-
1 جهة انحدار النهر
aval -
2 سافلة النهر
aval -
3 ضمان احتياطى
aval -
4 أبله
ahmak; akılsız; andavallı; angut; anlayışsız; aptal; aval; avanak; basiretsiz; beceriksiz; beyinsiz; bön; dangalak; ebleh; enayi; gabi; gerzek; kafasız; kakavan; kaşalot; kaşkaval; kaz; kelek; kuru kafa; mankafa; salak; şaban; şapşal -
5 أحمق
ahmak; akılsız; alık; andavallı; angut; aptal; aval; avanak; basiretsiz; beceriksiz; beyinsiz; bön; dangalak; ebleh; enayi; gabi; gerzek; kafasız; kakavan; kaşalot; kaşkaval; kaz; kelek; mankafa; patavatsız; salak; şaban; şapşal; vurdum duymaz; zibidi -
6 أخرق
ahmak; akılsız; alık; andavallı; angut; aptal; aval; avanak; basiretsiz; beceriksiz; beyinsiz; bön; dangalak; densiz; ebleh; enayi; gabi; gerzek; idraksiz; kakavan; kaşalot; kaşkaval; kaz; kelek; mankafa; patavatsız; sakar; salak; şaban; şapşal; zevzek; zibidi -
7 أرقع
andavallı; angut; aval; bön; dangalak; şapşal -
8 ألكع
ahmak; akılsız; alık; andavallı; angut; aptal; aval; avanak; basiretsiz; beceriksiz; beyinsiz; bön; dangalak; ebleh; gabi; gerzek; kaşalot; kaşkaval; kaz; kelek; mankafa; patavatsız; salak; şaban; şapşal; zibidi -
9 إمر
ahmak; akılsız; andavallı; angut; aptal; aval; avanak; basiretsiz; beceriksiz; beyinsiz; bön; budala; dangalak; ebleh; enayi; gabi; gerzek; kafasız; kakavan; kaşalot; kaşkaval; kaz; lök; mankafa; salak; şaban; şapşal; zibidi -
10 بليد
ahmak; akılsız; andavallı; angut; aptal; aval; avanak; basiretsiz; beceriksiz; beyinsiz; bön; budala; dangalak; ebleh; gabi; gerzek; kafasız; kaşalot; kaşkaval; kaz; lök; mankafa; salak; şaban; şapşal; üşengeç -
11 حمق
ahmak; ahmaklık; akılsız; alık; alıklık; andavallı; angut; aptal; aptallık; aval; avanak; basiretsiz; beceriksiz; beyinsiz; bön; bönlük; budalalık; dangalak; ebleh; enayi; enayilik; gabi; gerzek; hamakat; idraksiz; kafasız; kakavan; kaşalot; kaşkaval; kaz; mankafa; öküzlük; patavatsız; patavatsızlık; salak; salaklık; şaban; şapşal; zibidi -
12 خرق
acemilik; ahmak; ahmaklık; akılsız; alık; andavallı; angut; aptal; aptallık; aval; avanak; basiretsiz; beceriksiz; beyinsiz; burgulamak; bön; bönlük; dangalak; delik; didiklemek; ebleh; gabi; gerzek; gözenek; hırbo; kakavan; kaşalot; kaşkaval; kaz; kelek; kovuk; mankafa; patavatsız; sakarlaşmak; sakarlık; salak; saplanmak; şaban; şapşal; zalimlik; zibidi; zulüm; zorbalık -
13 خطل
ahmak; akılsız; alık; andavallı; angut; aptal; aval; avanak; basiretsiz; beceriksiz; beyinsiz; boşboğaz; bön; carcar; cırcır; çaçaron; çalçene; çenebaz; çeneli; dangalak; dedikoducu; ebleh; farfaracı; farfara; gabi; gerzek; geveze; kakavan; kaşalot; kaşkaval; kaz; kelek; konuşkan; lâf ebesi; lâfazan; mankafa; patavatsız; salak; şaban; şapşal; takılgan; yavşak; zibidi -
14 رقيع
ahmak; akılsız; alık; andavallı; angut; aptal; aval; avanak; basiretsiz; beceriksiz; beyinsiz; bön; dangalak; ebleh; gabi; gerzek; kakavan; kaşalot; kaşkaval; kaz; kelek; mankafa; patavatsız; salak; şaban; şapşal; zibidi -
15 سفيه
ahmak; arsız; akılsız; alık; andavallı; angut; aptal; aval; avanak; basiretsiz; batakçı; beceriksiz; berbat; beyinsiz; bön; dangalak; ebleh; enayi; galiz; gabi; gerzek; hesapsız; idraksiz; kakavan; kaşalot; kaşkaval; kaz; kelek; mankafa; müstehcen; müsrif; patavatsız; pespaye; salak; şaban; şapşal; uçarı; zibidi -
16 غبي
