-
61 saldırmak
1. اعتسف [اِعْتَسَفَ]2. تجاوز [تَجَاوَزَ]3. تعدى [تَعَدَّى]4. تهجم [تَهَجَّمَ]5. ظلم [ظَلَمَ]6. عسف [عَسَفَ]7. غبن [غَبَنَ]8. هجم [هَجَمَ] -
62 salınmak
1. ترجرج [تَرَجْرَجَ]2. ترنح [تَرَنُّح]3. ترنح [ترنَّحَ]4. تغايد [تَغَايَدَ]5. تمايح [تَمَايَحَ]6. تميح [تَمَيَّحَ]7. تهادى [تَهَادَى]8. ماد [مادَ] -
63 sevinç
1. أشر [أَشَر]2. ابتهاج [اِبْتِهَاج]3. اغتباط [اِغْتِباط]4. انبساط [اِنْبِسَاط]5. بسط [بَسْط]6. بشر [بِشْر]7. بهجة [بَهْجَة]8. تهلل [تَهَلُّل]9. جذل [جَذَل]10. حبر [حَبَر]11. حبور [حُبُور]12. سرور [سُرُور]13. فرح [فَرَح]14. فرحة [فَرْحَة]15. مسرة [مَسَرَّة] -
64 amblem
1. إشارة [إِشَارَة]Anlamı: soyut bir şeyin, bir kavramın sembolü olan varlık veya eşya, belirtke2. آية [آيَة]Anlamı: soyut bir şeyin, bir kavramın sembolü olan varlık veya eşya, belirtke3. دلالة [دَلَالَة]Anlamı: soyut bir şeyin, bir kavramın sembolü olan varlık veya eşya, belirtke4. سمة [سِمَة]Anlamı: soyut bir şeyin, bir kavramın sembolü olan varlık veya eşya, belirtke5. سيما [سِيما]Anlamı: soyut bir şeyin, bir kavramın sembolü olan varlık veya eşya, belirtke6. سيماء [سِيمَاء]Anlamı: soyut bir şeyin, bir kavramın sembolü olan varlık veya eşya, belirtke7. علم [عَلَم]Anlamı: soyut bir şeyin, bir kavramın sembolü olan varlık veya eşya, belirtke -
65 as
1. بارع [بارِع]2. تقن [تِقْن]3. ثقيف [ثَقِيف]4. حاذق [حاذِق]5. سابق [سابِق]6. سباق [سَبَّاق]7. عبقري [عَبْقَرِيّ]8. فائق [فائِق]9. ماهر [ماهِر]10. مبرز [مُبَرِّز]11. متفوق [مُتَفَوِّق]12. مجيد [مُجِيد]13. نابغة [نابِغَة]14. نجيب [نَجِيب] -
66 aslan
1. أسد [أَسَد]Anlamı: kedigillerden, güçlü bir memeli hayvan türü, aslan2. ترباس [تِرْباس]Anlamı: kedigillerden, güçlü bir memeli hayvan türü, aslan3. حيدر [حَيْدَر]Anlamı: kedigillerden, güçlü bir memeli hayvan türü, aslan4. درباس [دِرْباس]Anlamı: kedigillerden, güçlü bir memeli hayvan türü, aslan5. رئبال [رِئْبال]Anlamı: kedigillerden, güçlü bir memeli hayvan türü, aslan6. رابض [رابِض]Anlamı: kedigillerden, güçlü bir memeli hayvan türü, aslan7. ضرغام [ضِرْغام]Anlamı: kedigillerden, güçlü bir memeli hayvan türü, aslan8. عزام [عَزَّام]Anlamı: kedigillerden, güçlü bir memeli hayvan türü, aslan9. غضنفر [غَضَنْفَر]Anlamı: kedigillerden, güçlü bir memeli hayvan türü, aslan10. قسورة [قَسْوَرَة]Anlamı: kedigillerden, güçlü bir memeli hayvan türü, aslan11. قشعم [قَشْعَم]Anlamı: kedigillerden, güçlü bir memeli hayvan türü, aslan12. ليث [لَيْث]Anlamı: kedigillerden, güçlü bir memeli hayvan türü, aslan13. هزبر [هِزَبْر]Anlamı: kedigillerden, güçlü bir memeli hayvan türü, aslan14. هصور [هَصُور]Anlamı: kedigillerden, güçlü bir memeli hayvan türü, aslan -
