Перевод: с английского на турецкий

с турецкого на английский

buluntu

  • 1 pickup

    n. gelişme, pikap, kamyonet, plakçalar, yükselme, arabaya alma, artma, hızlanma, alıcı, kaldırma, vurgun, buluntu şey, canlandırıcı içki, kalan yemeklerden oluşan öğün, rasgele dostluk, sokakta tanışılmış kadın, av, keklik (av)

    English-Turkish dictionary > pickup

  • 2 pickup

    n. gelişme, pikap, kamyonet, plakçalar, yükselme, arabaya alma, artma, hızlanma, alıcı, kaldırma, vurgun, buluntu şey, canlandırıcı içki, kalan yemeklerden oluşan öğün, rasgele dostluk, sokakta tanışılmış kadın, av, keklik (av)

    English-Turkish dictionary > pickup

См. также в других словарях:

  • buluntu — is. 1) Kazı veya araştırmalarla ortaya çıkarılmış olan, bazen de rast gelinerek bulunan eski çağlardan kalma eşya 2) Sokakta bulunup alınan çocuk 3) Herhangi bir yerde bulunup gerçekten veya hükmen sahibi bulunmayan mal …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • lükata — buluntu; sokakta bulunup alınan sahibi belli olmayan şey …   Hukuk Sözlüğü

Поделиться ссылкой на выделенное

Прямая ссылка:
Нажмите правой клавишей мыши и выберите «Копировать ссылку»