-
21 أنابيب
أَنَابِيب1. kartuşAnlamı: içine mürekkep vb. maddeler konulan tüp2. künkAnlamı: kalın su borusu3. boru -
22 أنبوب
أُنْبُوب1. kartuşAnlamı: içine mürekkep vb. maddeler konulan tüp2. künkAnlamı: kalın su borusu3. boru -
23 أنبوبة
أُنْبُوبَة1. kartuşAnlamı: içine mürekkep vb. maddeler konulan tüp2. tüp3. künkAnlamı: kalın su borusu4. boru -
24 بحيرة
بُحَيْرَة1. gölAnlamı: derin ve geniş, tuzlu ve tuzsuz durgun su örtüsü2. lâgün3. deniz kulağıAnlamı: açık denizden bir kum setiyle ayrılmış veya kıyı dilinin gelişmesiyle göl biçimini almış körfez, lâgün -
25 بنطلون
-
26 تجويف
تَجْوِيف1. kovuk2. gözenek3. delikAnlamı: dar, küçük açıklık -
27 تحريج
-
28 تضييق
-
29 جرموق
-
30 حجاز
حِجَاز1. kuşakAnlamı: bele sarılan uzun ve enli kumaş2. kemerAnlamı: bel bağı3. kayışAnlamı: dar ve uzun kösele dilimi -
31 حصن
Iحُصْن1. iffetAnlamı: ahlâk kurallarına bağlılık2. namusAnlamı: iffet, şeref, doğruluk3. dürüstlükAnlamı: doğrulukIIحِصْن1. iffetAnlamı: ahlâk kurallarına bağlılık2. kaleAnlamı: askerî önem taşıyan şehirlerde, geçit ve dar boğazlarda güvenliği sağlamak için yapılan kalın duvarlı, burçlu, mazgallı yapı3. namusAnlamı: iffet, şeref, doğruluk4. dürüstlükAnlamı: doğruluk -
32 خرق
Iخَرَّقَ1. saplanmakAnlamı: hızla batmak2. didiklemekAnlamı: ısırarak parçalamak, gagalamakIIخَرَق1. bönlükAnlamı: budalalık, aptallık, saflık2. ahmaklıkAnlamı: zekâsı az gelişmiş olma durumu, anlayışsızlık3. aptallık4. sakarlık5. acemilikAnlamı: tecrübe ve becerinin azlığıخَرَقَ1. burgulamakAnlamı: burgu ile delmek2. saplanmakAnlamı: hızla batmak3. didiklemekAnlamı: ısırarak parçalamak, gagalamakIVخَرِق1. hırboAnlamı: sersem, salak ve kaba saba2. zibidi3. avalAnlamı: aptal, ahmak4. şabanAnlamı: aptal, alık, budala5. kazAnlamı: budala6. gerzekAnlamı: geri zekâlı olan7. basiretsizAnlamı: ileri ve uzak görüşlü olmayan8. andavallıAnlamı: beceriksiz, görgüsüz ve bön olan kimse9. angutAnlamı: ahmak ve aptal10. eblehAnlamı: akılsız, alık, budala11. gabiAnlamı: anlayışsız, kalın kafalı olan12. mankafaAnlamı: anlayışsız, aptal13. kakavanAnlamı: kendini beğenmiş, sevimsiz14. akılsızAnlamı: aklı, gerçeği görüp ona göre davranmaya elverişli olmayan, anlayışı kıt15. salak16. patavatsızAnlamı: davranışlarına dikkat etmeyen17. şapşalAnlamı: aptalca davranışlarda bulunan, alık18. avanakAnlamı: kolayca kandırılabilen kişi19. kaşalotAnlamı: aptal, budala20. kaşkavalAnlamı: aptal, sersem21. alıkAnlamı: akılsız, sersem, ebleh ve şaşkın22. ahmakAnlamı: aklını gereği gibi kullanamayan, aptal23. aptalAnlamı: zekâ yoksunu, ahmak, alık olan kimse24. kelekAnlamı: aptal25. beceriksizAnlamı: becerisi olmayan, usta olmayan26. dangalakAnlamı: akılsız, düşüncesiz27. bönAnlamı: budala, saf28. beyinsizAnlamı: akılsız, düşüncesizVخَرْق1. zalimlikAnlamı: zalim olma durumu2. zorbalıkAnlamı: zorbaca davranış, müstebitlik3. kovuk4. zulümAnlamı: kıyım, kıygı, acımasızlık, haksızlık, cefa5. gözenek6. delikAnlamı: dar, küçük açıklıkVIخَرقَsakarlaşmakAnlamı: sakar duruma gelmekخُرْق1. bönlükAnlamı: budalalık, aptallık, saflık2. aptallık3. ahmaklıkAnlamı: zekâsı az gelişmiş olma durumu, anlayışsızlık4. sakarlık5. acemilikAnlamı: tecrübe ve becerinin azlığı -
33 دك
Iدَكّ1. tahripAnlamı: yıkma, bozma2. mahvAnlamı: yok etme, yok olma3. sabotajAnlamı: baltalamaIIدَكَّ1. sokuşturmakAnlamı: dar bir yere zorla sokmak2. devirmek3. düzlemekAnlamı: düzlem durumuna getirmek -
34 دهليز