67 ayakta
1. جواب [جَوَّاب]Anlamı: çok dolaşan bir kimse2. جوال [جَوَّال]Anlamı: çok dolaşan bir kimse3. جوالة [جَوَّالَة]Anlamı: çok dolaşan bir kimse4. دائر [دائِر]Anlamı: çok dolaşan bir kimse5. دوار [دَوَّار]Anlamı: çok dolaşan bir kimse6. رحال [رَحَّال]Anlamı: çok dolaşan bir kimse7. رحالة [رَحَّالَة]Anlamı: çok dolaşan bir kimse8. رحوي [رَحَوِيّ]Anlamı: çok dolaşan bir kimse9. سيار [سَيَّار]Anlamı: çok dolaşan bir kimse10. طائف [طائِف]Anlamı: çok dolaşan bir kimse11. طواف [طَوَّاف]Anlamı: çok dolaşan bir kimse12. متجول [مُتَجَوِّل]Anlamı: çok dolaşan bir kimse13. مجول [مُجَوِّل]Anlamı: çok dolaşan bir kimse14. مطوف [مُطَوِّف]Anlamı: çok dolaşan bir kimse -
68 bağıntı
1. اتصال [اِتِّصال]2. ترافق [تَرَافُق]3. تصاحب [تَصَاحُب]4. تلازم [تَلَازُم]5. تماسك [تَمَاسُك]6. تواصل [تَوَاصُل]7. شد [شَدّ] -
69 ekipman
1. أجهزة [أَجْهِزَة]2. إرب [إِرْب]3. أغراض [أَغْراض]4. أهبة [أُهْبَة]5. احتياج [اِحْتِيَاج]6. تجهيزات [تَجْهِيزات]7. توفير [تَوْفِير]8. حاجة [حاجَة]9. حاجيات [حَاجِيَات]10. عتاد [عَتَاد]11. عدة [عُدَّة]12. غرض [غَرَض]13. مستلزمات [مُسْتَلْزمات]14. معدات [مُعَدَّات] -
70 evin
1. باطن [باطِن]Anlamı: bir şeyin içindeki öz, lüp2. بجدة [بَجْدَة]Anlamı: bir şeyin içindeki öz, lüp3. بطن [بَطْن]Anlamı: bir şeyin içindeki öz, lüp4. حقيقة [حَقِيقَة]Anlamı: bir şeyin içindeki öz, lüp5. ذات [ذات]Anlamı: bir şeyin içindeki öz, lüp6. زبدة [زُبْدَة]Anlamı: bir şeyin içindeki öz, lüp7. صلب [صُلْب]Anlamı: bir şeyin içindeki öz, lüp8. صميم [صَمِيم]Anlamı: bir şeyin içindeki öz, lüp9. ضمن [ضِمْن]Anlamı: bir şeyin içindeki öz, lüp10. قلب [قَلْب]Anlamı: bir şeyin içindeki öz, lüp11. كنه [كُنْه]Anlamı: bir şeyin içindeki öz, lüp12. لب [لُبّ]Anlamı: bir şeyin içindeki öz, lüp13. ماهية [ماهِيَّة]Anlamı: bir şeyin içindeki öz, lüp14. عين [عَيْن]Anlamı: bir şeyin içindeki öz, lüp -
71 geçmek
1. اجتاز [اِجْتازَ]Anlamı: bir yerden başka bir yere gitmek2. اجتسر [اِجْتَسَرَ]Anlamı: bir yerden başka bir yere gitmek3. جاز [جازَ]Anlamı: bir yerden başka bir yere gitmek4. جسر [جَسَرَ]Anlamı: bir yerden başka bir yere gitmek5. عبر [عَبَرَ]Anlamı: bir yerden başka bir yere gitmek6. قطع [قَطَعَ]Anlamı: bir yerden başka bir yere gitmek7. مر [مَرَّ]Anlamı: bir yerden başka bir yere gitmek -
72 kurban
1. أضحية [أُضْحِيَّة]2. ذبيحة [ذَبِيحَة]3. ضحية [ضَحِيَّة]4. قربان [قُرْبان]5. نسك [نُسُك]6. نسيكة [نَسِيكَة]7. هدي [هَدْي] -
73 methiye
1. إطراء [إِطْراء]2. تقريظ [تَقْرِيظ]3. تنويه [تَنْويه]4. ثناء [ثَنَاء]5. حمد [حَمْد]6. مدح [مَدْح]7. مديح [مَدِيح] -
