-
1 بويا
boya -
2 خضاب
boya -
3 دمام
boya -
4 صبغ
boya; boyamak; boyar madde; pigment -
5 تصويرة
تَصْوِيرَة1. estampAnlamı: metal, tahta vb. üzerine kazıldıktan sonra basılan resim2. dizaynAnlamı: bir çizim3. gravürAnlamı: kazıma resim4. beti5. figür6. tabloAnlamı: sulu boya, yağlı boya veya kalem resmi7. tasvirAnlamı: resim8. desenAnlamı: belirli çizgilerle gösterme, tasvir -
6 خضب
Iخَضَبَ1. göğermekAnlamı: gövermek2. gövermekAnlamı: yeşermek3. boyamakAnlamı: boya sürerek renk vermekIIخَضْبklorofilخَضَّبَboyamakAnlamı: boya sürerek renk vermek -
7 راتينج
-
8 رسم
IرَسَّمçizmekAnlamı: resmini yapmakIIرَسْم1. dizaynAnlamı: bir çizim2. aidatAnlamı: ödenti, kesenek3. gravürAnlamı: kazıma resim4. estampAnlamı: metal, tahta vb. üzerine kazıldıktan sonra basılan resim5. beti6. figür7. levhaAnlamı: bir yere asılmak için yazılmış yazı, safiha8. tabloAnlamı: sulu boya, yağlı boya veya kalem resmi9. tasvirAnlamı: resim10. desenAnlamı: belirli çizgilerle gösterme, tasvir -
9 شكل
Iشَكَّلَ1. oluşturmakAnlamı: oluşmasını sağlamak2. formatlamakAnlamı: belli bir biçim vermek3. biçimlendirmek4. şekillendirmekAnlamı: biçimlendirmekIIشَكْل1. estampAnlamı: metal, tahta vb. üzerine kazıldıktan sonra basılan resim2. gravürAnlamı: kazıma resim3. dizaynAnlamı: bir çizim4. beti5. şeklenAnlamı: biçim yönünden6. suretAnlamı: görünüş, biçim7. formaAnlamı: biçim, şekil8. levhaAnlamı: bir yere asılmak için yazılmış yazı, safiha9. tabloAnlamı: sulu boya, yağlı boya veya kalem resmi10. çeşitAnlamı: aynı türden olan şeylerin bazı özelliklerinden ayrılan yer biri, nevi11. şekilAnlamı: biçim12. formAnlamı: biçim, şekil13. tasvirAnlamı: resim14. desenAnlamı: belirli çizgilerle gösterme, tasvir -
10 صبغ
-
11 صورة
صُورَة1. dizaynAnlamı: bir çizim2. estampAnlamı: metal, tahta vb. üzerine kazıldıktan sonra basılan resim3. gravürAnlamı: kazıma resim4. beti5. levhaAnlamı: bir yere asılmak için yazılmış yazı, safiha6. tabloAnlamı: sulu boya, yağlı boya veya kalem resmi7. tasvirAnlamı: resim8. desenAnlamı: belirli çizgilerle gösterme, tasvir -
12 لوحة
لَوْحَة1. gravürAnlamı: kazıma resim2. estampAnlamı: metal, tahta vb. üzerine kazıldıktan sonra basılan resim3. dizaynAnlamı: bir çizim4. beti5. plâketAnlamı: metalden kabartma levha6. tabelâAnlamı: üzerinde yazı vb.açıklamalar bulunan levha7. levhaAnlamı: bir yere asılmak için yazılmış yazı, safiha8. tabloAnlamı: sulu boya, yağlı boya veya kalem resmi9. tasvirAnlamı: resim10. desenAnlamı: belirli çizgilerle gösterme, tasvir -
13 نقش
Iنَقَشَ1. kazımak2. nakşetmekAnlamı: nakış yapmak3. eşmek4. oymak5. deşmekAnlamı: oymak, delmekIIنَقْش1. nakış2. gravürAnlamı: kazıma resim3. estampAnlamı: metal, tahta vb. üzerine kazıldıktan sonra basılan resim4. dizaynAnlamı: bir çizim5. oyma baskıAnlamı: çinko, bakır, tahta gibi levhalara kazıma ile yapılan basma tekniği6. kazımAnlamı: kazma işi7. yazıtAnlamı: bir şey üzerine yazılan yazı, kitabe8. beti9. figür10. hafriyatAnlamı: kazı yapma işı11. kitabeAnlamı: sert cisim üzerindeki kabartma yazı, yazıt12. kazıAnlamı: bir yeri kazma işi13. tabloAnlamı: sulu boya, yağlı boya veya kalem resmi14. tasvirAnlamı: resim15. desenAnlamı: belirli çizgilerle gösterme, tasvirنَقَّشَkazımak -
