-
1 أزهى
أَزْهَى1. horozlanmakAnlamı: kabadayı tavrı takınmak, çalım satmak2. büyümekAnlamı: boyutlar artmak, irileşmek -
2 تزكى
تَزَكَّىbüyümekAnlamı: boyutlar artmak, irileşmek -
3 تنامى
تَنَامَىbüyümekAnlamı: boyutlar artmak, irileşmek -
4 زاد
Iزَاد1. gıdaAnlamı: besin2. erzak3. aşAnlamı: pişirilerek hazırlanan yemek4. azıkAnlamı: yiyecek, besin, gıda5. besinIIزادَ1. kaçırmakAnlamı: ölçüyü, sınırı aşmak2. artmakAnlamı: eskisinden daha çok çoğalmak3. büyümekAnlamı: boyutlar artmak, irileşmek -
5 زكا
زَكَاbüyümekAnlamı: boyutlar artmak, irileşmek -
6 زها
زَهَا1. aydınlatmakAnlamı: bir yerin karanlığını gidermek2. pırıldamakAnlamı: ışık saçmak3. övünmekAnlamı: iftihar etmek4. kabarmakAnlamı: övünüp böbürlenmek5. büyümekAnlamı: boyutlar artmak, irileşmek -
7 قد
Iقَدّ1. ebatAnlamı: boyutlar2. nicelikAnlamı: kemiyet, miktar3. kemiyetAnlamı: nicelikIIقُدّmorinaAnlamı: bir balık türüقِدّkuşakAnlamı: bele sarılan uzun ve enli kumaş -
8 قياس
قِيَاس1. ebatAnlamı: boyutlar2. karşılaştırmaAnlamı: karşılaştırmak işi3. mukayeseAnlamı: karşılaştırma, kıyaslama4. ölçümAnlamı: ölçerek elde edilen sonuç5. düzgü6. kıyaslamaAnlamı: kıyaslamak işi7. seviyeAnlamı: düzey -
9 مقاس
См. также в других словарях:
boyut — is. 1) Bir cismin herhangi bir yöndeki uzantısı 2) mec. Nitelik, genişlik, kapsam Macarların kukla tiyatrosunu seyrederken de aynı inanılmaz boyutlara vardığını görmüştüm. H. Taner 3) mec. Durum Yeni boyutlar, düşünme olanakları kazandığımı… … Çağatay Osmanlı Sözlük
büyümek — nsz 1) Organizmanın bütününde veya bu bütünün bir bölümünde, boyutlar artmak, irileşmek, eskisinden büyük duruma gelmek Büyür güzellikleri, vücutları, kısmetleri çocuklar uyurken. F. H. Dağlarca 2) Yetişmek İhtiyar Süleyman Çavuşun ellerinde… … Çağatay Osmanlı Sözlük
eb'âd — (A.) [ دﺎﻌﺑا ] 1. boyutlar. 2. uzunluklar … Osmanli Türkçesİ sözlüğü