-
1 براعة
beceri; ehliyet; hüner; maharet; marifet; ustalık -
2 حذاقة
beceri; maharet; ustalık; uzluk -
3 حذق
beceri; becermek; ehliyet; hüner; maharet; marifet; ustalaşmak; ustalık -
4 صنعة
beceri; endüstri; hüner; maharet; marifet; meslek; zanaat -
5 مهارة
beceri; hüner; maharet; marifet; uzluk -
6 براعة
بَرَاعَة1. hünerAnlamı: beceri isteyen ustalık, beceriklilik2. ehliyetAnlamı: yeterlik, uzluk, belge. ehliyetname3. marifetAnlamı: ustalık hüner4. maharetAnlamı: iş görmede becerikli5. ustalıkAnlamı: usta olma durumu6. beceriAnlamı: elinden iş gelme durumu, ustalık -
7 حذق
Iحَذَقَ1. ustalaşmak2. becermekAnlamı: üstesinden gelmekIIحِذْق1. ehliyetAnlamı: yeterlik, uzluk, belge. ehliyetname2. hünerAnlamı: beceri isteyen ustalık, beceriklilik3. marifetAnlamı: ustalık hüner4. maharetAnlamı: iş görmede becerikli5. ustalıkAnlamı: usta olma durumu6. beceriAnlamı: elinden iş gelme durumu, ustalık -
8 صنعة
صَنْعَة1. hünerAnlamı: beceri isteyen ustalık, beceriklilik2. endüstriAnlamı: sanayi3. maharetAnlamı: iş görmede becerikli4. marifetAnlamı: ustalık hüner5. meslek6. zanaatAnlamı: öğrenimle birlikte tecrübe ve ustalık gerektiren ış, sınaat7. beceriAnlamı: elinden iş gelme durumu, ustalık -
9 مهارة
مَهَارَة1. uzlukAnlamı: ustalık, işinin eri olma durumu2. hünerAnlamı: beceri isteyen ustalık, beceriklilik3. marifetAnlamı: ustalık hüner4. maharetAnlamı: iş görmede becerikli5. beceriAnlamı: elinden iş gelme durumu, ustalık -
10 إبانة
إِبَانَة1. izahAnlamı: açıklama2. gösteriAnlamı: ilgi, dikkat çekmek için, bir topluluk önünde gösterilen beceri3. ibrazAnlamı: ortaya koyma, meydana çıkarma -
11 إبداء
إِبْداء1. açıklık2. ifadeAnlamı: anlatım3. anlatımAnlamı: bir duygu, düşünce ve konuyu söz veya yazı ile bildirmek4. gösteriAnlamı: ilgi, dikkat çekmek için, bir topluluk önünde gösterilen beceri5. ibrazAnlamı: ortaya koyma, meydana çıkarma -
12 إبراز
إِبْراز1. emisyonAnlamı: yayma, neşretme2. açıklık3. ifadeAnlamı: anlatım4. anlatımAnlamı: bir duygu, düşünce ve konuyu söz veya yazı ile bildirmek5. gösteriAnlamı: ilgi, dikkat çekmek için, bir topluluk önünde gösterilen beceri6. ibrazAnlamı: ortaya koyma, meydana çıkarma7. beyanAnlamı: söyleme, bildirme -
13 إظهار
إِظْهار1. açıklık2. anlatımAnlamı: bir duygu, düşünce ve konuyu söz veya yazı ile bildirmek3. izahAnlamı: açıklama4. gösteriAnlamı: ilgi, dikkat çekmek için, bir topluluk önünde gösterilen beceri5. ibrazAnlamı: ortaya koyma, meydana çıkarma -
14 إيضاح
إِيضاح1. açıklık2. anlatımAnlamı: bir duygu, düşünce ve konuyu söz veya yazı ile bildirmek3. izahAnlamı: açıklama4. gösteriAnlamı: ilgi, dikkat çekmek için, bir topluluk önünde gösterilen beceri -
15 بيان
بَيَان1. biçemAnlamı: üslûp, tarz2. üslûpAnlamı: oluş, deyiş, veya yapış biçimi, tarz3. açıklık4. usulAnlamı: bir amaca erişmek için izlenen, tutulan yol, yöntem5. belâgatAnlamı: iyi konuşma yeteneği, söz sanatlarını inceleyen bilgi dalı6. anlatımAnlamı: bir duygu, düşünce ve konuyu söz veya yazı ile bildirmek7. izahAnlamı: açıklama8. belleten9. gösteriAnlamı: ilgi, dikkat çekmek için, bir topluluk önünde gösterilen beceri10. manifestoAnlamı: bildiri11. modelAnlamı: biçim12. katalog13. metotAnlamı: yöntem14. ibrazAnlamı: ortaya koyma, meydana çıkarma15. beyanAnlamı: söyleme, bildirme16. çığırAnlamı: yeni bir üslûp, tavır, tarz17. anonsAnlamı: duyuru, duyurma18. demeç19. deklârasyonAnlamı: bildirme, duyurma, ilân etme20. bülten -
16 تبيان
-
17 تبيين
