Перевод: со всех языков на все языки

со всех языков на все языки

delik��tn��

См. также в других словарях:

  • delik — is., ği 1) Dar, küçük açıklık İğne deliği. Burun deliği. 2) Dar, küçük çukur Küçük çocuk, kulübenin kenarına yığılmış taşlardan yukarıda bir deliğe sıkışmıştı. S. F. Abasıyanık 3) Küçük hayvan yuvası Fare deliği. 4) sf. Delinmiş olan Hangi evden… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • DELİK — Hurma ve yağdan yapılan bir yemek. * Oğmaç aşı. * Rüzgârın yerden savurup tozuttuğu toprak …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • delik deşik — sf., ği Her yanı deliklerle dolu Atasözü, Deyim ve Birleşik Fiiller delik deşik aramak delik deşik etmek delik deşik olmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • delik deşik etmek — 1) bir canlının vücudunda bir araçla birçok yara, kesik açmak 2) bir şeyin her yanında delikler açmak Üst üste attığı kurşunlarla hedefin içini delik deşik etmeye başlamıştı. Y. K. Karaosmanoğlu …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • delik deşik olmak — 1) bir canlının vücudunda bir araçla birçok yara, kesik oluşmak ... düşman süngüleriyle delik deşik olmaktansa tabancasını şakağına dayayıp tetiği çekmeyi düşünüyordu. N. Cumalı 2) bir şeyin her yanı delinmek …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • delik büyük, yama küçük — eldeki imkânlar gerekenden çok az anlamında kullanılan bir söz …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • delik deşik aramak — her yerde aramak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • delik eğirmek — argo hapse girmek, tutuklanmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • kaçacak delik aramak — korku ile saklanacak yer aramak O adam onları aşağıladıkça utancından kaçacak delik arayan Âşık Ali ye acıyordu. Y. Kemal …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • cebi delik — sf., ği Tutumlu olmayan (kimse), savurgan …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • kubbeli delik — is., ği, biy. Trakeit gözelerinin uçlarında bulunan ve besin suyunun düşey yönde ilerlemesini sağlayan geçiş yolu …   Çağatay Osmanlı Sözlük


Поделиться ссылкой на выделенное

Прямая ссылка:
Нажмите правой клавишей мыши и выберите «Копировать ссылку»