74 aç
1. أقتر [أَقْتَر]Anlamı: gözü doymayan bir kimse2. بخيل [بَخِيل]Anlamı: gözü doymayan bir kimse3. ترب [تَرِب]Anlamı: para sahıp olmayan kimse4. جائع [جائِع]Anlamı: yemek yeme ihtıyacı olan veya yemesi gereken, tok karşıtı5. جشع [جَشِع]Anlamı: gözü doymayan bir kimse6. جوعان [جَوْعان]Anlamı: yemek yeme ihtıyacı olan veya yemesi gereken, tok karşıtı7. حريص [حَرِيص]Anlamı: gözü doymayan bir kimse8. ساغب [ساغِب]Anlamı: yemek yeme ihtıyacı olan veya yemesi gereken, tok karşıtı9. سمط [سَمْط]Anlamı: para sahıp olmayan kimse10. شره [شَرِه]Anlamı: gözü doymayan bir kimse11. صعلوك [صُعْلُوك]Anlamı: para sahıp olmayan kimse12. ضنين [ضَنِين]Anlamı: gözü doymayan bir kimse13. طامع [طامِع]Anlamı: gözü doymayan bir kimse14. طاو [طاوٍ]Anlamı: yemek yeme ihtıyacı olan veya yemesi gereken, tok karşıtı15. طماع [طَمَّاع]Anlamı: gözü doymayan bir kimse16. طو [طوٍ]Anlamı: yemek yeme ihtıyacı olan veya yemesi gereken, tok karşıtı17. عدم [عَدِم]Anlamı: para sahıp olmayan kimse18. عديم [عَدِيم]Anlamı: para sahıp olmayan kimse19. فقير [فَقِير]Anlamı: para sahıp olmayan kimse20. متكالب [مُتَكَالِب]Anlamı: gözü doymayan bir kimse21. محتاج [مُحْتاجٌ]Anlamı: para sahıp olmayan kimse22. مسك [مُسُك]Anlamı: gözü doymayan bir kimse23. مسكة [مُسَكَة]Anlamı: gözü doymayan bir kimse24. معدم [مُعْدِم]Anlamı: para sahıp olmayan kimse25. مفتقر [مُفْتَقِرٌ]Anlamı: para sahıp olmayan kimse26. نهم [نَهِم]Anlamı: gözü doymayan bir kimse27. نهيم [نَهِيم]Anlamı: gözü doymayan bir kimse -
75 aktarmak
1. أحال [أَحَالَ]Anlamı: bir yerden, bir kaptan başka bir yere veya kaba geçirmek2. أقل [أَقَلَّ]Anlamı: bir yerden, bir kaptan başka bir yere veya kaba geçirmek3. ترجم [تَرْجَمَ]Anlamı: bir dilden bir dile nakletmek4. تناقل [تَنَاقَلَ]Anlamı: bir yerden, bir kaptan başka bir yere veya kaba geçirmek5. نقل [نَقَلَ]Anlamı: bir dilden bir dile nakletmek -
76 aşmak
1. أعدى [أَعْدَى]Anlamı: yüksek, uzak ve geçilmesi güç bir yerin öte yanına geçmek2. اجتاز [اِجْتازَ]Anlamı: yüksek, uzak ve geçilmesi güç bir yerin öte yanına geçmek3. اجتسر [اِجْتَسَرَ]Anlamı: yüksek, uzak ve geçilmesi güç bir yerin öte yanına geçmek4. اختطى [اِخْتَطَى]Anlamı: yüksek, uzak ve geçilmesi güç bir yerin öte yanına geçmek5. اعتدى [اِعْتَدَى]Anlamı: yüksek, uzak ve geçilmesi güç bir yerin öte yanına geçmek6. تجاوز [تَجَاوَزَ]Anlamı: yüksek, uzak ve geçilmesi güç bir yerin öte yanına geçmek7. تخطى [تَخَطَّى]Anlamı: yüksek, uzak ve geçilmesi güç bir yerin öte yanına geçmek8. تعدى [تَعَدَّى]Anlamı: yüksek, uzak ve