başka gün … Yeni Lügat Türkçe Sözlük
diger — adj ( t, digra) tjock, omfångsrik … Clue 9 Svensk Ordbok
diger — … Useful english dictionary
DİGER-BÂR — f. Başka zaman, başka defa … Yeni Lügat Türkçe Sözlük
DİGER-BİN — f. Başka kişilerin faydaları için fedakârlıkta bulunan kişi … Yeni Lügat Türkçe Sözlük
DİGER-GUN — f. Değişmiş, başkalaşmış, bozuk … Yeni Lügat Türkçe Sözlük