-
81 somewhat of
bir çesit, bir derece, oldukça -
82 sort of
bir yerde, bir bakima -
83 together
bir araya, bir arada; birlikte, beraber; ayni anda, hep birden, üst üste; durmadan, sürekli, kesintisiz; kendine hâkim; derli toplu -
84 backward and forward
bir o yana bir bu yana -
85 concavo convex
bir tarafı içbükey bir tarafı dışbükey -
86 convexo concave
bir tarafı içbükey bir tarafı dışbükey -
87 french roof
bir kısmı yassı ve bir kısmı dik çatı -
88 skin and bones
bir deri bir kemik -
89 at a glance
bir bakışta* * *(at once: I could tell at a glance that something was wrong.) derhal, şıp diye -
90 bags of
bir yığın* * *(a large amount of: He's got bags of money.) dolu, bol, çok -
91 except for
bir şeyin dışında, hariç* * *hariç* * *1) (apart from: We enjoyed the holiday except for the expense.)...-den/dan başka2) (except: Except for John, they all arrived punctually.) hariç -
92 over again
bir daha, tekrar, yeni baştan* * *tekrar* * *(once more: Play the tune over again.) tekrar, yeniden -
93 piece together
bir araya getirmek, toparlamak, birleştirmek, parçalarını birleştirmek* * *biraraya getir* * *(to put (the pieces of something) together: They tried to piece together the fragments of the broken vase.) parçalarını birleştirmek -
94 put aside
bir kenara bırakmak, askıya almak, kenara koymak, kaldırmak, biriktirmek* * *( often with for) (to keep (something) for a particular person or occasion: Would you put this book aside for me and I'll collect it later; We have put aside the dress you ordered.) ayırmak -
95 put away
bir kenara bırakmak, kenara koymak, biriktirmek, kaldırmak, bırakmak, akıl hastanesine kapatmak, silip süpürmek, tıkınmak, hakkından gelmek, ortadan kaldırmak, öldürmek, denize açılmak* * *(to return to its proper place, especially out of sight: She put her clothes away in the drawer.) yerine koymak/kaldırmak -
96 ring a bell
bir şey hatırlatmak* * *(to have been seen, heard etc before, but not remembered in detail: His name rings a bell, but I don't remember where I've heard it before.) tanıdık gelmek, (hiç) yabancı gelmemek -
97 a bar of
bir parça -
98 abasia
bir tür akıl veya beden hastalığı -
99 a bit much
bir parça fazla -
100 abrasiveness
bir maddenin sürtünmesiyle yüzeydeki aşınma
См. также в других словарях:
bir — burum: (Ağdam, Bakı, Bərdə, Qazax, Şuşa, Tərtər) bir dəfə, bir qədər, bir az (“qaynamaq” feli ilə işlənir). – Qoy bir burum qaynasın, sora götü (Ağdam); – Bir burum qaynıyannan sora götürüf onu süzürsən (Şuşa) ◊ Bir çala (Qazax) – bir az, bir… … Azərbaycan dilinin dialektoloji lüğəti
bir — bir̃ (birr) interj. 1. pu, žir (kartojant nusakomas byrėjimas, riedėjimas): Bir̃ bir̃ bir̃ ir nubyrėjo visi obuoliai Kb. Bir̃ bir̃ bir̃ išbirėjo žirniai iš saujos Š. Bir bir nuo skardžio riedėjau, medeliai, girdi, riedant trakšt trakšt lūžo… … Dictionary of the Lithuanian Language
Bir Umm Fawakhir — … Deutsch Wikipedia
bir — bir·gus; bir·ken·head; bir·ke·nia; bir·lie·man; bir·ma; bir·ming·ham; bir·ne; bir·nirk; bir·rus; bir·sle; ka·bir·pan·thi; sa·bir; si·bir·ic; gam·bir; … English syllables
Bir-Hakeim — Cette page d’homonymie répertorie les différents sujets et articles partageant un même nom. Bir Hakeim est une oasis du désert de Libye, lieu de la bataille de Bir Hakeim en mai et juin 1942 au cours de laquelle la brigade française libre du… … Wikipédia en Français
Bir Bou Haouch — Ajouter une image Administration Nom algérien بئر بوحوش Pays Algerie !Algérie Wilaya … Wikipédia en Français
Bir Moghrein — بير مغرين Staat: Mauretanien Mauretanien … Deutsch Wikipedia
Bir Tawil — … Deutsch Wikipedia
Bir Mourad Raïs — Ajouter une image Administration Nom algérien بير مراد رائس Pays Algerie !Algérie … Wikipédia en Français
Bir-Hakeim (Métro De Paris) — Bir Hakeim Tour Eiffel … Wikipédia en Français
Bir-Hakeim (metro de Paris) — Bir Hakeim (métro de Paris) Bir Hakeim Tour Eiffel … Wikipédia en Français