abullabut; ahmak; akılsız; alık; andavallı; angut; anlayışsız; aptal; aval; avanak; basiretsiz; beceriksiz; beyinsiz; bön; dangalak; ebleh; enayi; gabi; gerzek; idraksiz; kafasız; kakavan; kaşalot; kaşkaval; kaz; kelek; kuru kafa; mankafa; patavatsız; salak; sümsük; şaban; şapşal; zibidi -
17 لطخة
ahmak; akılsız; alık; andavallı; angut; aptal; aval; avanak; basiretsiz; beceriksiz; benek; beyinsiz; bön; dangalak; ebleh; gabi; gerzek; kakavan; kaşkaval; kaşalot; kaz; kelek; mankafa; patavatsız; salak; şaban; şapşal; zibidi -
18 أبله
أَبْلَه1. avalAnlamı: aptal, ahmak2. kazAnlamı: budala3. şabanAnlamı: aptal, alık, budala4. enayiAnlamı: fazla bön, avanak5. anlayışsızAnlamı: kafasız, kavrayışsız, vurdum duymaz, kalın kafalı olan kimse6. basiretsizAnlamı: ileri ve uzak görüşlü olmayan7. andavallıAnlamı: beceriksiz, görgüsüz ve bön olan kimse8. angutAnlamı: ahmak ve aptal9. gerzekAnlamı: geri zekâlı olan10. eblehAnlamı: akılsız, alık, budala11. kafasızAnlamı: anlayışsız, kavrayışsız12. gabiAnlamı: anlayışsız, kalın kafalı olan13. mankafaAnlamı: anlayışsız, aptal14. kakavanAnlamı: kendini beğenmiş, sevimsiz15. akılsızAnlamı: aklı, gerçeği görüp ona göre davranmaya elverişli olmayan, anlayışı kıt16. salak17. şapşalAnlamı: aptalca davranışlarda bulunan, alık18. kaşkavalAnlamı: aptal, sersem19. kuru kafaAnlamı: akılsız kafa20. aptalAnlamı: zekâ yoksunu, ahmak, alık olan kimse21. ahmakAnlamı: aklını gereği gibi kullanamayan, aptal22. avanakAnlamı: kolayca kandırılabilen kişi23. kaşalotAnlamı: aptal, budala24. kelekAnlamı: aptal25. bönAnlamı: budala, saf26. beyinsizAnlamı: akılsız, düşüncesiz27. dangalakAnlamı: akılsız, düşüncesiz28. beceriksizAnlamı: becerisi olmayan, usta olmayan -
19 أحمق
أَحْمَق1. avalAnlamı: aptal, ahmak2. zibidi3. şabanAnlamı: aptal, alık, budala4. kazAnlamı: budala5. enayiAnlamı: fazla bön, avanak6. basiretsizAnlamı: ileri ve uzak görüşlü olmayan7. gerzekAnlamı: geri zekâlı olan8. eblehAnlamı: akılsız, alık, budala9. andavallıAnlamı: beceriksiz, görgüsüz ve bön olan kimse10. angutAnlamı: ahmak ve aptal11. vurdum duymazAnlamı: umursamaz, duygusuz12. gabiAnlamı: anlayışsız, kalın kafalı olan13. kafasızAnlamı: anlayışsız, kavrayışsız14. mankafaAnlamı: anlayışsız, aptal15. kakavanAnlamı: kendini beğenmiş, sevimsiz16. akılsızAnlamı: aklı, gerçeği görüp ona göre davranmaya elverişli olmayan, anlayışı kıt17. patavatsızAnlamı: davranışlarına dikkat etmeyen18. salak19. şapşalAnlamı: aptalca davranışlarda bulunan, alık20. kaşalotAnlamı: aptal, budala21. aptalAnlamı: zekâ yoksunu, ahmak, alık olan kimse22. avanakAnlamı: kolayca kandırılabilen kişi23. ahmakAnlamı: aklını gereği gibi kullanamayan, aptal24. alıkAnlamı: akılsız, sersem, ebleh ve şaşkın25. kelekAnlamı: aptal26. kaşkavalAnlamı: aptal, sersem27. dangalakAnlamı: akılsız, düşüncesiz28. beceriksizAnlamı: becerisi olmayan, usta olmayan29. bönAnlamı: budala, saf30. beyinsizAnlamı: akılsız, düşüncesiz -
20 أخرق