14 بويا
-
15 تجزيع
تَجْزِيعebruAnlamı: neft yağı ile sulandırılmış yağlı boya damlatılarak yapılan ve kâğıda geçirilen süs -
16 تعريق
تَعْرِيقebruAnlamı: neft yağı ile sulandırılmış yağlı boya damlatılarak yapılan ve kâğıda geçirilen süs -
17 حناء
-
18 خضاب
-
19 خضيب
خَضِيبboyalıAnlamı: boya sürülmüş, boyanmış -
20 دم
Iدَم1. demAnlamı: kan2. kanAnlamı: vücutta kırmızı sıvıIIدَمَّboyamakAnlamı: boya sürerek renk vermek
- 1
- 2
См. также в других словарях:
Boya — Saltar a navegación, búsqueda Escuche este artículo (info) Descárgalo … Wikipedia Español
Boya — may refer to:*Boya, Western Australia, locality on the Darling Scarp, in the Shire of Mundaring, Western Australia *Boya, Nepal *Casati Boya, paint manufacturer in Turkey *Pierre Boya, Cameroonian footballer *Yu Boya, ancient Chinese guqin player … Wikipedia
boya — sustantivo femenino 1. Señal flotante que se coloca en el agua para indicar algún peligro o marcar un límite: boya luminosa, boya de salvamento, boya salvavidas. Es peligroso nadar más allá de la boya. Sinónimo: baliza. 2. Corcho que se pone en… … Diccionario Salamanca de la Lengua Española
boya — is. 1) Renk vermek, dış etkilerden korumak için eşyanın üzerine sürülen veya içine katılan renkli madde Tırnaklarının boyasını beğenmiyorum. F. R. Atay 2) Resim yapmak için kullanılan kuru, sulu veya yağlı boya 3) mec. Aldatıcı görünüş 4) hlk.… … Çağatay Osmanlı Sözlük
boya — is. 1. Bir şeyə müəyyən rəng vermək, bir şeyi boyamaq, yaxud rəsm çəkmək üçün işlədilən rəng maddəsi. Qırmızı boya. Yağlı boya. Sulu boya. – Gülnaz gülərək, yerindən cəld qalxdı, iplərin boyalarına bulaşmış barmaqları ilə artırmaya atılmış… … Azərbaycan dilinin izahlı lüğəti
boya — {{#}}{{LM B05884}}{{〓}} {{SynB06018}} {{[}}boya{{]}} ‹bo·ya› {{《}}▍ s.f.{{》}} Cuerpo flotante que se sujeta al fondo del mar, de un río o de un lago y que sirve para señalar un sitio peligroso o el lugar donde hay un objeto sumergido: • Esa boya… … Diccionario de uso del español actual con sinónimos y antónimos
boya — (Del fr. ant. boyee < germ. *baukan, señal.) ► sustantivo femenino 1 NÁUTICA Objeto flotante sujeto al fondo del mar, lago, río, utilizado como señal. SINÓNIMO baliza 2 PESCA Corcho flotante que sujeta las redes de pesca sumergidas e indica su … Enciclopedia Universal
boya — sustantivo femenino marina baliza, rejera, calima. La rejera es un tipo de boya que se mantiene fija a un barco. La calima es una fila de corchos que sirve a veces de boya. * * * Sinónimos: ■ baliza, señal … Diccionario de sinónimos y antónimos
boya — boya1 (Del franco *baukan; cf. ingl. beacon). 1. f. Cuerpo flotante sujeto al fondo del mar, de un lago, de un río, etc., que se coloca como señal, y especialmente para indicar un sitio peligroso o un objeto sumergido. 2. Corcho que se pone en la … Diccionario de la lengua española
boya — da·boya; … English syllables
Boya, Western Australia — Boya Perth, Western Australia … Wikipedia