-
21 vegetable oil
bitkisel yag -
22 vegetal cover
bitkisel örtü -
23 vegetative
adj. bitkisel, bitki gibi, istem dışı çalışan, bitkisel hayatta olan* * *bitkisel -
24 herbal
adj. bitkisel, ot, otlara ait olan, şifalı bitkiler kitabı* * *bitkisel* * *adjective (of herbs, especially herbs used to make medicines: a herbal remedy.) şifalı otlara ait -
25 vegetable
adj. bitkisel, sebze————————n. sebze, bitki, ot, bitkisel hayattaki kimse* * *sebze* * *['ve‹təbl]1) (a plant or part of a plant, other than a fruit, used as food: We grow potatoes, beans and other vegetables; ( also adjective) vegetable oils.) sebze2) (a plant: Grass is a vegetable, gold is a mineral and a human being is an animal.) bitki•- vegetarianism
- vegetate
- vegetation -
26 galenic
adj. bitkisel————————n. bitkisel ilaç -
27 galenic
adj. bitkisel————————n. bitkisel ilaç -
28 pflanzlich
-
29 végétale
-
30 жир
-
31 постный
-
32 происхождение
с1) ( возникновение) köken, asıl (- slı)происхожде́ние ча́стной со́бственности и госуда́рства — özel mülkiyetin ve devletin kökeni
белки́ расти́тельного происхожде́ния — bitkisel proteinler
пищевы́е проду́кты живо́тного происхожде́ния — hayvansal besinler
сло́во иностра́нного происхожде́ния — yabancı kökenli / kaynaklı / asıllı sözcük
това́ры иностра́нного происхожде́ния — yabancı menşeli mallar
2) ( принадлежность по рождению) köken, asıl (- slı), gelmeон по происхожде́нию из дере́вни — köy kökenlidir
америка́нец неме́цкого происхожде́ния — Alman asıllı Amerikalı
у него́ жена́ греча́нка по происхожде́нию — karısı Yunan asıllıdır
мети́сы и ли́ца азиа́тского происхожде́ния — melezler ve Asya kökenliler
-
33 botanic
adj. botanik, bitkibilimsel* * *bitkisel -
34 botanical
adj. botanik, bitkibilimsel* * *1. bitkisel 2. botanik -
35 vegetal
adj. bitkisel, nebati* * *nebati -
36 crossfertilize
v. bitkisel melez meydana getirme, çaprazlama döllemek, dışarıdan etkilemek, çaprazlama ile döllemek -
37 vegetable tallow
n. bitkisel yağ -
38 zoophyte
n. bitkisel hayvan -
39 crossfertilize
v. bitkisel melez meydana getirme, çaprazlama döllemek, dışarıdan etkilemek, çaprazlama ile döllemek -
40 vegetable tallow
n. bitkisel yağ
См. также в других словарях:
bitkisel — sf. 1) Bitki ile ilgili, bitki cinsinden olan 2) Bitkiden elde edilen, nebati Birleşik Sözler bitkisel hayat bitkisel kazein bitkisel yağ … Çağatay Osmanlı Sözlük
bitkisel hayat — is., tıp Hastalık veya kaza sebebiyle bilinçsiz ve hareketsiz duruma gelen kişinin hayatı … Çağatay Osmanlı Sözlük
bitkisel kazein — is., kim. Küspe ve sıvı yağ artıklarından elde edilen azotlu madde … Çağatay Osmanlı Sözlük
bitkisel yağ — is. Bitkilerden değişik yöntemler kullanılarak elde edilen yağ … Çağatay Osmanlı Sözlük
FAHM-İ NEBATÎ — Bitkisel kömür … Yeni Lügat Türkçe Sözlük
yağ — is. 1) Birleşiminde stearik, oleik, palmitik asitlerle gliserin bulunan ve bunların oranlarına göre kıvamları değişen bitkisel veya hayvansal madde 2) Vazelin, mazot gibi yağları andıran ve sanayide kullanılan bir mineral madde Yağı tükenmiş… … Çağatay Osmanlı Sözlük
Bitter melon — Scientific classification Kingdom: Plantae (unranked) … Wikipedia
burgata — is., den., İt. purgada Tel ve bitkisel halatların inç olarak çevresini belirten, 2,54 cm ye eşit olan birim … Çağatay Osmanlı Sözlük
çırçırlamak — i Pamuk, keten, kendir vb. bitkisel dokuma ham maddelerini çekirdek veya kabuklarından temizlemek … Çağatay Osmanlı Sözlük
değerlendirilme — is. Değerlendirilmek işi, kıymetlendirilme Devlet, bitkisel ve hayvansal ürünlerin değerlendirilmesi ... için gereken tedbirleri alır. Anayasa … Çağatay Osmanlı Sözlük
gübre — is., Rum. Verimini artırmak için toprağa dökülen her türlü hayvan dışkısı, kimyasal veya bitkisel madde, kemre Dünyanın masrafını yapmış, araba araba toprak, gübre taşıtmıştır. T. Buğra Birleşik Sözler gübre böceği gübre gazı samanlı gübre suni… … Çağatay Osmanlı Sözlük