-
1 kratzen
-
2 beißen
beißen <biss, gebissen, h>1. v/t ısırmak;(in A -i) ısırmak; dişlemek;fam nichts zu beißen haben (hungern müssen) yiyecek bir lokması olmamak/yok; (stechen) Insekten sokmak3. v/unp fam (jucken) dalamak; kaşındırmak4. v/r: sich auf die Zunge beißen dilini ısırmak;Farben sich beißen sırıtmak -
3 brennen
brennen <brannte, gebrannt, h>1. v/i yanmak;es brennt! yangın var!;fam fig wo brennts denn? mesele nedir?; fig Sonne yakmak; Gewürze, Rauch yakmak; BOT Nessel dalamak; Augen, Haut, Wunde yanmak;fig vor Ungeduld brennen sabırsızlıktan çatlamak;darauf brennen, etwas zu tun bş yapmak için yanıp tutuşmak -
4 krabbeln
1. v/t <h> kaşındırmak, dalamak2. v/i <sn> Baby emeklemek, Käfer yürümek, tırmanmak -
5 prickeln
prickeln <h>1. v/i (stechen, kitzeln) dalamak, karıncalandırmak; gıdıklamak2. v/unp: mir prickelt es auf der Haut -im karıncalanıyor -
6 stechen
См. также в других словарях:
dalamak — i 1) Köpek, kurt vb. hayvanlar dişlemek, ısırmak Köpek mi daladı seni? H. R. Gürpınar 2) Zehirli böcek, ısırgan otu, sert kumaş dokunarak teni acıtmak veya kaşındırmak … Çağatay Osmanlı Sözlük
dalamak — hafif etkileyecek şekilde yakmak … Beypazari ağzindan sözcükler
dalama — is. Dalamak işi … Çağatay Osmanlı Sözlük
haşlamak — nsz 1) Bir şeyi kaynar suya daldırmak Sebze haşlamak. 2) i Bir şeyin üstüne kaynar su dökmek 3) Suda kaynatarak pişirmek Nine, yolda yerim diye iki yumurta haşladıydı teyze. H. E. Adıvar 4) i Kaynar sıvı bir şeyi yakmak Kaynar su ayağımı haşladı … Çağatay Osmanlı Sözlük
ısırmak — i 1) Dişleri arasına alıp sıkmak Dolu bir kadeh içti ve meze yerine alt dudağını ısırdı. A. Gündüz 2) nsz Dişleriyle koparmak Koparın bir tane de ısırın bakın... S. F. Abasıyanık 3) Rüzgâr sert esmek, keskin bir biçimde etkilemek Ayaz insanın… … Çağatay Osmanlı Sözlük
yemek — 1. is., ği 1) Yemek yeme, karın doyurma işi Yemekten sonra gocuğuna sarar yatırırdı beni. N. Cumalı 2) Yenmek için pişirilip hazırlanmış yiyecek, aş, taam 3) Günün belli saatlerinde yenilen besin Yemek ya kahvaltıda ya da yemekte yenir. Arada bir … Çağatay Osmanlı Sözlük