geçilmesi güç bir yerin öte yanına geçmek9. جاز [جازَ]Anlamı: yüksek, uzak ve geçilmesi güç bir yerin öte yanına geçmek10. جاوز [جاوَزَ]Anlamı: yüksek, uzak ve geçilmesi güç bir yerin öte yanına geçmek11. جسر [جَسَرَ]Anlamı: yüksek, uzak ve geçilmesi güç bir yerin öte yanına geçmek12. عبر [عَبَرَ]Anlamı: yüksek, uzak ve geçilmesi güç bir yerin öte yanına geçmek13. مر [مَرَّ]Anlamı: yüksek, uzak ve geçilmesi güç bir yerin öte yanına geçmek -
77 bilir kişi
1. اختصاصي [اِخْتِصَاصِيّ]Anlamı: belirli bir konudan iyi anlayan2. بصير [بَصِير]Anlamı: belirli bir konudan iyi anlayan3. خبير [خَبِير]Anlamı: belirli bir konudan iyi anlayan4. مبصر [مُبْصِر]Anlamı: belirli bir konudan iyi anlayan5. متخصص [مُتَخَصِّص]Anlamı: belirli bir konudan iyi anlayan6. متمرس [مُتَمَرِّس]Anlamı: belirli bir konudan iyi anlayan7. مجرب [مُجَرَّب]Anlamı: belirli bir konudan iyi anlayan8. محنك [مُحَنَّك]Anlamı: belirli bir konudan iyi anlayan9. مخبر [مَخْبَر]Anlamı: belirli bir konudan iyi anlayan10. مختبر [مُخْتَبَر]Anlamı: belirli bir konudan iyi anlayan11. مختبر [مُخْتَبِر]Anlamı: belirli bir konudan iyi anlayan12. مختص [مُخْتَصّ]Anlamı: belirli bir konudan iyi anlayan13. علام [عَلَّام]Anlamı: belirli bir konudan iyi anlayan -
78 dayaklamak
1. آصد [آصَدَ]Anlamı: kapıyı bir destekle arkasından kapamak, sürgülemek2. أصد [أَصَّدَ]Anlamı: kapıyı bir destekle arkasından kapamak, sürgülemek3. أعمد [أَعْمَدَ]4. أغلق [أَغْلَقَ]Anlamı: kapıyı bir destekle arkasından kapamak, sürgülemek5. أقفل [أَقْفَلَ]Anlamı: kapıyı bir destekle arkasından kapamak, sürgülemek6. أوصد [أَوْصَدَ]Anlamı: kapıyı bir destekle arkasından kapamak, sürgülemek7. دعم [دَعَّمَ]8. دعم [دَعَمَ]9. رفد [رَفَدَ]10. سد [سَدَّ]Anlamı: kapıyı bir destekle arkasından kapamak, sürgülemek11. سكر [سَكَرَ]Anlamı: kapıyı bir destekle arkasından kapamak, sürgülemek12. صك [صَكَّ]Anlamı: kapıyı bir destekle arkasından kapamak, sürgülemek13. غلق [غَلَقَ]Anlamı: kapıyı bir destekle arkasından kapamak, sürgülemek -
79 dilek
1. أمل [أَمَل]Anlamı: bir kimsenin dilediği şey, istek2. تمن [تَمَنٍّ]Anlamı: bir kimsenin dilediği şey, istek3. رجاء [رَجَاء]Anlamı: bir kimsenin dilediği şey, istek4. رجاة [رَجَاة]Anlamı: bir kimsenin dilediği şey, istek5. رجية [رَجِيَّة]Anlamı: bir kimsenin dilediği şey, istek6. مأمل [مَأْمَل]Anlamı: bir kimsenin dilediği şey, istek7. مأمول [مَأْمُول]Anlamı: bir kimsenin dilediği şey, istek8. متمنى [مُتَمَنًّى]Anlamı: bir kimsenin dilediği şey, istek9. مرتجى [مُرْتَجًى]Anlamı: bir kimsenin dilediği şey, istek10. مرجاة [مَرْجَاة]Anlamı: bir kimsenin dilediği şey, istek11. مطالب [مَطَالِب]Anlamı: bir kimsenin dilediği şey, istek12. مطلب [مَطْلَب]Anlamı: bir kimsenin dilediği şey, istek13. نجعة [نُجْعَة]Anlamı: bir kimsenin dilediği şey, istek -