أَخْرَق1. idraksizAnlamı: anlayışsız, ahmak2. zibidi3. densizAnlamı: yakışıksız, saygısızca davranan4. avalAnlamı: aptal, ahmak5. şabanAnlamı: aptal, alık, budala6. kazAnlamı: budala7. enayiAnlamı: fazla bön, avanak8. basiretsizAnlamı: ileri ve uzak görüşlü olmayan9. angutAnlamı: ahmak ve aptal10. eblehAnlamı: akılsız, alık, budala11. andavallıAnlamı: beceriksiz, görgüsüz ve bön olan kimse12. gerzekAnlamı: geri zekâlı olan13. gabiAnlamı: anlayışsız, kalın kafalı olan14. mankafaAnlamı: anlayışsız, aptal15. kakavanAnlamı: kendini beğenmiş, sevimsiz16. akılsızAnlamı: aklı, gerçeği görüp ona göre davranmaya elverişli olmayan, anlayışı kıt17. patavatsızAnlamı: davranışlarına dikkat etmeyen18. salak19. şapşalAnlamı: aptalca davranışlarda bulunan, alık20. zevzekAnlamı: tatsız ve çok konuşan, geveze21. sakar22. aptalAnlamı: zekâ yoksunu, ahmak, alık olan kimse23. kelekAnlamı: aptal24. ahmakAnlamı: aklını gereği gibi kullanamayan, aptal25. avanakAnlamı: kolayca kandırılabilen kişi26. kaşkavalAnlamı: aptal, sersem27. kaşalotAnlamı: aptal, budala28. alıkAnlamı: akılsız, sersem, ebleh ve şaşkın29. beyinsizAnlamı: akılsız, düşüncesiz30. dangalakAnlamı: akılsız, düşüncesiz31. beceriksizAnlamı: becerisi olmayan, usta olmayan32. bönAnlamı: budala, saf
- 1
- 2
См. также в других словарях:
aval — aval … Dictionnaire des rimes
aval — AVÁL s.n. (În loc. adv.) În aval = (în legătură cu situaţia unui punct de pe cursul unei ape) mai aproape de vărsare (în comparaţie cu alt punct). – Din fr. aval. Trimis de ana zecheru, 01.07.2002. Sursa: DEX 98 avál s. n. Trimis de siveco,… … Dicționar Român
Aval — Saltar a navegación, búsqueda El aval es un compromiso solidario de pago de una obligación a favor del acreedor o beneficiario, otorgada por un tercero para el caso de no cumplir el obligado principal con el pago de un título de crédito. El aval… … Wikipedia Español
aval — sustantivo masculino 1. Documento o compromiso escrito por el que se compromete una persona a responder por una obligación financiera de otra: Me ha firmado el aval del préstamo mi hermano. 2. Cualquier cosa o persona que responde o garantiza… … Diccionario Salamanca de la Lengua Española
Aval — (frz. Awal), Wechselbürgschaft; der Bürge unterzeichnet sich einfach mit dem Beisatze »als Bürge« (pour aval) … Herders Conversations-Lexikon
Aval — [a val] der, seltener das; s, e <aus gleichbed. fr. aval> Bürgschaft, insbes. für einen Wechsel … Das große Fremdwörterbuch
aval — s. m. 1. Caução ou garantia dada por terceiros para pagamento de uma dívida. 2. Assinatura do caucionante. 3. Autorização, aprovação ou apoio a algo ou alguém. • Plural: avais e avales. ‣ Etimologia: francês aval … Dicionário da Língua Portuguesa
aval — (Del fr. aval). 1. m. Escrito en que alguien responde de la conducta de otra persona, especialmente en materia política. 2. Com. Firma que se pone al pie de una letra u otro documento de crédito, para responder de su pago en caso de no efectuarlo … Diccionario de la lengua española
aval — /aval/ In French law, the guaranty of a bill of exchange; so called because usually placed at the foot or bottom (aval) of the bill. In Canadian law, the act of subscribing one s signature at the bottom of a promissory note or of a bill of… … Black's law dictionary
aval — /aval/ In French law, the guaranty of a bill of exchange; so called because usually placed at the foot or bottom (aval) of the bill. In Canadian law, the act of subscribing one s signature at the bottom of a promissory note or of a bill of… … Black's law dictionary
Aval — or endorsement is a shared in common commitment of payment of an obligation in favor of the creditor or beneficiary, granted by a third party in case the first party does not fulfill the obligation to the creditor main forced one with the payment … Wikipedia