-
1 cihet
arapça جهت 1.yön, taraf. 2.bakım, nokta. 3.sebep. -
2 тарап
cihet -
3 тарап
cihet -
4 cəhət
cihet, yön -
5 бағдар
cihet, gidişat, istikamet, yön -
6 бағыт
cihet, gidişat, güzergâh, istikamet, yön -
7 бағдар
cihet, gidişat, istikamet, yön -
8 бағыт
cihet, gidişat, güzergâh, istikamet, yön -
9 cəhət
cihet, yön -
10 момент
an* * *м1) an; lahza; sıra ( время)в моме́нт вы́стрела — (tam) silah patlarken
упусти́ть удо́бный моме́нт — fırsatı kaçırmak
2) (обстоятельство, сторона) nokta; yan; cihetесть ещё оди́н ва́жный моме́нт, кото́рый вы не учли́ — dikkate almadığınız önemli bir nokta daha var
••в да́нный моме́нт — şu anda
-
11 сторона
yan, taraf, yön, yüz, cihet- лицевая сторона
- наветренная сторона
- обратная сторона
- передняя сторона
- подветренная сторона
- правая сторона
- солнечная сторона
- теневая сторонаТурецко-русский словарь и русско-турецкий словарь по строительству и архитектуре > сторона
-
12 أوب
avdet; bucak; cihet; devir; dönmek; dönüş; kenar; kıran; yan -
13 توجه
bucak; cihet; dolaşmak; dönmek; kenar; teveccüh; yönelme; yönelmek -
14 جانب
bucak; cihet; eklenmek; kaçınmak; kenar; kıran; nahiye; taraf; yan -
15 جانح
bucak; cihet; kenar; nahiye; yan -
16 جنب
bel; böğür; bucak; cihet; kenar; kıran; nahiye; taraf; tardetmek; yan -
17 صدد
açar; amaç; bahis; bucak; cerahatlenmek; cihet; erek; garaz; gaye; hedef; irinlenmek; kasıt; kenar; kıran; konu; meram; murat; sadet; yan -
18 صفح
af; bağış; bucak; cihet; kenar; kıran; muafiyet; taraf; yan; zırhlanmak -
19 صوب
bucak; cihet; düzeltmek; kenar; kıran; nişanlamak; onamak; taraf; yan -
20 متجه
bucak; cihet; dönük; kenar; vektör; yönelik
- 1
- 2
См. также в других словарях:
cihet — is., Ar. cihet Yön, yan, taraf Pencereden gelen bu şehir seslerinin cihetini bile tayin edemiyordu. P. Safa … Çağatay Osmanlı Sözlük
CİHET-ÜL VAHDET — Birlik ciheti CİHET ÜL VAHDET İ İTTİHAD Birleşmenin birlik ciheti. Yani birleştiren temel unsur. Birleştiren ve birleşilen esas … Yeni Lügat Türkçe Sözlük
cihet — (A.) [ ﺖﻬﺝ ] 1. yön, taraf. 2. bakım, nokta. 3. sebep … Osmanli Türkçesİ sözlüğü
CİHET — (C: Cihât) Yan, yön, taraf. * Sebeb, mucib. * Vesile, bahane. * Evkafça olan vazife, maaş. * Yer, mahâl, semt … Yeni Lügat Türkçe Sözlük
cihet — yön; taraf; amaç … Hukuk Sözlüğü
CİHET-İ RÜCHANİYET — Üstünlük ciheti … Yeni Lügat Türkçe Sözlük
ÇÂR-CİHET — Dört cihet. Cihat ı erbaa … Yeni Lügat Türkçe Sözlük
ŞEŞ-CİHET — f. Altı yön, altı cihet. (Bak: Cihat ı sitte … Yeni Lügat Türkçe Sözlük
CİHÂT — (Cihet. C.) Cihetler, taraflar, yönler … Yeni Lügat Türkçe Sözlük
SU(Y) — f. Cihet, yön, taraf. Semt. Yan SUY f. Cihet, yön, taraf … Yeni Lügat Türkçe Sözlük
semt — is., Ar. semt 1) Şehirde yerleşim bölgesi, yaka Şehri dolaşıyorum: Üç ayrı semte gittim. R. H. Karay 2) Yan, taraf, cihet, yön Birleşik Sözler semtürreis kenar semt Atasözü, Deyim ve Birleşik Fiiller semtine uğramamak … Çağatay Osmanlı Sözlük