-
1 delik deşik etmek
v. riddle with holes, honeycomb, riddle, riddle smb. with bullets -
2 delik deşik etmek
to riddle -
3 delik
1. hole, opening, orifice. 2. puncture. 3. bored, pierced, drilled, perforated. 4. punctured. 5. anat. foramen. 6. slang prison, jail, jug, clink, cooler, lockup. - açmak /a/ to make a hole in, bore, pierce, drill, perforate. - büyük, yama küçük. colloq. The problem is bigger than any available solution. - deşik full of holes. - deşik etmek /ı/ to fill with holes, riddle. - deşik olmak to be riddled, be filled with holes. -e girmek slang to be thrown in jail, be locked up. -e tıkmak /ı/ slang to throw (someone) in jail, imprison, jail, jug, lock (someone) up.
См. также в других словарях:
delik deşik etmek — 1) bir canlının vücudunda bir araçla birçok yara, kesik açmak 2) bir şeyin her yanında delikler açmak Üst üste attığı kurşunlarla hedefin içini delik deşik etmeye başlamıştı. Y. K. Karaosmanoğlu … Çağatay Osmanlı Sözlük
delik deşik — sf., ği Her yanı deliklerle dolu Atasözü, Deyim ve Birleşik Fiiller delik deşik aramak delik deşik etmek delik deşik olmak … Çağatay Osmanlı Sözlük
kalbura çevirmek — delik deşik etmek … Çağatay Osmanlı Sözlük