80 doyumsuz
1. أقتر [أَقْتَر]Anlamı: bir türlü tatmin olmayan2. بخيل [بَخِيل]Anlamı: bir türlü tatmin olmayan3. جشع [جَشِع]Anlamı: bir türlü tatmin olmayan4. حريص [حَرِيص]Anlamı: bir türlü tatmin olmayan5. شره [شَرِه]Anlamı: bir türlü tatmin olmayan6. ضنين [ضَنِين]Anlamı: bir türlü tatmin olmayan7. طامع [طامِع]Anlamı: bir türlü tatmin olmayan8. طماع [طَمَّاع]Anlamı: bir türlü tatmin olmayan9. متكالب [مُتَكَالِب]Anlamı: bir türlü tatmin olmayan10. مسك [مُسُك]Anlamı: bir türlü tatmin olmayan11. مسكة [مُسَكَة]Anlamı: bir türlü tatmin olmayan12. نهم [نَهِم]Anlamı: bir türlü tatmin olmayan13. نهيم [نَهِيم]Anlamı: bir türlü tatmin olmayan
См. также в других словарях:
bir — burum: (Ağdam, Bakı, Bərdə, Qazax, Şuşa, Tərtər) bir dəfə, bir qədər, bir az (“qaynamaq” feli ilə işlənir). – Qoy bir burum qaynasın, sora götü (Ağdam); – Bir burum qaynıyannan sora götürüf onu süzürsən (Şuşa) ◊ Bir çala (Qazax) – bir az, bir… … Azərbaycan dilinin dialektoloji lüğəti
bir — bir̃ (birr) interj. 1. pu, žir (kartojant nusakomas byrėjimas, riedėjimas): Bir̃ bir̃ bir̃ ir nubyrėjo visi obuoliai Kb. Bir̃ bir̃ bir̃ išbirėjo žirniai iš saujos Š. Bir bir nuo skardžio riedėjau, medeliai, girdi, riedant trakšt trakšt lūžo… … Dictionary of the Lithuanian Language
Bir Umm Fawakhir — … Deutsch Wikipedia
bir — bir·gus; bir·ken·head; bir·ke·nia; bir·lie·man; bir·ma; bir·ming·ham; bir·ne; bir·nirk; bir·rus; bir·sle; ka·bir·pan·thi; sa·bir; si·bir·ic; gam·bir; … English syllables
Bir-Hakeim — Cette page d’homonymie répertorie les différents sujets et articles partageant un même nom. Bir Hakeim est une oasis du désert de Libye, lieu de la bataille de Bir Hakeim en mai et juin 1942 au cours de laquelle la brigade française libre du… … Wikipédia en Français
Bir Bou Haouch — Ajouter une image Administration Nom algérien بئر بوحوش Pays Algerie !Algérie Wilaya … Wikipédia en Français
Bir Moghrein — بير مغرين Staat: Mauretanien Mauretanien … Deutsch Wikipedia
Bir Tawil — … Deutsch Wikipedia
Bir Mourad Raïs — Ajouter une image Administration Nom algérien بير مراد رائس Pays Algerie !Algérie … Wikipédia en Français
Bir-Hakeim (Métro De Paris) — Bir Hakeim Tour Eiffel … Wikipédia en Français
Bir-Hakeim (metro de Paris) — Bir Hakeim (métro de Paris) Bir Hakeim Tour Eiffel … Wikipédia en Français