-
1 boyuna
\boyuna büyümek in die Länge wachsencaddeyi \boyuna yürümek entlang der Straße gehenenine \boyuna kreuz und quer2) ( ara vermeden) ununterbrochen, ständig, dauernd -
2 boyuna
boyu'na1 (-i) der Länge nach; durch (A); … (A) entlang;enine boyuna kreuz und quer'boyuna2 ständig, dauernd -
3 enine boyuna
groß und breitbana onu \enine boyuna anlattı ( fam) er hat es mir groß und breit erzählt -
4 en
en1 Breite f;eninde sonunda schließlich, fam letzten Endes;enine in der Breite, … breit;enine boyuna imposant, stattlich; kreuz und quer; fig lang und breit;en sonu schließlichz.B. en büyük größt-;en çabuk schnellst-;en iyi best-;en yüksek höchst-;en az wenigst-;en azından wenigstens;en çok beğenilen Beliebteste(r), die beliebtesten;en başta allen voran;en sonra ganz zum Schluss;en büyük ortak bölen MATH der größte gemeinsame Teiler;en3 dial Tier: Kennzeichen n
См. также в других словарях:
Boyuna — Saltar a navegación, búsqueda Boyuna (del portugués:Boiúna) es un mito de origen amerindio de la zona del Amazonas. La designación proviene de la palabra mboi que significa ‘cobra‘ y la palabra una que quiere decir ‘negra’. Está personificada por … Wikipedia Español
boyuna — zf. 1) Ene dik olarak, boyunca, uzunlamasına, tulani Hızlı adımlarla caddeyi boyuna yürüyorlar. H. Taner 2) (bo yuna) Ara vermeden, durmaksızın Doktor Haldun lakırtıya ondan evvel yakalanmış, boyuna anlatıyordu. M. C. Kuntay … Çağatay Osmanlı Sözlük
boyuna — devamlı tekrar edilmemesi istenen kelimeler … Beypazari ağzindan sözcükler
boyuna — … Useful english dictionary
boyuna bosuna bakmadan — fizik yapısının gereğince gelişmemiş olmasını göz önünde bulundurmadan anlamında kullanılan bir söz … Çağatay Osmanlı Sözlük
enine boyuna — sf. 1) Gösterişli, iri yarı Hulusi Bey elli yaşlarında, enine boyuna bir adamdı. H. Taner 2) zf. Çok ince ayrıntıları ile, eksiksizce, enikonu Benimle enine boyuna serbest konuşmaktan zevk alırdı. Y. K. Beyatlı … Çağatay Osmanlı Sözlük
boyu boyuna, huyu huyuna — karı koca veya arkadaşlar arasında her bakımdan uygunluk olması gerekir anlamında kullanılan bir söz … Çağatay Osmanlı Sözlük
boyunlamak — boyuna vurmak III, 145 … Divan-i Luqat-i it-Türk Dizini
HUBLE — Boyuna takılan süs eşyası … Yeni Lügat Türkçe Sözlük
TETAVVUK — Boyuna gerdanlık gibi şeyler takma … Yeni Lügat Türkçe Sözlük
poşu — boyuna veya kafaya sarılan renkli örtü … Beypazari ağzindan sözcükler