-
1 انقلب
devrilmek -
2 хлопаться
-
3 опрокидываться
devrilmek, yuvarlanmakТурецко-русский словарь и русско-турецкий словарь по строительству и архитектуре > опрокидываться
-
4 topple down
devrilmek, tepetaklak düşmek -
5 topple over
devrilmek, tepetaklak düşmek, düşürmek, devirmek, alaşağı etmek -
6 topple down
devrilmek, tepetaklak düşmek -
7 topple over
devrilmek, tepetaklak düşmek, düşürmek, devirmek, alaşağı etmek -
8 انهوى
devrilmek; düşmek -
9 تساقط
devrilmek; düşmek -
10 ردي
devrilmek; düşmek -
11 سقط
devrilmek; düşmek; falso; galat; gaf; hata; kapaklanmak; sakatat; yaşlık; yanlış -
12 وقع
devrilmek; düşmek; düşüş; iniş; imzalamak; kapaklanmak -
13 tip over
boşaltmak (eğip), dökmek, devrilmek, takla atmak, burun üstü gelmek (uçak)* * *devir* * *(to knock or fall over; to overturn: He tipped the lamp over; She put the jug on the end of the table and it tipped over.) devirmek, devrilmek -
14 topple
v. devirmek, devrilmek, düşecek gibi olmak, sendelemek, tepetaklak düşmek* * *itip yuvarla* * *['topl](to (make something) fall: He toppled the pile of books; The child toppled over.) devirmek, devrilmek; düşmek -
15 tumble
n. düşme, düşüş, takla, perende, dönme, karışıklık————————v. düşmek, devrilmek, yıkılmak, yuvarlanmak, perende atmak, takla atmak, tepetaklak olmak, dönmek, karıştırmak, dağıtmak, bozmak* * *1. anla (v.) 2. düşüş (n.)* * *1. verb1) (to (cause to) fall, especially in a helpless or confused way: She tumbled down the stairs; The box suddenly tumbled off the top of the wardrobe.) tepetaklak yuvarlanmak, paldır küldür düşmek2) (to do tumbling.) düşmek, devrilmek2. noun(a fall: She took a tumble on the stairs.) düşme- tumbler- tumblerful
- tumble-drier
- tumbling -
16 umkippen
um|kippenII vt devirmek -
17 umstürzen
um|stürzenII vt -
18 кувыркаться
разг.takla(lar) atmak; devrilmek (опрокидываться, падать) -
19 опрокидываться
несов.; сов. - опроки́нутьсяdevrilmek; alabora olmak ( о судне); sırtüstü düşmek ( падать на спину) -
20 перевёртываться
несов.; сов. - переверну́ться1) dönmek; çevrilmekперевёртываться с бо́ку на́ бок — yandan yana dönmek
2) ( опрокидываться) devrilmek; alabora olmak (о лодке, судне)маши́на не́сколько раз переверну́лась и вре́залась в де́рево — araba birkaç takla atarak ağaca bindirdi
••он в гробу́ перевернётся — onun mezarda kemikleri sızlar
См. также в других словарях:
devrilmek — nsz 1) Devirme işi yapılmak 2) mec. Yok edilmek, ortadan kaldırılmak Bir düzine kadarı, aman dilemeye bile vakit bulamadan devrildi. T. Buğra … Çağatay Osmanlı Sözlük
iskambil kâğıdı gibi devrilmek — birer birer ve birbiri ardı sıra devrilmek … Çağatay Osmanlı Sözlük
payandalamak — i Çökmek, yıkılmak, devrilmek üzere olan bir yeri veya şeyi payandalarla sağlamlaştırmak Bakalım, devrilmek üzere olan orta direği payandalayabilecek mi? H. Taner … Çağatay Osmanlı Sözlük
devrilivermek — nsz Çabucak veya ansızın devrilmek … Çağatay Osmanlı Sözlük
devrilme — is. Devrilmek işi … Çağatay Osmanlı Sözlük
düşmek — e, er 1) Yer çekiminin etkisiyle boşlukta, yukarıdan aşağıya inmek Havada uçan kuş vurulmuş gibi birdenbire sokağa düşüyor. R. N. Güntekin 2) den Durduğu, bulunduğu, tutunduğu yerden ayrılarak veya dayanağını, dengesini yitirerek yukarıdan… … Çağatay Osmanlı Sözlük
iskambil kâğıdı — is. İskambil İskambil kâğıtlarını karıştırıyorum, kendi kendime söyleniyorum. R. H. Karay Atasözü, Deyim ve Birleşik Fiiller iskambil kâğıdı gibi devrilmek … Çağatay Osmanlı Sözlük
kapaklanmak — nsz 1) Ayağı takılıp yüzüstü düşmek Sofraya ağzı aşağı kapaklanmıştı. Y. Kemal 2) den. Yelkenli tekne güçlü rüzgâr veya ansızın gelen sağanak etkisiyle devrilmek … Çağatay Osmanlı Sözlük
yıkılmak — nsz 1) Yıkma işi yapılmak veya yıkma işine konu olmak 2) Herhangi bir sebeple çökmek, göçmek Duvar yıkıldı. 3) Devrilmek, yığılmak ... yüzükoyun yıkılıp kalmış bir kadın, kaçışan hizmetçiler... Y. K. Karaosmanoğlu 4) mec. İstenmeyen biri çekilip… … Çağatay Osmanlı Sözlük
yuvarlanmak — nsz 1) Kendi üzerinde dönerek hareket etmek Fıçı yuvarlanıyor. 2) Dökülerek düşmek Bu hayvancıklara bakarken gözlerimden yaşların yuvarlandığını ve toplandığını duydum. M. Ş. Esendal 3) Devrilmek, düşmek Kapı açılır açılmaz yüzükoyun ve kaskatı… … Çağatay Osmanlı Sözlük
yan yatmak — 1) yana doğru çok eğilmek 2) sağa veya sola doğru eğilerek devrilmek … Çağatay Osmanlı Sözlük