Перевод: с английского на турецкий

с турецкого на английский

devretme

  • 1 alienation

    n. yabancılaştırma, aralarını açma; devretme, devir; soğutma, dengesizlik
    * * *
    1. ruh hastalığı 2. yabancılaşma
    * * *
    noun yabancılaşma

    English-Turkish dictionary > alienation

  • 2 assignment

    n. belirleme, kararlaştırma; atama, tahsis, tayin, görev, iş; ödev, ev ödevi; devretme, devir; feragat senedi, havale senedi
    * * *
    görev
    * * *
    noun (a duty assigned to someone: You must complete this assignment by tomorrow.) görev, ödev

    English-Turkish dictionary > assignment

  • 3 circulation

    n. sirkülasyon, devir, devretme, dolaşım, deveran, dolanım, tedavül, yayma, tiraj, dağıtım, cereyan, akıntı, piyasadaki para miktarı
    * * *
    dolaşım
    * * *
    noun dolaşım, deveran

    English-Turkish dictionary > circulation

  • 4 delivery

    n. teslim, dağıtma, teslim etme, verim; devretme; doğum, doğurma; konuşma
    * * *
    1. teslim 2. teslimat
    * * *
    plural - deliveries; noun
    1) ((an act of) handing over (letters, parcels etc): There are two parcel deliveries a week.) teslimat, dağıtım
    2) (the process of the birth of a child: the delivery of the twins.) doğum

    English-Turkish dictionary > delivery

  • 5 revolve

    n. devretme
    ————————
    v. dönmek, devir yapmak, devretmek, etrafında dönmek, döndürmek, düşünüp taşınmak
    * * *
    döndür
    * * *
    [rə'volv]
    (to move, roll or turn (in a complete circle) around a central point, axis etc: A wheel revolves on its axle; This disc can be revolved; The Moon revolves (a)round the Earth; The Earth revolves about the Sun and also revolves on its axis.) dönmek
    - revolving

    English-Turkish dictionary > revolve

  • 6 transfer

    n. devretme, transfer, aktarma, yere geçirmek, taşıma, nakil, havale, devir, kopya çıkarma
    ————————
    v. iletmek, transfer etmek, aktarmak, devretmek, nakletmek, geçirmek, havale etmek, basmak (kopya), aktarma yapmak, ihale etmek, transfer olmak
    * * *
    1. aktar (v.) 2. aktarım (n.) 3. taşı (v.) 4. transfer (n.)
    * * *
    [træns'fə:] 1. past tense, past participle - transferred; verb
    1) (to remove to another place: He transferred the letter from his briefcase to his pocket.) aktarmak, transfer etmek
    2) (to (cause to) move to another place, job, vehicle etc: I'm transferring / They're transferring me to the Bangkok office.) transfer olmak, ata(n)mak
    3) (to give to another person, especially legally: I intend to transfer the property to my son.) vermek
    2. noun
    (['trænsfə:])
    1) (the act of transferring: The manager arranged for his transfer to another football club.) transfer (etme)
    2) (a design, picture etc that can be transferred from one surface to another, eg from paper to material as a guide for embroidery.) çıkartma

    English-Turkish dictionary > transfer

  • 7 cession

    n. terk, vazgeçme, çekilme, devretme, devir
    * * *
    1. devir 2. feragat

    English-Turkish dictionary > cession

  • 8 demise

    n. devretme, feragat; ölüm, vefat
    ————————
    v. vasiyetle devretmek; bırakmak; feragat etmek
    * * *
    1. ölüm 2. vefat

    English-Turkish dictionary > demise

  • 9 devolution

    n. devretme, dejenereleşme; nakil, veraset; yozlaşma, bozulma
    * * *
    1. ihtilal 2. yetki verme

    English-Turkish dictionary > devolution

  • 10 negotiation

    görüsme, müzakere; ciro etme, devretme; istira

    English to Turkish dictionary > negotiation

См. также в других словарях:

  • devretme — is. Devretmek işi …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • devredilmek — nsz, Ar. devr + T. edilmek Devretme işi yapılmak, devrolmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • havale — is., Ar. ḥavāle 1) Bir işi bir başkasının sorumluluğuna bırakma, ısmarlama, devretme Bütün belgelerin bakanlığa havalesi gerekiyor. 2) Banka, postane vb. aracılığıyla gönderilen para Ay başında havaleyi postaneye yatırdım. 3) Postane, banka vb.… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • teslim — is., Ar. teslīm 1) Bir şeyi sahibine verme 2) Emanet alınan bir şeyi sahibine geri verme 3) Bırakma, devretme, terk etme Şehrin teslimi sırasında çok kan döküldü. 4) ünl. Teslim ol veya teslim oluyorum sözü 5) mec. Gerçek olduğunu söyleme,… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • MÜDAVELE — Elden ele gezdirme. Alıp verme, devretme. * Fikir verme, konuşma. * Çevirme, döndürme …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • ferağ — devir; devretme; bir hakkı birine geçirme; mirî veya vakıf arazinin yararlanma hakkının satışı …   Hukuk Sözlüğü

Поделиться ссылкой на выделенное

Прямая ссылка:
Нажмите правой клавишей мыши и выберите «Копировать ссылку»