-
1 خاضع
خاضِع1. mutiAnlamı: yumuşak başlı, itaat eden2. mazlumAnlamı: sessiz ve uysal, boynu bükük -
2 خضوع
Iخَضُوع1. mutiAnlamı: yumuşak başlı, itaat eden2. mazlumAnlamı: sessiz ve uysal, boynu bükükIIخُضُوع1. huşuAnlamı: tanrı'ya boyun eğme2. itaatAnlamı: boyun eğme -
3 ذلول
ذَلُول1. mutiAnlamı: yumuşak başlı, itaat eden2. mazlumAnlamı: sessiz ve uysal, boynu bükük -
4 راض
راضٍmazlumAnlamı: sessiz ve uysal, boynu bükük -
5 رضي
رَضِيّ1. tatminkârAnlamı: tatmin edici özellikte olan2. itaatliAnlamı: boyun eğen3. mutiAnlamı: yumuşak başlı, itaat eden4. nazik5. iltifatlıAnlamı: gönül alan6. mazlumAnlamı: sessiz ve uysal, boynu bükük7. lâtifAnlamı: yumuşak, hoş, ince bir güzelliği olan -
6 طيع
طَيِّع1. itaatliAnlamı: boyun eğen2. mutiAnlamı: yumuşak başlı, itaat eden3. mazlumAnlamı: sessiz ve uysal, boynu bükük4. gevrekAnlamı: kolayca kırılıp ufalanan -
7 عقاب
-
8 مذعن
مُذعِن1. mutiAnlamı: yumuşak başlı, itaat eden2. itaatliAnlamı: boyun eğen3. mazlumAnlamı: sessiz ve uysal, boynu bükük -
9 مستكين
مُسْتَكِين1. mutiAnlamı: yumuşak başlı, itaat eden2. mazlumAnlamı: sessiz ve uysal, boynu bükük -
10 مطيع
مُطِيع1. itaatliAnlamı: boyun eğen2. mutiAnlamı: yumuşak başlı, itaat eden3. sadık4. mazlumAnlamı: sessiz ve uysal, boynu bükük5. uysalAnlamı: başkalarına kolayca uyabilen, sözlerini dinleyip karşı gelmeyen, yumuşak başlı -
11 منصاع
مُنْصاع1. mutiAnlamı: yumuşak başlı, itaat eden2. mazlumAnlamı: sessiz ve uysal, boynu bükük -
12 نسر
См. также в других словарях:
boynu bükük — sf., ğü 1) Zavallı, boynu eğri 2) zf. Üzgün, kırılmış, kimsesiz, acınacak ve yardım bekler durumda, zavallı bir biçimde Umudu kırılınca boynu bükük, ahıra, ineği sağmaya indi. H. E. Adıvar … Çağatay Osmanlı Sözlük
boynu büküklük — is., ğü Boynu bükük olma durumu Kuru kuruya yardımın koşulları değiştirmeyeceğini bilir. Geriye boynu büküklük, huzursuzluk kalır. S. İleri … Çağatay Osmanlı Sözlük
boynu eğri — sf. Boynu bükük Atasözü, Deyim ve Birleşik Fiiller boynu eğri olmak … Çağatay Osmanlı Sözlük
boynu altında kalsın! — ölsün, gebersin! anlamında kullanılan bir ilenme sözü Hay, dedi, o arabacı amcanın boynu altında kalsın. O. C. Kaygılı … Çağatay Osmanlı Sözlük
boynu eğri olmak — (birine karşı) herhangi bir sebeple birine karşı direnecek veya söz söyleyecek durumda olmamak … Çağatay Osmanlı Sözlük
boynu armut sapına dönmek — çok zayıflamak … Çağatay Osmanlı Sözlük
boynu kıldan ince olmak — haksız olduğu anlaşıldığında verilecek her türlü cezaya razı olmak Eğer efendim, bir kelime yalanım varsa hükûmete karşı boynum kıldan incedir. Vurunuz. H. R. Gürpınar … Çağatay Osmanlı Sözlük
Dewe-Boynu — (türk., »Kamelhals«), Höhenzug östlich von Erzerum in Armenien, wurde 4. Nov. 1877 von den Russen erstürmt (Schlacht bei D.) … Meyers Großes Konversations-Lexikon
basınç boynu — is., meteor. İki antisiklon arasındaki alçak basınç … Çağatay Osmanlı Sözlük
AHDEL — Boynu önüne eğilmiş olan. * Çok eğik olan şey … Yeni Lügat Türkçe Sözlük
BET' — Boynu uzun olmak. * Aşikâre ve zâhir olmak. Açık ve görünür olmak … Yeni Lügat Türkçe Sözlük