-
1 cutaway
ceket -
2 jacket
ceket -
3 sack coat
ceket -
4 cutaway model
ceket modeli -
5 eton collar
ceket yakası üzerine dönen gömlek yakası -
6 eton collar
ceket yakası üzerine dönen gömlek yakası -
7 coat
ceket; palto; mont; post; tabaka, kat; örtü, kat, tabaka,kaplamak, örtmek -
8 jacket
ceket, mont; patates kabugu; ciltli kitabin üzerine geçirilen kâgit kap; plak kabi; zarf, dis örtü; gömlek,gömlek geçirmek, kaplamak -
9 cutaway model
ceket modeli -
10 blazer
n. spor ceket, blazer ceket* * *spor ceket* * *['bleizə](a type of jacket, often part of a school uniform.) armalı ceket -
11 jacket
n. ceket, kitabın kağıt kabı, kabuk, kap, kitap kabı* * *ceket* * *['‹ækit]1) (a short coat: He wore brown trousers and a blue jacket.) ceket2) (a covering, especially a loose paper cover for a book: I like the design on this (book-)jacket.) kapı, kapak -
12 sports jacket
n. spor ceket* * *spor ceket* * *(a type of jacket for men, designed for casual wear.) spor ceket -
13 cardigan
n. hırka* * *1. hırka 2. örme yün ceket* * *(a knitted jacket which buttons up the front.) (yün örgü) hırka, ceket -
14 coat
n. palto, manto, ceket; kaban, parka, kaput, post, tabaka, kat, örtü, kabuk————————v. kaplamak, örtmek, sarmak, sürmek (boya/sıva)* * *1. giydir (v.) 2. kaban (n.) 3. kapla (v.) 4. örtü (n.)* * *[kəut] 1. noun1) (an item of outdoor clothing, with sleeves, that covers from the shoulders usually to the knees: a coat and hat.) palto, manto2) (a jacket: a man's coat and trousers.) ceket3) (the hair or wool of an animal: Some dogs have smooth coats.) kürk4) (a covering (eg of paint): This wall will need two coats of paint.) kat2. verb(to cover: She coated the biscuits with chocolate.) kaplamak, ince bir tabaka ile örtmek- coating- coat of arms -
15 tunic
n. tünik, ceket (uzun), gömlek [bot.], tohum zarfı* * *tunik* * *['tju:nik]1) (a soldier's or policeman's jacket.) asker/polis ceketi2) (a loose garment worn especially in ancient Greece and Rome.) tünik3) (a similar type of modern garment.) tünik, kısa ceket -
16 sports coat
n. spor ceket* * *spor ceket -
17 bolero
n. bolero, İspanyol dansı; kısa ceket, cepken* * *['bələrəu]plural - boleros; noun(a short jacket with no fastening.) cepken, bolero -
18 slop
n. çamurlu su birikintisi, domuz yemi, iğrenç sözler, bol gömlek, bol ceket————————v. döküp saçmak, dökmek, sıçratmak, ağzını şapırdatarak yemek, höpürdeterek içmek, çamurlu suda koşmak, suda yürümek* * *dök* * *[slop]past tense, past participle - slopped; verb(to (cause liquid to) splash, spill, or move around violently in a container: The water was slopping about in the bucket.) dök(ül)mek, saç(ıl)mak- sloppy- sloppily
- sloppiness -
19 banian
n. hintli tüccar; bengal'deki şirket temsilcisi; flanel ceket [hint.]* * *hindistanda et yemeyen tüccar sınıfı -
20 cutaway
adj. kesit————————n. caketatay, bonjur* * *ceket
См. также в других словарях:
ceket — is., Fr. jaquette Erkeklerin ve kadınların giydiği, genellikle önden düğmeli, kalçayı örten, kollu üst giysisi Atasözü, Deyim ve Birleşik Fiiller ceketini alıp çıkmak … Çağatay Osmanlı Sözlük
sakav — ceket … Beypazari ağzindan sözcükler
setire — ceket … Beypazari ağzindan sözcükler
gocuk — is., ğu, Bulg. 1) Tek parça hayvan postundan yapılan ceket Atını bir direğe bağlar, gocuğunu kafasına çeker, uyurdu. S. F. Abasıyanık 2) İçi kürk, pelüş vb.nden yapılan kalın ceket … Çağatay Osmanlı Sözlük
hırka — is., Ar. ḫirḳa 1) Genellikle soğuktan korunmak için giyilen, kumaştan, bazen içi pamukla beslenmiş, ceket biçiminde, önden açık, kollu üst giysisi Bol hırkasının içinde ne kadar zavallı hatta ne kadar gülünçtü. Y. K. Karaosmanoğlu 2) Genellikle… … Çağatay Osmanlı Sözlük
kanadiyen — is., Fr. canadienne 1) Kanadalı tuzak avcılarının ceketlerine benzeyen içi kürklü veya pamuklu, şal yakalı, kemerli kruvaze ceket 2) Yaz aylarında giyilen bol ve geniş dikimli astarsız hafif ceket … Çağatay Osmanlı Sözlük
Olgun Şimşek — Born 1971 Yenice, Büyükorhan, Bursa Occupation Actor Years active 1993 present Olgun Şimşek (born 1971 in Yenice, Bursa) is a Turkish actor Biography Olgun … Wikipedia
anorak — is., ğı, Fr. anorak Başlıklı, su geçirmeyen spor ceket … Çağatay Osmanlı Sözlük
basma — is. 1) Basmak işi 2) Gazete, dergi, kitap vb. bası ile hazırlanmış yazılı şeyler, matbua 3) İskambil kâğıdı ile oynanan bir oyun 4) Üzerinde bası ile yapılmış renkli biçimler bulunan pamuklu kumaş O güne kadar bir okka üzüm, bir arşın basma… … Çağatay Osmanlı Sözlük
büstiyer — is., Fr. bustier Bayanların ceket vb. kıyafetlerinin içinde kullanılan çarpıcı, göz alıcı, işlemeli kumaştan yapılmış askılı veya askısız üstlük … Çağatay Osmanlı Sözlük
çividi — is., T. çivit + Ar. ī 1) Çivit rengi 2) sf. Bu renkte olan Yalnız o, Fatma gibi üst yanı cepli, çividi mavi ceket yaptırmamıştı. M. Yesari … Çağatay Osmanlı Sözlük