دِهْلِيز1. hol2. galeri3. koridorAnlamı: geçenek, dehliz4. lobiAnlamı: bir yapının kapısından içeri girildiğinde görülen ilk boşluk, dalan5. tünelAnlamı: bir yandan düğer yana açılan yol6. dehlizAnlamı: üstü kapalı, dar ve uzun geçit, koridor7. bodrum -
35 رأس
رَأْس1. uçAnlamı: bir şeyin tepesi, başı2. kafaAnlamı: baş, ser3. kelleAnlamı: baş, kafa4. serAnlamı: baş, kafa5. zirveAnlamı: doruk, tepe, en üst aşama6. dil7. başAnlamı: vücudun üst veya önünde bulunan bölüm, kafa, ser8. başlangıçAnlamı: bir şeyin ilk bölümü9. dorukAnlamı: dağ, ulu ağaç gibi yüksek şeylerin tepesi -
36 رفادة
رِفَادَة1. külteAnlamı: demet2. kompresAnlamı: birkaç kat katlanmış bez3. sargıAnlamı: esnek bir maddeden yapılmış uzun, dar ve ince şerit4. bantAnlamı: düzensiz yassı bağ, şerit -
37 روق
Iرَوْق1. hol2. koridorAnlamı: geçenek, dehliz3. sayvanAnlamı: evlere bitişik, önü açık, üzeri örtülü yer4. obaAnlamı: göçebelerin konak yeri5. asırAnlamı: çağ, yüzyıl6. dehlizAnlamı: üstü kapalı, dar ve uzun geçit, koridorIIرَوَّقَ1. saflaştırmakAnlamı: saf duruma getirmek2. ayıklamak3. arıtmakAnlamı: temizlemek, tasfiye etmek -
38 زجاجة
-
39 زق
زِقّ1. kırbaAnlamı: sakların içinde sutaşıdıkları ağzı dar, deriden yapılmış kap2. keseAnlamı: kumaştan veya örgüden küçük torba, kap3. poşetAnlamı: küçük torba4. torbaAnlamı: ağzı bağlanabilen çuval5. tulum -
40 زقاق
См. также в других словарях:
dar — verbo transitivo,prnl. 1. Hacer (una persona) que [una cosa] pase a poder de [otra persona]: Se dieron los regalos. Mi tío me dio mil pesetas. Dio un caramelo a cada niño. 2. Considerar … Diccionario Salamanca de la Lengua Española
dar — (Del lat. dare). 1. tr. donar. 2. entregar. 3. Ofrecer materia para algo. Dar tema para una composición. 4. Conferir, proveer en alguien un empleo u oficio. Le dieron el oficio de canciller. 5. Ordenar, aplicar … Diccionario de la lengua española
DAR 10 — Role Light bomber and reconnaissance Manufacturer Darzhavna Aeroplanna Rabotilnica First flight … Wikipedia
DAR 1 — Role Civil training aircraft National origin Bulgaria Manufacturer … Wikipedia
Dar.K — Pays d’origine France Genre musical Reggae Ragga Soul Dancehall Années d activité … Wikipédia en Français
dar — dar(se) 1. ‘Entregar(se) u ofrecer(se)’. Verbo irregular: v. conjugación modelo (→ apéndice 1, n.º 27). La forma de subjuntivo dé se escribe con tilde para distinguirla de la preposición de (→ tilde2, 3): «No llamen a la polic … Diccionario panhispánico de dudas
DAR 6 — Role Training biplane Manufacturer DAR Designer Zevtan Lazarov First flight 1930s Primary user Bulgarian Air Force The DAR 6 was a 1930s Bulgarian two seat biplane basic or advanced training aircraft. The DAR 6 was designed by Zevtan Lazarov … Wikipedia
DAR 4 — Role Airliner Manufacturer DAR First flight 1930 … Wikipedia
DAR — can refer to:An organization: * Daughters of the American Revolution * DAR Aircraft, a Bulgarian aircraft manufacturer * [http://www.dar.bam.de/ Deutscher Akkreditierungs Rat] , German Accreditation CouncilA place: * Dar es Salaam (a local… … Wikipedia
Dar — may refer to: Dar, Azerbaijan, a village Dar es Salaam (a local abbreviation) Dar (tribe), a Kashmiri tribe in India and Pakistan Dar, Russian title of Vladimir Nabokov s book The Gift Dar, a character in the 1982 fantasy movie The Beastmaster… … Wikipedia
Dar — Dar, eine Partikel, welche so wohl allein, als auch in Zusammensetzungen gebraucht wird. 1. Allein, ist sie so wohl im Oberdeutschen, als Niedersächsischen für das Nebenwert des Ortes da üblich. Die Hochdeutschen haben sie in diesem Falle nicht,… … Grammatisch-kritisches Wörterbuch der Hochdeutschen Mundart