-
1 ziyaret
1. زورة [زَوْرَة]Anlamı: birini görmeye, biriyle görüşmeye gitme, görüşme2. زيارة [زِيَارَة]Anlamı: birini görmeye, biriyle görüşmeye gitme, görüşme3. غشيان [غِشْيان]Anlamı: birini görmeye, biriyle görüşmeye gitme, görüşme4. مزار [مَزَار]Anlamı: birini görmeye, biriyle görüşmeye gitme, görüşme5. مقابلة [مُقَابَلَة]Anlamı: birini görmeye, biriyle görüşmeye gitme, görüşme6. ملاقاة [مُلَاقَاة]Anlamı: birini görmeye, biriyle görüşmeye gitme, görüşme7. عيادة [عِيادَة]Anlamı: birini görmeye, biriyle görüşmeye gitme, görüşme -
2 alay
1. استهزاء [اِسْتِهْزاء]Anlamı: biriyle eğlenme2. تهكم [تَهَكُّم]Anlamı: biriyle eğlenme3. سخرية [سُخْرِيَة]Anlamı: biriyle eğlenme -
3 gülmek
1. ابتسم [اِبْتَسَمَ]2. بسم [بَسَمَ]3. تبسم [تَبَسَّمَ]4. ضحك [ضَحِكَ]5. هزأ [هَزَأَ]Anlamı: biriyle alay etmek6. هزئ [هَزِئَ]Anlamı: biriyle alay etmek
См. также в других словарях:
göbeği (biriyle) beraber kesilmiş — göbeği (biriyle) bağlı … Çağatay Osmanlı Sözlük
göbeği (biriyle) bağlı — her zaman birlikte bulunan, birbirinden ayrılmayan kimseler için kullanılan bir söz … Çağatay Osmanlı Sözlük
merhabayı kesmek — (biriyle) biriyle ilgisini kesmek … Çağatay Osmanlı Sözlük
başa çıkmak — (biriyle) güçlükler çıkaran biriyle olan işini, kendi istediği yolda sonuçlandırabilmek … Çağatay Osmanlı Sözlük
alışverişi kesmek — biriyle ilgisi kalmamak … Çağatay Osmanlı Sözlük
gır gır geçmek — (biriyle) alay etmek Kendi sinema serüveniyle gır gır geçen Sadri Bey, herhâlde yaşantısını sinemaya yansıtmak isterdi. S. İleri … Çağatay Osmanlı Sözlük
jurnal etmek — biriyle ilgili olarak yetkililere kötülemek, ihbar yazısı vermek veya böyle bir bilgiyi iletmek Meğer bizimki ayda otuz lirayı hak etmek için her gün beni jurnal edermiş. Y. Z. Ortaç … Çağatay Osmanlı Sözlük
maytap geçmek — biriyle alay etmek … Çağatay Osmanlı Sözlük
saraka etmek — biriyle alay etmek, eğlenmek … Çağatay Osmanlı Sözlük
selamı sabahı kesmek — (biriyle) her türlü ilişkisine son vermek Onunla tamamıyla selamı sabahı kestim. Ne olursa olsun deyip adını bile artık ağzıma almaz oldum. O. C. Kaygılı … Çağatay Osmanlı Sözlük
yüzgöz olmak — biriyle gereksiz yere, aşırı derecede senli benli olmak İkisinin de bu kadar az zamanda birbirleriyle bu derece yüzgöz olmalarına şaşmamak mümkün değildi. R. N. Güntekin … Çağatay Osmanlı Sözlük