1. açıklık2. anlatımAnlamı: bir duygu, düşünce ve konuyu söz veya yazı ile bildirmek3. izahAnlamı: açıklama4. gösteriAnlamı: ilgi, dikkat çekmek için, bir topluluk önünde gösterilen beceri5. ibrazAnlamı: ortaya koyma, meydana çıkarma -
18 تجلية
تَجْلِيَة1. açıklık2. ifadeAnlamı: anlatım3. anlatımAnlamı: bir duygu, düşünce ve konuyu söz veya yazı ile bildirmek4. gösteriAnlamı: ilgi, dikkat çekmek için, bir topluluk önünde gösterilen beceri5. ibrazAnlamı: ortaya koyma, meydana çıkarma -
19 توضيح
تَوْضِيح1. açıklık2. anlatımAnlamı: bir duygu, düşünce ve konuyu söz veya yazı ile bildirmek3. izahAnlamı: açıklama4. gösteriAnlamı: ilgi, dikkat çekmek için, bir topluluk önünde gösterilen beceri -
20 حذاقة
حَذَاقَة1. uzlukAnlamı: ustalık, işinin eri olma durumu2. maharetAnlamı: iş görmede becerikli3. ustalıkAnlamı: usta olma durumu4. beceriAnlamı: elinden iş gelme durumu, ustalık
- 1
- 2
См. также в других словарях:
beceri — is. 1) Elinden iş gelme durumu, ustalık, maharet 2) Kişinin yatkınlık ve öğrenime bağlı olarak bir işi başarma ve bir işlemi amaca uygun olarak sonuçlandırma yeteneği, maharet 3) sp. Vücudun, yapılması güç alıştırmalara yatkın olması durumu … Çağatay Osmanlı Sözlük
Domenico Beceri — (active 1527) was an Italian painter active in the Renaissance period, mainly in his hometown of Florence. He was a pupil of Domenico Puligo. References Ticozzi, Stefano (1830). Dizionario degli architetti, scultori, pittori, intagliatori in rame … Wikipedia
maharet kazanmak — beceri edinmek, ustalaşmak … Çağatay Osmanlı Sözlük
becer — BECÉR, beceri, s.m. Vechi dregător domnesc însărcinat cu supravegherea bucătăriei domneşti; p.ext. Bucătar domnesc. – Beci + suf. ar. Trimis de paula, 02.06.2002. Sursa: DEX 98 becér s. m., pl. becéri Trimis de siveco, 10.08.2004. Sursa:… … Dicționar Român
Johannes Balthasar Wernher — (auch: von Wernher; * 1677 in Rothenburg ob der Tauber; † 11. November 1743 in Wien) war ein deutscher Rechtswissenschaftler und Mathematiker. Leben Aus bürgerlichen Verhältnissen stammend, besuchte er die Universität Leipzig, wo er sich 1697 den … Deutsch Wikipedia
Sandro Botticelli — Autorretrato de Sandro Botticell … Wikipedia Español
Domenico Puligo — Saltar a navegación, búsqueda Domenico Puligo Ilustración de Domico Puligo contenida en el libro “Le Vite de più eccellenti architetti, pittori et scultori italiani” (1568) de Giorgio Vasari . Nombre real … Wikipedia Español
becero — bé·ce·ro, bè·ce·ro agg., s.m. CO 1. agg., s.m., che, chi è grossolano, chiassoso e volgare Sinonimi: cafone, maleducato, rozzo, sguaiato, 1volgare, zotico, ignorante. Contrari: cortese, educato, 2fine, 1gentile, raffinato, signore. 2. agg.,… … Dizionario italiano
becerume — be·ce·rù·me s.m. CO insieme di persone rozze e volgari | BU luogo pieno di beceri {{line}} {{/line}} DATA: 1863 … Dizionario italiano
eğitim — is. 1) Belli bir bilim dalı veya sanat kolunda yetiştirme, geliştirme ve eğitme işi Mezun olduktan sonra yüksek eğitim için Lyon a gönderilir. H. Taner 2) Çocukların ve gençlerin toplum yaşayışında yerlerini almaları için gerekli bilgi, beceri ve … Çağatay Osmanlı Sözlük
gösteri — is. 1) İlgi, dikkat çekmek için bir topluluk önünde gösterilen beceri veya oyun Uçakların uçuş gösterileri. 2) Bir istek veya karşı görüşün, halkın ilgisini çekecek biçimde topluca ve açıkça yapılması, nümayiş 3) Sinema veya tiyatroda film, oyun… … Çağatay Osmanlı Sözlük